17 Mayıs 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Eski neden güzeldi?

Eski neden güzeldi?

Necip Erdoğan - Necip Erdoğan
18 Ağustos 2025
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Eski neden güzeldi?
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bu günlerde en çok duyduğumuz cümle: Eski Türkiye… Eski Türkiye’de emekli ikramiyesi ile ev alanlar, komşuluk ilişkileri, akrabalara saygı, çekirdek ailenin yerine geniş aile ve kış akşamlarında çıtır çıtır yanan odun ateşinde soba başında sıcak sohbetler.

Peki soru şu?

Çocuk olduğumuz için mi her şey güzeldi, yoksa yeni Türkiye gerçekten çirkin mi?

Kimbilir yirmi yıl sonra bu günleri öven yazılar yazılacak gazetelerin köşelerinde (o zamana kadar gazete kalırsa tabii)

Şimdiden gazeteler ve kitaplar dijitale geçti, neyse bu da ayrı bir konu, ama ben bu gün size çocukluk ve ergenlik anlatayım.

O mutluluğun temeli çocukluk ve ergenlik döneminde tüm varlığımızın istemekten ziyade bilmeye yönelmiş olmasıdır.

Yaşam keşfedilmesi gereken bilmecelerle doludur ve her gün yeni bir bilgi minik beynimize girmektedir.

Kendi adıma konuşursam ikinci derece denklemlerin çözümünü bilmiyorsam benim için heyecan vericidir ama diskriminantı hesaplayıp denklemin köklerini bulunca ortada heyecan kalmaz!

Yıllardır Riemann- zeta fonksiyonun çözülmesini bekliyoruz, bir gün asal sayıların gizemi ve buna bağlı olarak Zeta fonksiyonun grafiği yorumlanmaya başlandığı zaman eski bir gömlek misali tozlu raflardaki eski ders kitaplarında yerini alacaktır, eminim!

İnsanoğlu böyledir, kaçan kovalanır, gizemli olan her zaman çekicidir.

Bu durum aynı zamanda tüm nesnelerin yeni olması. ile kendine dışarıdan da destek bulur.

Dolayısıyla, yaşam bu sabah güneşin altında, dünya öylesine taze büyülü bir parıltıda çekici olarak önümüze uzanır, kitap o kadar yenidir ki okumaya kıyamaz sayfalarını koklarsınız.

En küçük arzular en belirsiz eğilimler ve en önemsiz kaygılar öğrenmenin üstünlüğüne karşı zayıf birer eş ağırlıktadır.

Ödevi yetiştiremediğiniz için ağlarsınız, her gün aşık olup kimi zaman karşılıksız seversiniz.

Çocukların varlıklarında kendimizi yeni baştan yaşadığımız ve kimi zaman belirli bazı durumlarda Raphael’in meleklerini süsleyen en yüce ifadeye ulaşan o masum bakışları da ancak yeniye olan merak açıklar.

1982 yılında siyah beyaz devlet televizyonunda yayınlanan San-remo müzik festivali benim için yenidir mesela, Feliçita ilk kez duyduğum için güzeldir ve Cumhuriyet mahallesinin sokaklarında arkadaşlarımla top peşinde koşarken avazım çıktığı kadar “Feliçita, soyuna sopuna limonata!” diye bağırdığım için hayat güzeldir. Dolayısıyla tüm bunlardan ortaya çıkacak olan şey zihinsel güçlerin hizmet etmeye yazgılı oldukları gereksinimlerden çok daha erken geliştiği ve her yerde olduğu gibi burada da tabiatın en uygun biçimde işlemekte olduğudur.

Hayatın zihnin üstünlük sahibi olduğu bu dönemde insan gelecekteki o sırada henüz kendisine yabancı olan gereksinimleri karşılamak üzere bilgi depolamaktadır.

Dolayısıyla zeka sürekli bir etkinlik halinde var olan tüm nesneleri kavrayacak ve yeni kavramlar üzerinde derin düşünecek ve depo edecektir.

Çocukluğumuzda sadece bilgiyi depolarız, kin ve öfke sadece anlık gelişir, kavga ettiğimiz arkadaşımızla bir kaç dakika içinde barışırız, yetişkinliğimizde hep mal ve para biriktiririz ve bunlarla birlikte kıskançlık, öfke kin dedikodu gibi negatif enerji barındıran iğrenç kavramlar.

Bir insanın ergenlik çağına kadar içebakışla kazandığı ve depoladığı şeylerin bir bütün olarak ele alındığında he ne kadar bilgili insan sıfatına ancak o zaman hak kazansa bile öğrenmiş olduğu her şeyden daha fazla olduğu kesindir, unutmayın çocuklar ve deliler her zaman doğruyu söyler!

Ergenlik çağında cinsellik sahneye çıkmış olur ve istem de üstünlüğü ele geçirir, öğrenme arzusunun ağır bastığı çocukluk çağı kimi zaman canlı neşeli ve atak kimi zaman melankolik olunan huzursuz gençlik çağı takip eder.

Aslında oturup bu yazıyı üfleyerek okumak yerine (bu adam gene neler zırvalamış acaba?) Young Hearts filmini izlemenizi öneririm.

 

Çocukluk çağı sadece kötülüklere gebe bu itkiden yoksun olduğu için istemi bu kaadr ılımlı ve bilgiye böylesine boyun eğmiş durumdadır ve o çağa özzgü masumiyet ve mantıklılıkk karakteri doğmaktadır. 

aslında her çocuk bir dereceye kadar dahidir. dahilik ile çocuklluk arasındaki ilişki kendini öncelikle dehanın temel özelliği olan saflıkta ortaya koymaktadır.

üstün zekalılar bir çocuğun yaptığı gibi öznel bir ilgi duyabildiği herşeyde daima ve sadece kendi eylemleri için birer itki görebilen sıradan insanların ciddiyetine sahip değildir.

hayatı boyunca çocuk kalmayan bu kişiler çalışan üreten vergisini veren namuslu vatandaş olabilirler fakat güce sahip olduklarına nasıl davranacaklarını bilemeyiz, bu kişiler hiç bir zaman dahi olamayacaktır.

aslında üstün zekalı bir insan bilmek eylemi üzerinde tam bir üstünlüğe sahiptir ki bu durum hayatı boyunca varlığını sürdürür.

“çocuklar verdikleri sözü tutamazlar, gençler ise nadiren tutar ve söz verip de yapacaklarsa o zaman da dünya onlara verdiği sözü tutmaz”(Goethe)

bu sözü duyunca 22 yaşında araştırma görevliliği sınavına hazırlanırken yüksek matematik kitaplarını bir gecede temmuz sıcağında okuduğum geceleri hatırladım, ve sınav sonucunda fizik mezunu 65 ortalamalı torpilli bir genç benim yerime atanmış Türkiyede yaşadığımın ilk kez farkına varmıştım. Geçen yıl da hakimlik sınavında dereceye girip atanmayan ve eksik zekalı bir torpillinin yerine atandığı genç intihar etmiş ve haberlerde pek az yer bulmuştu.

Sanırım gençliğimizdeki öğrenme heyecanını yok eden mülakat uygulaması ve emeğimizin karşılığını alamamak, gelişmiş ülkelerde öğrenme heyecanını ne yok ediyor acaba? bu sorunun cevabını da size bırakıyor, hepinize iyi haftalar diliyorum.

saygılarımla.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Türkiye’de yapay et üretilecek’ iddialarına Bakan Yumaklı’dan yanıt

Sonraki Haber

13. TAYK-Eker Olympos Regatta Yelken Festivali sona erdi

Necip Erdoğan

Necip Erdoğan

Necip Erdoğan, 02.06.1975 Nizip doğumlu, öğretmen olarak çalışıyor. Evli ve 3 çocuk babası.

İlgili Haberler

Muhabir gözünden kadın erkek eşit değil bütündür
Yazarlar

Muhabir gözünden kadın erkek eşit değil bütündür

17 Mayıs 2026
Yazarlar

Çocuğunuzu büyütürken aslında bir karakter inşa ediyorsunuz

16 Mayıs 2026
Caucasian man sitting on sofa watching television news broadcast, holding remote control and facing TV screen in modern living room interior, back view visible
Yazarlar

Muhabir gözüyle ekranlar

16 Mayıs 2026
Kardeşin yeri hep özeldir
Yazarlar

Kardeşin yeri hep özeldir

15 Mayıs 2026
Kalp risalesi
Yazarlar

Kalp risalesi

15 Mayıs 2026
Kötü kötüdür
Yazarlar

Kötü kötüdür

15 Mayıs 2026
Sonraki Haber
13. TAYK-Eker Olympos Regatta Yelken Festivali sona erdi

13. TAYK-Eker Olympos Regatta Yelken Festivali sona erdi

En Güncel Haberler

Taraftarları taşıyan yolcu midibüsü devrildi: 25 yaralı
Yerel Haberler

Taraftarları taşıyan yolcu midibüsü devrildi: 25 yaralı

17 Mayıs 2026
Muhabir gözünden kadın erkek eşit değil bütündür
Yazarlar

Muhabir gözünden kadın erkek eşit değil bütündür

17 Mayıs 2026
Göz altı morlukları nasıl azalır?
Özel Haber

Göz altı morlukları nasıl azalır?

17 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

‘İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar’ etkinliği coşkuyla gerçekleştirildi

17 Mayıs 2026
Yaşam

Osmaniye’de ‘Lezzet Festivali’ renkli görüntülerle başladı

16 Mayıs 2026
Yaşam

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayin için Nevşehir’e geldi

16 Mayıs 2026
Yaşam

Erzincan’da saklı cennet; Sohmarik Yaylası

16 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Fazla anlayışlı olmanın zararlarına dikkat !

Fazla anlayışlı olmanın zararlarına dikkat !

- Haberton
17 Mayıs 2026

Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, fazla anlayışlı olmanın zararları hakkında bilgiler verdi. İnsan ilişkilerinde empati kurmak, bir başkasının derdine derman olmaya çalışmak çoğu zaman yüceltilen...

Göz altı morlukları nasıl azalır?

Kas nasıl yapılır? Uzmanların açıkladığı en etkili yöntemler ve en büyük hatalar

Telefonun şarjı nasıl daha uzun gider?

Hafıza nasıl güçlendirilir?

Güncel Haber

Taraftarları taşıyan yolcu midibüsü devrildi: 25 yaralı

Taraftarları taşıyan yolcu midibüsü devrildi: 25 yaralı

17 Mayıs 2026
Muhabir gözünden kadın erkek eşit değil bütündür

Muhabir gözünden kadın erkek eşit değil bütündür

17 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton