Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte araç sahipleri için kış bakımı yeniden gündeme geldi.
Düşen sıcaklıklar, yağmur, kar, buzlanma ve görüş mesafesinin azalması; lastiklerden sileceklere, antifrizden aküye kadar birçok parçanın daha ağır koşullarda çalışmasına neden oluyor. Uzmanlar, kış gelmeden yapılacak temel kontrollerin hem sürüş güvenliği hem de beklenmedik arızaların önlenmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Araç kış bakımında en çok öne çıkan üç başlık ise kış lastiği, silecekler ve antifriz oluyor. Lastiğin diş derinliği ve hava basıncı yol tutuşunu doğrudan etkilerken, yıpranmış silecekler yağışlı havada görüşü ciddi şekilde azaltabiliyor. Soğutma sisteminde yeterli antifriz bulunmaması ise özellikle sıfırın altındaki sıcaklıklarda motor ve soğutma sistemi açısından önemli riskler oluşturabiliyor.
Peki araç kış bakımı nasıl yapılmalı? Kış lastiği ne zaman takılmalı, sileceklerin değişmesi gerektiği nasıl anlaşılır, antifriz kontrolünde nelere dikkat edilmeli? İşte sürücülerin soğuk havalar başlamadan önce kontrol etmesi gereken başlıklar…
Kış lastiği ne zaman takılmalı?
Türkiye’de zorunlu kış lastiği uygulamasının tarihleri 2025 yılında yapılan düzenlemeyle değiştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, daha önce 1 Aralık-1 Nisan tarihleri arasında uygulanan zorunluluğun 15 Kasım-15 Nisan dönemine uzatıldığını açıkladı.
Uygulama şehirlerarası yollarda yolcu ve eşya taşımacılığı yapan ticari araçları kapsıyor. Bakanlık ayrıca hususi araç sahiplerine de kış şartlarının görüldüğü bölgelerde kış lastiği kullanılmasını tavsiye ediyor.
Kış lastiğini yalnızca kar yağdığında kullanılacak bir ekipman olarak değerlendirmemek gerekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğü, hava sıcaklığının 7 derecenin altına düştüğü koşullarda kış lastiklerinin yol tutuşuna katkı sağladığını belirtiyor.
Bu nedenle sürücülerin takvimden çok bulunduğu bölgedeki sıcaklık koşullarını dikkate alması önem taşıyor.
Kış lastiğinin diş derinliği neden önemli?
Lastiğin yalnızca kış lastiği olması yeterli değil. Kullanım ömrü, diş derinliği, üretim tarihi ve fiziksel durumu da güvenli sürüş açısından kontrol edilmeli.
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan kurallara göre kış lastiklerinde kamyon, çekici, tanker ve otobüslerde diş derinliğinin en az 4 milimetre, diğer araçlarda ise en az 1,6 milimetre olması gerekiyor. Kış lastiklerinde ayrıca M+S, kar tanesi veya ilgili işaretlerin bulunması gerekiyor.
Ancak lastiğin yasal sınırın üzerinde olması, her koşulda iyi durumda olduğu anlamına gelmiyor. Lastik yüzeyindeki çatlaklar, düzensiz aşınma, yanak hasarları ve sertleşme de kontrol edilmeli.
Özellikle uzun süre kullanılan lastiklerde kauçuk yapının zamanla sertleşmesi, lastiğin düşük sıcaklıklardaki performansını olumsuz etkileyebiliyor.
Lastik hava basıncı kışın neden daha sık kontrol edilmeli?
Soğuk hava lastik basıncını etkileyebiliyor. Sıcaklıkların düşmesiyle birlikte lastikteki hava basıncında azalma görülebiliyor.
Düşük hava basıncı aracın yol tutuşunu, fren mesafesini ve yakıt tüketimini etkileyebilir. Aynı zamanda lastiğin düzensiz aşınmasına da neden olabilir.
Bu nedenle kış döneminde lastik basıncının yalnızca lastik değişimi sırasında değil, düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekiyor. Kullanılması gereken doğru basınç değeri araçtan araca değiştiği için sürücüler aracın kullanım kılavuzunda veya üretici tarafından belirtilen değerleri esas almalı.
Stepne bulunan araçlarda yedek lastiğin basıncının da kontrol edilmesi ihmal edilmemeli.
Sileceklerin kış bakımında önemi nedir?
Kış aylarında sürüş güvenliğini etkileyen en önemli unsurlardan biri görüş mesafesi.
Yağmur, kar, çamur ve yoldaki diğer araçlardan sıçrayan kirli su, ön camın kısa sürede kapanmasına neden olabiliyor. Bu noktada sileceklerin yeterli performans göstermesi büyük önem taşıyor.
Silecek çalışırken cam üzerinde çizgiler bırakıyor, bazı bölgeleri temizlemiyor, ses çıkarıyor veya cam üzerinde atlama yapıyorsa silecek lastiklerinin değiştirilmesi gerekebilir.
Yaz aylarında yoğun güneş ve sıcaklığa maruz kalan silecek lastikleri zamanla sertleşebiliyor. Bu nedenle kış başlamadan önce ön ve varsa arka cam sileceklerinin kontrol edilmesi gerekiyor.
Donmuş cama silecek çalıştırmak zarar verebilir mi?
Soğuk havalarda sık yapılan hatalardan biri, buz tutmuş ön camda silecekleri doğrudan çalıştırmak.
Silecek lastiklerinin cama yapıştığı durumlarda motoru çalıştırıp silecekleri devreye almak, lastiklerin zarar görmesine veya silecek mekanizmasına yük binmesine yol açabilir.
Öncelikle camdaki buzun uygun yöntemlerle çözülmesi, ardından sileceklerin kullanılabilir hale getirilmesi gerekiyor.
Camdaki buzu eritmek amacıyla çok sıcak su kullanılması da önerilmiyor. Ani sıcaklık değişimi cam üzerinde termal gerilim oluşturabilir. Bunun yerine araçtaki cam ısıtma sistemi, uygun buz çözücü ürünler veya mekanik buz kazıyıcılar kullanılabilir.
Cam suyu da kış koşullarına uygun olmalı
Silecek kontrolü yapılırken cam suyu haznesinin de gözden geçirilmesi gerekiyor.
Kış koşullarında yalnızca su kullanılması, sıcaklığın sıfırın altına düşmesi durumunda sistemde donmaya neden olabilir. Bu nedenle düşük sıcaklıklara uygun cam yıkama sıvılarının tercih edilmesi önem taşıyor.
Cam suyu seviyesinin düşük olması da özellikle uzun yolculuklarda sorun yaratabilir. Yağışlı ve çamurlu havalarda ön camın temiz tutulabilmesi için yeterli sıvının bulunması gerekiyor.
Aynı zamanda cam suyu püskürtme memelerinin tıkalı olup olmadığı ve suyun ön cama düzgün şekilde ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilmeli.
Antifriz yalnızca donmaya karşı mı kullanılıyor?
Antifriz denildiğinde ilk akla gelen işlev motor soğutma suyunun donmasını önlemek olsa da ürünün görevi bununla sınırlı değil.
Doğru özellikte kullanılan antifriz, soğutma sisteminin çalışma koşullarına katkıda bulunurken sistemdeki metal parçaların korozyona karşı korunmasına da yardımcı oluyor.
Bu nedenle antifriz kullanımı yalnızca çok soğuk bölgelerde yaşayan sürücüler için gerekli bir işlem olarak değerlendirilmemeli.
Araçta hangi özellikte antifriz kullanılması gerektiği ise üretici tarafından belirleniyor. Renk tek başına doğru antifriz türünü belirlemek için yeterli olmayabileceğinden, aracın kullanım kılavuzunda belirtilen teknik standarda uygun ürün kullanılması gerekiyor.
Antifriz seviyesi nasıl kontrol edilmeli?
Motor soğutma sıvısı seviyesi genellikle motor bölmesindeki genleşme kabından kontrol edilebiliyor. Hazne üzerinde minimum ve maksimum seviyeyi gösteren işaretler bulunuyor.
Kontrolün motor soğukken yapılması önem taşıyor. Sıcak motorda soğutma sistemi basınç altında olabileceğinden radyatör veya genleşme kabının kapağının açılması ciddi yanıklara neden olabilir.
Sıvı seviyesinin sürekli düşmesi durumunda yalnızca eksilen sıvıyı tamamlamak yeterli olmayabilir. Hortumlarda, radyatörde, genleşme kabında veya sistemin başka bir bölümünde kaçak bulunabileceği için servis kontrolü gerekebilir.
Antifriz yoğunluğunun ve donma derecesinin uygun ekipmanla ölçülmesi de kış öncesinde yapılabilecek kontroller arasında bulunuyor.
Farklı antifrizler birbirine karıştırılabilir mi?
Araç sahiplerinin dikkat etmesi gereken konulardan biri de farklı özellikteki antifrizleri gelişigüzel karıştırmamak.
Antifriz ürünlerinin kimyasal yapıları ve üretici standartları farklılık gösterebiliyor. Renklerinin aynı olması da iki ürünün tamamen uyumlu olduğu anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle eksilen antifriz tamamlanırken aracın üreticisinin önerdiği özelliklere uygun ürünün kullanılması gerekiyor.
Hangi antifrizin daha önce kullanıldığı bilinmiyorsa veya soğutma sıvısında renk değişikliği, tortu ya da kirlenme görülüyorsa yetkili veya uzman bir servisten destek alınması daha güvenli olabilir.
Akü kış öncesinde neden kontrol edilmeli?
Kış bakımında yalnızca lastik, silecek ve antifrize odaklanmak yeterli değil. Soğuk hava araç aküsünü de daha fazla zorlayabiliyor.
Özellikle birkaç yıllık akülerde soğuk sabahlarda marşın ağır dönmesi, araç elektroniğinde zayıflama veya ilk çalıştırmada güçlük yaşanması akünün performans kaybettiğinin işareti olabilir.
Kış başlamadan önce akünün voltajı ve marş kapasitesinin kontrol edilmesi, sürücünün soğuk bir sabah aracını çalıştıramama riskini azaltabilir.
Akü kutup başlarında oksitlenme bulunup bulunmadığı da kontrol edilmesi gereken noktalar arasında yer alıyor.
Far ve aydınlatma sistemi kışın daha önemli hale geliyor
Kış aylarında günlerin kısalması ve yağışlı hava nedeniyle araçların aydınlatma sistemleri daha uzun süre kullanılıyor.
Farlar, stop lambaları, sinyaller, sis lambaları ve plaka aydınlatmasının çalışıp çalışmadığı kış öncesinde kontrol edilmeli.
Kirli veya matlaşmış far yüzeyleri de görüş performansını düşürebiliyor. Özellikle gece sürüşlerinde ve yoğun yağışta sürücünün hem yolu görmesi hem de diğer sürücüler tarafından fark edilmesi için aydınlatma sisteminin sorunsuz çalışması gerekiyor.
Kış yolculuğu öncesinde araçta hangi ekipmanlar bulunmalı?
Yoğun kar yağışının görülebileceği güzergahlarda yalnızca araç bakımı yapmak yeterli olmayabiliyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, kış koşullarında yolculuk yapacak sürücülerin güzergah hakkında önceden bilgi edinmelerini ve araçlarında kış şartlarına uygun ekipman bulundurmalarını tavsiye ediyor. Zincir ve takoz da Bakanlığın sürücülere yönelik hatırlattığı ekipmanlar arasında yer alıyor.
Özellikle şehirlerarası yolculuklarda çekme halatı, el feneri, reflektör, ilk yardım seti, telefon şarj ekipmanı, sıcak tutacak giysi ve gerektiğinde kullanılabilecek temel malzemelerin araçta bulunması faydalı olabilir.
Kış bakımı için son güne bırakmamak gerekiyor
Araç kış bakımının kar yağdıktan sonra yapılması, sürücülerin servislerde ve lastikçilerde yoğunlukla karşılaşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle hava sıcaklıkları belirgin biçimde düşmeden lastik, antifriz ve silecek kontrollerinin tamamlanması önem taşıyor.
Özellikle lastiklerin durumu, soğutma sıvısının seviyesi, akünün performansı, sileceklerin temizleme kabiliyeti ve aydınlatma sistemleri birlikte değerlendirildiğinde birçok olası sorun kış şartları ağırlaşmadan tespit edilebiliyor.
Araç üreticisinin belirlediği bakım periyotlarına uyulması ve teknik işlemlerde uzman servis desteği alınması ise hem aracın sağlıklı çalışması hem de güvenli sürüş açısından önem taşıyor.
Kısacası kışa hazırlık yalnızca lastik değiştirmekten ibaret değil. Lastik, silecek, antifriz, akü, cam suyu ve aydınlatma sistemlerinin birlikte kontrol edilmesi, soğuk ve yağışlı havalarda sürücünün karşılaşabileceği risklerin önemli bölümünü azaltabilecek temel önlemler arasında bulunuyor.












