1867 yılında İmparator III. Napolyon Uluslararası Paris Sergisi için Sultan Abdülaziz’i davet etmiş ve Sultan sergi için Sultaniye adlı gemi ile yola çıkmıştır.
Bu ilk kez Bir Osmanlı Padişahının başka bir ülkeye gezisiydi. 30 Haziran 1867’de Paris’e ulaşan Abdülaziz, Napolyon ve eşi Eugenie tarafından karşılanmış ve bir aşk hikayesi burada başlamıştır.

10 gün süren Paris ziyareti boyunca Elysée Sarayı’nda ikamet eden Sultan Abdülaziz, İmparator III. Napolyon ve İmparatoriçe Eugenie tarafından ilgiyle ağırlanmış, çeşitli temaslarda bulunmuş, Uluslararası Paris Sergisi’nin açılışına katılmıştır. 10 gün boyunca birbirlerini beğenen ve birbirlerine hoşnutla yaklaşan bu iki aşık birbirlerine fırsat ayıramamışlar ve Sultan Abdülaziz Fransa’dan giderken Eugenie’nin baya bir üzüntülü olduğu gözlemlenmiştir.
Bu karşılaşmanın arkasından 2 yıl geçmişti ki Süveyş Kanalı açılışı için İmparatoriçe davet edilmişti. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen Eugenie, Mısır’dan önceki durağını İstanbul olarak belirlemişti. Bu haberi duyan Sultan ise Beylerbeyi Sarayı’nı bizzat kendisi hazırlatmış, İmparatoriçeye güzel hediyeler vermişti.

Eugenie de bunlara karşılıksız kalmamış kendi resmini altın yaldızlarla süslü bir çerçevede Sultana vermişti. Eugenie İstanbul’da bir hafta kalmış Sultan Abdülaziz ile tabiri caizse aşkını dolu dolu yaşamıştı. Ziyaretinin son günlerine doğru Payitaht ‘ta bir söylenti dolaşmaya başlamıştı.
17 Ekim gecesi Sultan Beylerbeyi muhafızlarının hepsini izne göndermiş Eugenie ile baş başa kalmak istemişti ve o geceyi beraber geçirmişlerdi. Yine aynı gece Sultan tarafından İmparatoriçe için hazırlatılan beşamel sos üstüne etli közlenmiş patlıcan yemeği sunulmuştur ki iki aşık da bu yemeği çok beğenmiş, sonralarında ise ismi “Hünkarbeğendi” olarak kalmıştır.

Söylentilerin alıp başını gitmesinden sonra konudan rahatsız olan Pertevniyal Valide Sultan, İmparatoriçe Eugenie için ziyarete gitmiş ve “Memleketine dön, senin kocan yok mu!” diyerek tepkisini vermiştir. Ancak bu olay bile iki aşığın mutsuz ayrılmasına neden olmamıştır. Son kez birbirini görecek olan bu iki aşık bir daha hiç görüşememiştir.
Aşkın laneti mi dersiniz yoksa mutsuz son mu?… Bir süre sonra III. Napolyon tahttan indirildi ve Eugenie İngiltere’ye sürgüne gönderildi. Ardından kocası ve oğlu yaşamını yitirdi. Sultan Abdülaziz ise tahttan indirilerek öldürüldü(kimilerine göre intihar etti dense de benim düşüncem öldürülmesi yönündedir). Eugenie 85 yaşında 1911 yılında tekrar İstanbul’a geldi ancak tahtta Mehmet Reşat vardı ve Sultan Abdülaziz vefat etmişti.
O yine Beylerbeyi Sarayı’nda kaldı ve Sultan’ın oğlu Yusuf İzzettin Efendi’yi görmek istedi belki de bu durum Abdülaziz’e son kez elveda demekti. 9 yıl sonra ise hayata gözlerini yumdu belki de yarım kalan aşkını diğer dünyada yaşamak için bir şans buldu.
Bir gün böyle aşklar yaşamak dileğiyle. Sağlıcakla kalın.












