Hafta sonu, modern insanın kendini yenileme, dinlenme ve ruhunu besleme fırsatıdır. Ancak bu fırsat, çoğu zaman bir “hafta sonu savaşları”na dönüşür. Bir yanda doğaya kaçıp, yeşilin ve huzurun tadını çıkarmak isteyenler; diğer yanda AVM’lere gidip, indirimleri kovalamak isteyenler.
Doğa yürüyüşü yapanlar için hafta sonu, bir ritüeldir. Sabahın erken saatlerinde kalkar, yürüyüş ayakkabılarını giyer ve kendini dağlara, ormanlara atarlar. Bu insanlar, yorucu bir haftanın ardından temiz havayı solumayı ve doğayla bütünleşmeyi severler. Komik olanı, yolda bir bankta oturup dinlenirken bile, telefonlarını kontrol etme isteğiyle mücadele etmeleridir.
Diğer yanda ise AVM maratoncuları vardır. Onlar için hafta sonu, indirimleri yakalama, yeni bir şeyler alma ve en yeni filmi izleme fırsatıdır. Bu insanlar, kalabalığın enerjisini severler. Komik olanı, tüm gün AVM’de dolaşıp, yorgun argün eve döndüklerinde, kendilerini dinlenmiş hissetmeleri yerine, daha da yorgun hissetmeleridir.
Aslında ikisi de birer kaçıştır. Birisi doğanın sessizliğine, diğeri ise şehir hayatının gürültüsüne kaçar. Birisi bedenini, diğeri ise cüzdanını yorar.
Hafta sonu, ne yaptığınızdan ziyade, ne kadar dinlendiğinizle ilgilidir. İster doğada olun, ister AVM’de… Önemli olan, o anın tadını çıkarmak ve haftanın yorgunluğunu atmaktır.













