Gyoder Gayrimenkul Zirvesi'nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Akademi bünyesinde Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını belirterek, “Deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını gidermeyi hedefliyoruz. Programda kadınlar en az yüzde 40 payla yer alacak” dedi.
İstanbul'da Zorlu Psm'de düzenlenen 20. Gyoder Gayrimenkul Zirvesi'nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, gayrimenkul geliştirmenin yalnızca inşaat faaliyeti olarak ele alınamayacağını söyledi. Sancak, sektörün uzun vadeli değer üretimi için sosyal sorumluluk, eğitim ve kültür-sanat yatırımlarının da kritik olduğunu belirtti.
Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Folkart Akademi'nin mesleki eğitim odağıyla yeniden yapılandırıldığını ifade eden Sancak, “Deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını kapatmaya yönelik bir Meslek Akademisi kurma aşamasındayız. Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla hayata geçirilecek program kapsamında kepçe ve kule vinç operatörlüğünden alçı, sıva ve boya ustalığına kadar farklı alanlarda uygulamalı eğitim verilecek. Katılımcıların en az yüzde 40'ı kadınlardan oluşacak. Program yalnızca eğitimle sınırlı kalmayacak, mezunların sektörde istihdamına da destek sağlanacak” diye konuştu.
Panelde Türkiye konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sancak, “Türkiye'de konut sahipliği oranı son yıllarda yüzde 62 seviyesinden yüzde 55-56 bandına indi. Bu düşüşte finansmana erişim koşulları önemli rol oynuyor. Mortgage sistemi son yıllarda konut alımında eski etkinliğini kaybetti. Yüksek faiz ortamı ve kredi kullanımındaki sınırlı imkanlar konuta erişimi zorlaştırdı. Deprem sonrası artan inşaat maliyetleri de fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdı. Bu gelişmeler özellikle nitelikli konuta ulaşımı daha güç hale getirdi” ifadelerini kullandı.
Tüketici Daha Seçici, Karar Süreci Daha Çok Katmanlı
Sancak, piyasada hareketin tamamen durmadığını, ancak tüketici beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Pandemi sonrasında yaşam alışkanlıklarının farklılaştığını belirten Sancak, konut alıcısının artık yalnızca fiyat veya metrekare üzerinden karar vermediğini ifade etti. Sancak, yeni dönemde alıcıların; projenin sunduğu yaşam kurgusuna, erişilebilirliğine, sosyal olanaklarına, geliştirici markaya duyulan güvene ve uzun vadeli değer üretme potansiyeline birlikte baktığını dile getirdi. Bu nedenle konutun, yalnızca bir edinim değil; aynı zamanda yaşam biçimi, zaman yönetimi ve gelecek planlamasıyla ilişkili çok katmanlı bir karar alanına dönüştüğünü söyledi.
Yatırımcı Güven Duyduğu Projeye Yöneliyor
Mevcut tabloda yatırımcı profilinin daha görünür hale geldiğini belirten Sancak, gayrimenkulün Türkiye'de hala güçlü bir tasarruf ve yatırım aracı olarak görüldüğünü söyledi. Yatırımcıların güven duyduğu, doğru fiyatlanan ve iyi kurgulanmış projelere yönelebildiğini belirten Sancak, bu noktada geliştirici markanın geçmiş performansının ve projenin bütüncül yapısının belirleyici olduğunu ifade etti. Sancak, karma kullanımlı projelerin yeni dönemde daha fazla öne çıkacağını belirterek, alıcıların yaşadıkları çevrenin sosyal hayatlarına, ulaşım alışkanlıklarına ve günlük ihtiyaçlarına etkisini daha fazla dikkate aldığını söyledi. Konutun artık yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan fiziksel bir yapı olmaktan çıktığını vurgulayan Sancak, zaman yönetimi, sosyal etkileşim ve yaşam kalitesi gibi unsurların da konut tercihinde belirleyici hale geldiğini ifade etti.
Sancak, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca daha fazla üretime değil, değişen beklentileri doğru okuyan, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan projelere odaklanması gerektiğini kaydetti.
Orion'da Üç Günde 340 Konut Satıldı
Sancak, doğru kurgulanan projelerin satış performansını Folkart'ın İzmir Konak'ta geliştirdiği Orion projesi üzerinden örnekledi. Projede satışa sunulan 690 konutun 340'ının üç gün içinde alıcı bulduğunu belirten Sancak, bu sonucu doğru ürün, doğru fiyatlama, güven ve karma kullanım kurgusunun birleşimiyle açıkladı. Orion'un konut, markalı rezidans, ofis, ticari alan ve özel hastane gibi farklı fonksiyonları bir araya getiren büyük ölçekli bir karma proje olduğunu belirten Sancak, alıcıların artık yalnızca bir daire değil, günlük yaşam ihtiyaçlarına yanıt veren bütüncül bir çevre talep ettiğini söyledi.
Arsa Yatırımı, Konuttan Kopmama Arayışını Gösteriyor
Konut fiyatlarındaki yükselişin yatırımcı davranışını çeşitlendirdiğini belirten Sancak, daha düşük bütçelerle gayrimenkul piyasasında kalmak isteyen yatırımcıların arsa gibi alternatif ürünlere yöneldiğini ifade etti. Folkart'ın Dikili'de geliştirdiği arsa projesini de bu eğilime örnek gösteren Sancak, ilk etapta sunulan 250 parselin kısa sürede satıldığını söyledi. Sancak, bu ilgiyi yatırımcıların konuttan tamamen kopmak istememesi ve gelecekte konuta dönüşebilecek alternatif yollar aramasıyla ilişkilendirdi.















