6 Haziran 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Erkek ve diğeri

Erkek ve diğeri

Levent Civan Külahoğlu - Levent Civan Külahoğlu
19 Haziran 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Erkek ve diğeri

Erkek ve diğeri

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Sanıyorum ‘erkek ve diğeri’ başlığına tıklayarak bu yazıyı okuyan insanlar muhtemelen bu bilgilere sahip veya tahmin ediyorlar. Bizim kazanımımız tıklayıp okumaya tenezzül etmeyen, önemsemeyen ve dert edinmeyen insanlara bunları anlatmamızla gerçekleşecek.

İnsan Hakları temelinde, herkesin doğuştan sahip olduğu kabul edilen temel hak ve özgürlükler kadın yada erkek ayırt etmeksizin bireyler arasında homojen dağıtılmıştır. “Bütün insanların özgür, onur ve haklar bakımından eşit oldukları ; Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya toplumsal köken, mülkiyet, doğuş yada herhangi bir başka ayrım gözetmeksizin bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabileceklerini net şekilde belirtmektedir.

Acaba “kadınlar” için İnsan Hakları gerçekten var mı? Yorumlamaya geçmeden önce bu sorunun cevabını Birleşmiş Milletler Gelişme Raporundaki bazı örnekler üzerinden değerlendirelim.

  • Kadınlar dünyadaki iş yükünün 3/2’sini karşıladıkları halde, dünya gelirinden elde ettikleri pay yalnızca %10.
  • Dünyadaki besin maddelerinin %80’inini ürettikleri halde, tüm dünyadaki sahip olunan mal varlıklarının sadece %1’ine sahipler.
  • Dünya üzerinde 1.3 milyar yoksul ve eğitimsiz insan var. Bu kesimin ise %70’i kadınlardan oluşmakta. “Gelişmekte” olan ülkelerde 25 yaşın üzerindeki kadınların yarısından çoğu okula dahi gitmedi.
  • Eşitlik göz önüne alındığında, dünyanın tüm ülkelerinde kadınlar erkeklerden birim saat olarak daha fazla çalışıyor ancak daha az kazanım elde ediyorlar. (En gelişmişinden, gelişmekte olanına kadar)
  • Kadın işçilerin ücretleri aynı ve daha iyi yaptıkları işlere göre, erkeklere oranla %30-%40 oranında daha düşük. Görünmeyen ve ödenmeyen kadın işgücü yılda 11 trilyon dolar. Bu bağlamda, ev işine, çocuk yetiştirmeye, tarlada çalışmaya ücret ödenmediği için, dünya ekonomisinin her yıl 11 trilyon dolar zararı var. (Bu madde altında kendi saha deneyimlerim doğrultusunda örneklendirme yapılacak olursa; bugün tarım işçisi olarak çalışan erkeklerin günlük kazancı 250-270 TL civarındayken kadın emekçilerin yevmiyesi ortalama 180 TL civarında. Bu kişi göçmen ise bu kazanç 70-100 TL baremine kadar düşüyor. )
  • Demokratik yönetildiklerini öne süren ülkeler göz önüne alındığında doğal olarak seçmenlerin yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta kadınların meclislerdeki temsil oranları %11 civarında.
  • Gelişmekte olan ülkeler göz önüne alındığında, doğurganlık yaşındaki kadınların %63’ü besin yetersizliği sebebiyle kansızlık çekerken; gelişmiş ülkelerde bu oran %10.
  • Dünya üzerinde yoksul ülkelerde yaşayan 920 milyon kadının gelişmiş ülkelerdekilere nazaran yaşam süreleri 20 yıl daha kısa.
  • Anne/Babaların cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili tutumları sayesinde her yıl 1 milyon kız bebek ölüyor.
  • Son olarak; her yıl 5 ila 6 milyon kadın şiddete maruz kalıyor. Bu oran her aile sahibi 4 kadından 1’inin şiddet görmesi anlamına geliyor.
Sanıyorum ‘erkek ve diğeri’ başlığına tıklayarak bu yazıyı okuyan insanlar muhtemelen bu bilgilere sahip veya tahmin ediyorlar. Bizim kazanımımız tıklayıp okumaya tenezzül etmeyen, önemsemeyen ve dert edinmeyen insanlara bunları anlatmamızla gerçekleşecek.

Kanıtlanabilir alt yapısı olmasa da özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınların büyük oranda hala okuma yazması yok. Güç ve sorumluluk sahibi değiller. Neredeyse karar mekanizması olabilme ve siyasal katılıma dahil olma gibi temel haklardan mahrumlar.

UNICEF’in hazırladığı “Kız Çocuk, Geleceğe Dönük Bir Yatırım” isimli raporda belirttiği gibi, “kadınlar artık toplumdaki yerlerini iyileştirmeyi, eğitim-öğretim ve tüm diğer hizmetlerde eşit fırsat ve olanaklara sahip olmayı, gerçek anlamda Kadınların İnsan Hakları’nı arzuluyorlar. Bunun sağlanmasındaki ön koşul ise hepimizin bileceği gibi toplumdaki kız çocukları için erkekler ile eşit ve rekabete uygun bir ortam yaratmak.”

Kadınların bugün içinde bulundukları toplumsal ve ekonomik koşulların temelinde çocukluk çağında maruz kaldıkları ayrımcılık yatmaktadır. Farklı toplumlarda kız çocuklarının daha düşük statüde değerlendirilmeleri, dolayısıyla zamanla bu durumu içselleştirmeleri ve ilerleyen zamanlarda ise bu durumu aşamamaları daha doğrusu aşmamanın onlar için normalleşmesiyle birlikte hayatları boyunca erkek egemenliği altında yaşamlarını sürdürmelerinin temelini oluşturuyor. Yukarıda UNICEF’in değindiği erkek/kız çocukları için eğitim açısından eşit yetiştirilmeleri bu doğrultuda konuyu destekler nitelikte.

İş hayatına dönecek olursak, yemek pişirmek ve temizlik yapmak gibi kadının evin içerisinde gerçekleştirdiği aktiviteler iş gücü piyasasında değerlendirilmediği için cinsiyete dayalı katı iş bölümü ve cinsiyet bazında bölünmüş iş gücü piyasasının var olmasını sağlıyor. Nitekim bu durum; iş verenin farkındalığı ve durumu lehine kullanmasıyla birlikte emek sömürüsünün de önünü açarak toplumda kadının yok olmasını sağlıyor.

Dünyanın demokrasi ve eşitlik simgesi Avrupa Birliği göz önüne alındığında Birlik içerisinde en önemli 300 görevin, %1’inde kadınlar görev alıyor. Ülkemize baktığımızda, eğitim ve öğretim alanında çok fazla kadın öğretmen olduğu halde yönetici kadrolarında kadınlara spesifik örneklerde karşılaşılmaktadır.

“Feminizm hiçbir zaman bir kadın için iş bulmakla ilgili olmadı. Feminizm her yerde kadınlar için hayatı daha adil hale getirmekle ilgili. Mevcut turtadan bir parça almakla ilgili değil. Yeni bir turta pişirmekle ilgili.”

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, “Yaşamak, özgürlük ve kişisel güvenlik herkesin hakkıdır ve hiç kimse kötü, insanlık dışı yada aşağılayıcı işlem ve ceza görmemelidir (Md. 3)” diyor. Muhtemelen bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın tamamı, ülkemizde kadınlara karşı işlenen suçlardan haberdar. Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan araştırmaya göre ülkemizde kadınların yaklaşık %42’si eşlerinden şiddet görüyor.

Dünya ve ülkemiz üzerinden verdiğim örnekler doğrultusunda, “Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nın” sonuç bildirgesinde şu görüşler vurgulanmakta;

  • Kadın Hakları İnsan Haklarıdır.
  • Doğurganlık başta olmak üzere kadınlar kendi sağlıklarıyla ilgili konularda karar verme hakkına sahiptir.
  • Kadınların liderlik konumlarına gelmeleri, çatışmaların çözümleri ve her düzeyde barışın sürekliliği için gereklidir.
  • Kadın ve kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalkması için gerekli tüm önlemler alınmalıdır.
  • Kadına ekonomik kaynaklar, kredi, mesleki eğitim, enformasyon, iş piyasaları, bilim ve teknik alanlarında eşit fırsatlar tanınmalıdır.
  • Eşitliğe yönelik tüm etkinliklere erkeklerin tam katılımı teşvik edilmelidir.
  • Kadınlara ve kız çocuklara yönelik her tür şiddetten kaçınılmalı ve şiddet önlenmelidir.

Şimdi… Sanıyorum ‘erkek ve diğeri’ başlığına tıklayarak bu yazıyı okuyan insanlar muhtemelen bu bilgilere sahip veya tahmin ediyorlar. Bizim kazanımımız tıklayıp okumaya tenezzül etmeyen, önemsemeyen ve dert edinmeyen insanlara bunları anlatmamızla gerçekleşecek.

Bizlere, “o” insanlara karşı oldukça güçlü ve kaynak temeli bilimsel argümanlar sundum kullanın diye artık daha güçlüsün, güçlüyüz, birlikteyiz!

“Feminizm hiçbir zaman bir kadın için iş bulmakla ilgili olmadı. Feminizm her yerde kadınlar için hayatı daha adil hale getirmekle ilgili. Mevcut turtadan bir parça almakla ilgili değil. Yeni bir turta pişirmekle ilgili.” (Gloria Steinem)

Etiketler: KadınŞiddet
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Temmuzda asgari ücrete en az yüzde 20 fark verilmeli

Sonraki Haber

Köleliğin köleleri

Levent Civan Külahoğlu

Levent Civan Külahoğlu

Levent Civan Külahoğlu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Çalışmaları programında Yüksek Lisans yapıyor. Ek olarak DTM projesi kapsamında 1.5 senelik Birleşmiş Milletler / Uluslararası Göç Kuruluşu çalışma deneyimi bulunuyor. Yüksek Lisans tez konusu göç üzerine olup göçmen kadın hakları ile ilgili çalışma içerisinde.

İlgili Haberler

Yazarlar

Şiddetin kadını, kızı, ırkı olmaz!

5 Haziran 2026
Yazarlar

Diploma yetmiyor: Gençler neden yeni becerilere muhtaç?

5 Haziran 2026
Ankara'nın sabah şifresi: "Hüdayda" ile mesaiye doğru
Yazarlar

Ankara’nın sabah şifresi: “Hüdayda” ile mesaiye doğru

5 Haziran 2026
Yazarlar

Diplomalı muhabir olarak bildiriyorum

4 Haziran 2026
Yazarlar

Haziran hazinleri

4 Haziran 2026
Zeynep Koltuk’tan samimi açıklamalar: “Kendi içime sinmeyen işi kabul etmem”
Yazarlar

Zeynep Koltuk’tan samimi açıklamalar: “Kendi içime sinmeyen işi kabul etmem”

4 Haziran 2026
Sonraki Haber
Köleliğin köleleri

Köleliğin köleleri

En Güncel Haberler

Öne Çıkan

CHP’li Adalar Belediyesi’nde inceleme başlatıldı!

6 Haziran 2026
Öne Çıkan

Özgür Özel Çorum’da konuştu: Gerekirse baş vereceğim ama baş eğmeyeceğim

6 Haziran 2026
İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırılarda can kaybı 3 bin 558'e yükseldi
Dış Haberler

İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda can kaybı 3 bin 558’e yükseldi

6 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Samsun’da korsan taksi denetiminde 3 sürücüye 300 bin lira ceza

6 Haziran 2026
Yaşam

Cadde ortasındaki kavga, aile meselesinden çıkmış; taraflar tutuklandı

6 Haziran 2026
Yaşam

İkiye ayrılan dut ağacı, 2 aracın üzerine devrildi

6 Haziran 2026
Yaşam

Ankara’da iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 ölü, 1 yaralı

6 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Göçerlerin kavurucu sıcaklardan Bitlis'in serin yaylalarına göçü başladı

Göçerlerin kavurucu sıcaklardan Bitlis’in serin yaylalarına göçü başladı

- Haberton
6 Haziran 2026

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde havaların ısınması ile birlikte göçerler, binlerce küçükbaşla Bitlis'in yüksek rakımlı yaylalarına göçüyor. Kamyonlarla taşınan küçükbaşlar, yaz boyunca...

Dijital kumar bağımlılığı nedir? Fark edilmeden büyüyen tehlike

Sürekli kulak çınlaması neyin habercisi olabilir?

Yaz aylarında en sık yapılan gıda zehirlenmesi hataları

Sessiz susuzluk belirtileri: Vücut su kaybını nasıl haber veriyor?

Güncel Haber

CHP’li Adalar Belediyesi’nde inceleme başlatıldı!

6 Haziran 2026

Özgür Özel Çorum’da konuştu: Gerekirse baş vereceğim ama baş eğmeyeceğim

6 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton