Prof. Dr. Engin Arık, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda ülkesinin bilimsel geleceğine adanmış, vizyoner bir bilim insanıydı.
Prof. Dr. Engin Arık, 1948 yılında doğmuş, akademik hayatına İstanbul Üniversitesi’nde başlamış ve ardından uluslararası alanda önemli çalışmalara imza atmıştır. Özellikle CERN’deki deneylerdeki aktif rolü ve toryumun enerji potansiyeline yönelik araştırmaları, onun sadece ulusal değil, evrensel bilim arenasındaki yerini de pekiştirmiştir. Toryumun, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için ne denli kritik bir element olduğunu ısrarla vurgulaması, onun sadece bir fizikçi değil, aynı zamanda ülkesinin stratejik geleceğini düşünen bir aydın olduğunun da göstergesidir.
Onun bilime olan tutkusu, sadece laboratuvarlarla sınırlı kalmamış, genç nesillere ilham verme ve bilimi topluma yayma çabalarıyla da kendini göstermiştir. Öğrencileri üzerinde bıraktığı derin etki, onun sadece bilgi aktaran bir hoca değil, aynı zamanda yol gösteren, ufuk açan bir lider olduğunu kanıtlar niteliktedir. Engin Hoca, bilimin sadece formüllerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir düşünce sistemi olduğunu her fırsatta dile getirmiştir.
Ne yazık ki, 2007 yılında Isparta’da yaşanan elim uçak kazası, Prof. Dr. Engin Arık’ı ve beraberindeki değerli bilim insanlarını aramızdan almıştır. Bu acı kayıp, Türk bilimi için tarifi mümkün olmayan bir boşluk yaratmıştır. Ancak onun mirası, gerçekleştirdiği çalışmalar ve yetiştirdiği öğrenciler aracılığıyla yaşamaya devam etmektedir.
Prof. Dr. Engin Arık’ın azmi, kararlılığı ve bilime olan sarsılmaz inancı, özellikle genç bilim insanları için daima bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Onu anmak, sadece geçmişi hatırlamak değil, aynı zamanda geleceğin bilim insanlarına onun çizdiği yolda ilerlemeleri için cesaret vermektir. Engin Hoca’nın ışığı, Türk biliminin yolunu aydınlatmaya devam edecektir. Ruhu şad olsun.













