Ben siyaset yazmam. Tarihle meşgulüm. Lakin bazı işler var ki tarihin bugünkü izdüşümünü görmeden geçemezsin.
Gözünün önünde bir şehir değişirken, bunu yok saymak tarihçiliğe sığmaz. Menteşe’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Belediye Başkanı var: Gonca Köksal. Kadın. Cumhuriyet kadını. Atatürk’ün hayalini kurduğu, “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” neslin ete kemiğe bürünmüş hâli.
Yenilikçi. Sessiz sedasız, gösterişten uzak ama işinin başında. Çizmesini giyip sahaya inen, çözümü masada değil, sokakta arayan bir başkan. Geçen hafta evimin önünde bir sokak kedisi doğum yaptı. Aradım, 15 dakika sonra geldiler. İki gün sonra tekrar arayıp “Memnun kaldınız mı?” diye sordular.
Bir başka gün, otlar fışkırmıştı yol kenarından. Bir saat sonra geldiler, itinayla biçtiler.
Bunlar ufak işler değil. Bunlar “ben buradayım” demek. Bunlar “şehre gözüm gibi bakarım” demek. Perşembe günü 60 bin fidan dağıtıldı Menteşe’de. Kimseye “bize oy verin” denmeden, kimsenin önüne kamera koyulmadan…
İşte bu sessiz hizmet, aslında en yüksek sesli mesajdır.
Ve şimdi… Menteşe’nin kalbine bir yer açıldı.
Adı kısa: Bi Balık.
İçi dolu: 80 liraya balık ekmek.
Doyan mide değil sadece; gururu da doyuyor insanın. Şehrin insanı kuyrukta, ama mutlu. Bu kuyruk yokluk kuyruğu değil, adalet kuyruğu. Açlık değil, eşitlik var bu sırada. Yakında iki kent lokantası daha geliyor. Biri merkezde, biri Kötekli’de.
Bu demek oluyor ki Menteşe’de kimse sıcak yemekten, insanca yaşamaktan mahrum kalmayacak.
Bakın, ben yine söylüyorum:
Eğriye eğri, doğruya doğru.
Gonca Başkan’ın adı şimdiden Menteşe’nin taşına toprağına yazıldı.
Altın harflerle.
O bir kadın değil sadece,
Bir şehirdeki adalet duygusunun, vicdanın ve zarafetin adı. Cumhuriyet kadını ne demekmiş, görmek isteyen Menteşe’ye gelsin.













