26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Depremi “Destan” ilan eden zevat

Depremi “Destan” ilan eden zevat

Abdullah Kılıç - Abdullah Kılıç
16 Şubat 2023
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Depremi "Destan" ilan eden zevat

Depremi "Destan" ilan eden zevat

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

6 Şubat Felaketinden sonra halkın yaptığı bağışları “Tekâlif-i Milliye” emirlerine, yaşadığımız acıyı da “Millî Mücadele’ye”, ve “Destana” benzeterek sistemin mükemmelliğiyle övünen birtakım zevat türedi.

Osmanlı’nın hasta adam mirasını alan dört bir yanı işgal edilmiş, halkın silahından ve erzakından başka bir şeyi bulunmayan, üretim sıfır bir ülke vardı o zamanlar. Eğer Cumhuriyet’in 100. yılındaki ülkemizi, 1921 Türkiye’sine benzetiyorsanız kendi ağzınızla sistemde eksiklikler olduğunu dile getiriyorsunuz zaten, fakat burası ayrı bir konu…

Milli Mücadele’ye benzeten kardeşim, halkımızın seferberliği ve yardımları takdire şayan, hatta destansı fakat bu yaşadığımız “Hayatta Kalma Mücadelesi.” 22 ilimizin diri fay hattında olduğu yıllar yılı bilinmesine rağmen es geçilip 1999’da Rahşan Affı, 2017’de “İmar Barışı” çıkarılması ve yönetmeliğe uygun yapılmayan binaların dikkate alınmaması sonucu milyonlarca insanımızı etkileyen, on binlercesinin canına kıyan bu depremin neresi destan? Sayın Erkan Tan’da “Türk Milletinin Yeni Destanı” şeklinde bir köşe yazısı kaleme almışlardan biri.

Depremi "Destan" ilan eden zevat

Utanmaz…

Ders çıkaralım, ne hata yaptık da bu kadar enkaz var demiyor da destan yazıyor…

Destanlarımızda bağımsızlığımız, başarımız, dik duruşumuz vurgulanır. Hangi destanda Yunanlar, İngilizler, Amerikan ve İsrail askerleri yardımımıza geldi? Hangi destanda hasar tespit çalışmalarında İsrail’in uyduları yardıma geldi askeri istihbarat elemanlarıyla birlikte, düşman dediklerimizden yardım aldık?

Çanakkale destanında bu adamlara karşı tek bilek savaşan bizdik. 15 Temmuz’da da karanlık güçlere karşı sadece Türk halkı vardı… Bizi kıskanan Avrupa, 1651 kişi ve 106 arama kurtarma köpeğinden oluşan 38 acil müdahale ekibi gönderdi. 12 AB ülkesi 50.000 aile için çadır, 100.000 battaniye ve 50.000 ısıtıcı gönderdi. Kuran yakılmasına müsaade etti diye kafa tuttuğumuz İsveç ve Romanya tarafından depolanan 2000 çadır ve 8000 yatak Türkiye’ye geldi. Küçük bebekler ölürken, o minik bedenleri enkazın altında can verirken eskiden seyircisine “Tü sana” diyebilecek biedep bazı zatların bu durumundan istifade edip sistemdeki eksiklikleri, hataları sorgulayacağına destan yazması, medyanın Ulubatlı Hasan’ı olmaya çalışması gerçekten yazık…

Asıl destan nasıl olurdu, müsaadenizle izah edeyim. 1999’da depremden hemen sonra yaralar çok tazeyken “Rahşan Affı” çıkmasa, çıksa bile güçlü ve bilinçli bir muhalefet buna itiraz edip kamuoyu baskısı oluştursa, meclise önergeler sunsa ve Gölcük depremi sanıklarından 2100 davanın 1800 tanesinin düşmesi engellenseydi destan için ilk adım atılmış olunacaktı.

Tavşancıl Eski Belediye Başkanı Salih Gün
Tavşancıl Eski Belediye Başkanı Salih Gün

Tavşancıl İlçesi, Gölcük deprem merkezine 50 km uzakta olmasına rağmen cam bile çatlamamıştı. Bunu belediye başkanları, kendi babasına bile ek kat çıkartmayan Salih Gün’e borçlular. 1999’dan bu yana 24 yıl geçti. İlk 4 senesini susmak yerine Salih Gün Beyefendi’nin icraatlarından istifade ederek geçirseydik, binaları herkesin onun gibi yönetmeliğe uygun yapmaları için gazetelerde haber yapsaydık, 99 depremini unutmasaydık, yeterli afet koordinasyon merkezleri kursaydık bugün 6 Şubat depreminde kimsenin burnu kanamaz, dünya da bize hayran kalırdı böyle büyük bir felaketi nasıl aştılar diye. Gerçek destan budur.

Hadi 99’dan ders alamadık. “Bedellerini ödemek suretiyle” 31 Aralık 2017’den önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların kayda geçebileceği “İmar Barışı” uygulamasına karşı çıksaydık ya! Deprem ülkesi olduğumuz halde “uygulama alanı kalmadığı” gerekçesiyle lağvedilen “Ulusal Deprem Konseyi” için ses çıkarsaydık! 6 yılda inanın birçok şey değişirdi. Bunu unutup hemen farklı konulara yöneldik 2023’e kadar. Müteahhitler bedellerini ödeyip imar iznini aldılar lakin bizim canlarımızın bedelini kimse ödeyebilecek mi? O canlar rüz-i mahşerde davacı olacaklar.

6 Şubat Felaketinden sonra halkın yaptığı bağışları “Tekâlif-i Milliye” emirlerine, yaşadığımız acıyı da “Millî Mücadele’ye”, ve “Destana” benzeterek sistemin mükemmelliğiyle övünen birtakım zevat türedi.

Bu aflara izin verenler kadar yıllarca susan “dilsiz şeytanlar” da ne yazık ki hesap verecek. Muhalif gazetelerde son zamanlarda görüyorum, her tarihi hatayı ayrıntıya kadar yazıyorlar. Tebrik ederim, ellerinize sağlık ama neden şimdi? Diri fayların üzerinde oturan bir ülke olduğumuzu şimdi mi idrak ettiniz?

Sonuç olarak birçok binanın enkaza döndüğü, halen birçok eksikliğin bulunduğu şu zamanda insanımız “destansı” bir şekilde seferber oldu, herkes elinden gelenin fazlasını gönderdi lakin yaşadığımız şu acıyı, yavrularımızın enkaz altındaki çırpınışlarını yazılarına alet edip 9 milyonluk İsrail, 10 milyonluk Yunanistan’dan bile yardım alışımızı “Destan” olarak lanse etmek tek kelimeyle acizliktir. Bu bir “felaket.”

Sistemsizlikten ve cezaların yeteri kadar ciddiye alınmamasıyla başımıza gelen çok ciddi bir felaket… İnsanların depremzedeleri çıkartma, canlı kalanlara erzak sağlama seferberliğinin “destansı” olması su götürmez bir gerçek fakat taş üzerinde taş kalmazken insanı bu kadar seferberliğe maruz bırakacak eksiği olan bir sistemden destan nasıl çıkarırsın? Destanlaştırma çabasına girerek kimse yapılan hataları aklama, işin içinden sıyrılma çalışmasına girişmesin. Zaman destan değil ders çıkarma zamanı…

Etiketler: DepremEnkaz
Paylaş23TweetPaylaşGönder
Önceki Haber

TBMM Başkanı Şentop Şanlıurfa’da

Sonraki Haber

Dışişleri’nden AP toplantısındaki eyleme tepki

Abdullah Kılıç

Abdullah Kılıç

Abdullah Kılıç, 1996 Gaziantep doğumlu. Gaziantep Üniversitesi Turizm otelcilik mezunu ve Anadolu üniversitesi Adalet, Erzurum Atatürk üniversitesi Halkla ilişkiler mezunu. Psikodrama yazarı.

İlgili Haberler

Verimlilik Dini
Yazarlar

Verimlilik Dini

26 Nisan 2026
Yazarlar

Sahi mutluluk nedir?

25 Nisan 2026
Ah nerede o eski bayramlar...!
Yazarlar

Ah nerede o eski bayramlar…!

23 Nisan 2026
23 Nisanlar silinmez!
Yazarlar

23 Nisanlar silinmez!

23 Nisan 2026
23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras
Yazarlar

23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras

23 Nisan 2026
Okulda niteliğin azalma nedenleri
Yazarlar

Okulda niteliğin azalma nedenleri

23 Nisan 2026
Sonraki Haber
Dışişleri'nden AP toplantısındaki eyleme tepki

Dışişleri'nden AP toplantısındaki eyleme tepki

En Güncel Haberler

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahte nasıl ayırt edilir?
Özel Haber

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahte nasıl ayırt edilir?

26 Nisan 2026
Çin, AB’den yaptırım listesini geri çekmesini istedi
Dış Haberler

Çin, AB’den yaptırım listesini geri çekmesini istedi

26 Nisan 2026
Eş cinayetinde ağırlaştırılmış müebbedin gerekçesi: Pişmanlık duyduğuna dair vicdani kanaat oluşmadı
Gündem

Eş cinayetinde ağırlaştırılmış müebbedin gerekçesi: Pişmanlık duyduğuna dair vicdani kanaat oluşmadı

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

3 yaşındaki Sezer, adını aldığı şehit amcasının mezarını öpüp, suladı

26 Nisan 2026
Yaşam

Temizlenen ‘hayalet ağlar’ ile 1,5 milyon deniz canlısı kurtarıldı

26 Nisan 2026
Yaşam

Mardin’de tekmeli, yumruklu kavga; 2 yaralı

26 Nisan 2026
Yaşam

Kurt kulağı çiçekleri meraları süslüyor

26 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Burun dolgusu ameliyatsız çözüm mü? Riskleri neler?

Burun dolgusu ameliyatsız çözüm mü? Riskleri neler?

- Haberton
26 Nisan 2026

Estetik dünyasında son yılların en hızlı yükselen uygulamalarından biri burun dolgusu. Ameliyatsız olması, kısa sürede sonuç vermesi ve günlük hayata...

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahte nasıl ayırt edilir?

Orta Doğu’da tansiyon yükseliyor: Türkiye nasıl etkilenecek?

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

Güncel Haber

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahte nasıl ayırt edilir?

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahte nasıl ayırt edilir?

26 Nisan 2026
3 yaşındaki Sezer, adını aldığı şehit amcasının mezarını öpüp, suladı

3 yaşındaki Sezer, adını aldığı şehit amcasının mezarını öpüp, suladı

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton