Her istediğini yapmak gerçekten sevgi midir?” Son zamanlarda ebeveynlerden en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Üzülmesin diye kıyamıyorum.” Aslında bu cümlede çok güzel bir niyet var. Hepimiz çocuklarımız mutlu olsun istiyoruz. Ama bazen sevgiyle sınır koyamamak birbirine karışabiliyor.
Düşünsenize çocuğunuz markette bir oyuncak istedi. Siz aslında almak istemiyorsunuz ama ağlamasın diye alıyorsunuz. Ertesi gün başka bir şey istiyor, yine alıyorsunuz. Bir süre sonra çocuk şunu öğreniyor: “Ben istediğim kadar ısrar edersem istediğimi elde edebilirim.”
İşte burada durup kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Ben şu an çocuğumun mutluluğunu mu düşünüyorum, yoksa o anki ağlamasıyla baş edemediğim için mi “evet” diyorum?
Çünkü sevgi, her isteği yerine getirmek değildir. Sevgi bazen “hayır” diyebilmektir. Sevgi bazen çocuğun hayal kırıklığı yaşamasına izin vermektir. Çünkü gerçek hayat her zaman “evet” demeyecek. Biz çocuklarımızın yolu üzerindeki bütün taşları temizleyemeyiz. Ama o taşlara takıldığında yeniden ayağa kalkmayı öğretebiliriz. İşte asıl kazandırmamız gereken beceri de bu.
Tabii burada “hayır” derken sevgiyi geri çekmekten bahsetmiyorum. Çocuk “hayır” cevabını alabilir ama yine de kendini güvende ve sevildiğini hissedebilir. Çünkü sınırlar, sevgisizliğin değil, güvenli bir ilişkinin göstergesidir.
Bazen ebeveynler “Beni sevmez diye korkuyorum.” diyor. Oysa çocukların mükemmel anne babaya değil, tutarlı anne babaya ihtiyacı var.
Unutmayalım, bugün her istediğini yaptığımız çocuk, yarın istediği her şey olmadığında hayal kırıklığıyla baş etmekte zorlanabilir.
Belki de kendimize şu soruyu sormalıyız: Ben çocuğumu mutlu etmeye mi çalışıyorum, yoksa onu hayata hazırlıyor muyum?
Çünkü sevgi, her kapıyı açmak değildir. Bazen doğru zamanda kapıyı kapatabilmek, çocuğun geleceğine yapılmış en büyük iyiliklerden biridir.













