CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ara seçim Meclis’in görevidir, anayasal zorunluluktur. Bu konuda Meclis Başkanına da Meclis’te milletvekili olan tüm siyasi partilere de önemli görevler düşmektedir. Ara seçimden kaçmak, 'Anayasayı ihlal' suçuyla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ı Celal Bayar Köşkü’nde ziyaret etti. Özel, basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "İçinde bulunduğumuz süreç, seçimi kazanırken her şeyin yolunda olduğunu düşünen, öyle gören ve milli iradeyi baş tacı eden, kurulduğu günden sonra ilk kez seçim kaybettiği akşamdan itibaren de milletle kavgaya girişen ve bunu milletin seçtiği belediye başkanlarına bir saldırı, haysiyet suikastı ve görevlerinden uzaklaştırma, hatta milletin seçtikleri yerine seçmediklerini atama ya da milletin seçtikleri yerine kendi partisinden birilerinin seçilebileceği imkanları zorlama olarak sürdüren bir sivil darbe anlayışıyla karşı karşıyayız. Cumhuriyet Halk Partisi ile Demokrat Parti 1950 seçimlerinde yarışmış, 1950 seçimlerini Demokrat Parti kazanmış ve ilk kez çok partili rejimde seçim yoluyla iktidar değişimi olmuş ve Türkiye gerçek anlamda demokrasi ile 14 Mayıs 1950 günü tanışmıştır. Bu anlamda Demokrat Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin her türlü münasebeti, iş birliği, birlikte çalışması aslında köklü demokrasi anlayışımıza ve tarihten aldığımız, hatalarımızdan aldığımız derslere ve demokrasinin üzerine ne kadar çok titreme gerektiği konusundaki kararlılığımıza bir vurgudur" dedi.
Milletin Kararına Güveniyoruz
Ara seçimin bir süredir Türkiye’nin gündeminde olduğunu vurgulayan Özgür Özel, “Çünkü Sayın Erdoğan doğrudan sandığa saldıran, sandığın sonuçlarını kabul etmeyen ve adeta yerel seçimde kullanılan oyları hor gören, hiçe sayan bir tutum içinde. Bunun bir tek sebebi var. O da başta çok eleştirdiğimiz, ‘Siz bir kişiyi 5 yıllığına seçiyorsunuz, gerisine karışmıyorsunuz. Siz seçiyorsunuz sonra kenara çekiliyorsunuz. Demokratik bir yönetim, hukuka uygun bir yönetim talebiniz de olamaz. Buna itirazlarınız da varsa bunu ancak bir seçim sandığına kavuşursanız kullanacağınız oyla belli edersiniz’ yaklaşımı var. Ve seçim sandığının verdiği mesajı almayan, onunla inatlaşan, onunla kavga eden bu yönetim anlayışına karşı bizim çok yönlü sandık talebimiz var. En başta erken seçim talep ediyoruz. Bunu tüm muhalefet liderleri ayrı ayrı bugüne kadar dile getirdiler, dile getirmeye devam ediliyorlar. Biz Aydın gibi, Bursa gibi, Gaziosmanpaşa gibi, Bayrampaşa gibi milletin başka bir siyasi partiye görev verdiği yerde, o siyasi partinin belediye başkanlarını bir bahaneyle gözaltına alıp, tutuklayıp yerine Adalet ve Kalkınma Partisi’nden belediye başkanları seçen ya da belediye başkanına ‘Ya partime geçeceksin ya Silivri’ye gideceksin’ dayatmasıyla belediye başkanı transfer eden bu anlayış, bilhassa Gaziosmanpaşa’da, Bayrampaşa’da, Aydın’da, Bursa’da inanılmaz bir tansiyon yaratmış durumda. Erdoğan’a seslendik. ‘Gelin, buraya sandığı koyalım ve millet sizin ithamlarınıza ve sizin iftiralarınıza inanıyorsa size versin görevi. Ama biz iddia ediyoruz ki çok daha yüksek bir oranda seçtiğinin arkasında duracak’ dedik. Bu konuda herhangi bir cevap duymadık. 'Erken seçim yapacaksanız, erken yerel seçim de yapalım, iki seçimi birleştirelim. Biz ona dahi varız. İki yıl önce yüzde 65’ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız, çünkü milletin kararına güveniyoruz’ dedik. Bunda da bir şey duymadık” diye konuştu.
Siyasi Tükenmişliğin İtirafıdır
Seçimle ilgili beklenti ve taleplerini dile getirdiklerini ifade eden Özel, "Adalet ve Kalkınma Partisi erkenden sözü tüketip hele hele bir de Erdoğan’ın ‘Ara seçim gündemimizde yok’ lafıyla adeta anayasayı açıkça ihlal etme, Meclis’in sorumluluğunda olan bir meseleye yürütme olarak direktif verme gibi bir tarihi hatayı yapmış durumda. Ve çok net olarak şu ortadadır; ara seçim Meclis’in görevidir, anayasal zorunluluktur. Bu konuda Meclis Başkanına da Meclis’te milletvekili olan tüm siyasi partilere de önemli görevler düşmektedir. Bu konudaki mesele artık toplumsal bir mutabakata, işin gerekliliği toplumsal bir kabule dönüşmüştür. 1960’tan bugüne kadar ne rahmetli Demirel, ne rahmetli Ecevit, ne Erbakan, ne Özal, ne Türkeş ara seçimden kaçmışlardır. Ara seçimden kaçmak, 'Anayasayı ihlal' suçuyla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır" diye belirtti.
Kanun Teklifi Ortada
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, ara seçime itiraz eden iktidarın geçmişte bu konuda verdiği kanun teklifinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
“Dün bahsettiğimiz kanun teklifi 21 Haziran 2002 günü 21’inci dönemde Ak Parti muhalefetteyken o günkü iktidara yani üçlü koalisyon hükümeti, rahmetli Ecevit, Sayın Bahçeli ve rahmetli Yılmaz’ın bulunduğu hükümet sırasında verilmiş bir kanun teklifidir. O gün de kanun teklifini veren milletvekili, Ak Parti’nin seçim ve hukuk işlerinden sorumlu milletvekilidir o gün. Demektedir ki ‘Süresi dolmuştur, ara seçim yapılmalıdır. Boş olan sandalyeler doldurulmalıdır.
Bu bir anayasal zorunluluktur. Derhal bu yapılmalıdır.’ Bu kanun teklifi ortada ve sizlerle paylaştım. Bu kanun teklifine göre Ak Parti’nin o sırada Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Milletvekili değildir; ama partinin genel başkanıdır.
Milletvekili grubuna verdiği talimat ‘Ara seçim isteyin, anayasal zorunluluktur. Milletin önüne ara seçim sandığı gelsin’dir. Aynen bugün benim söylediğim gibi. Bu kanun teklifi Meclis’e verildikten sonra görüşülmesi gündeme alınmadığında ki 40 gün geçmesi gerekiyor görüşülmesi için, süre daha gelmeden Sayın Bahçeli tarafından erken seçim çağrısı yapıldığı ve 3 Kasım 2002 gününe erken seçim kararı alındığı için ara seçim talebinin hayata geçmesi mümkün olmamıştır.
Ama isteyen Ak Parti’dir."
Dikkatle Takip Ediyoruz
Özel, Mersin Yenişehir Belediyesi’ne yapılan operasyonun sorulması üzerine, “Mersin Yenişehir Belediye Başkanımızla konuştuk. Yenişehir Belediyesi’nde birtakım ihbarlar, duyumlar üzerine bazı aramaların yapıldığını, kendilerinin de konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını, belediye başkanıyla ya da siyasilerle ilgili şu an itibarıyla herhangi bir gözaltı veya soru, soruşturma ve odalarında arama gibi bir durumun olmadığını bana ifade etti. Dikkatle takip ediyoruz. Şu anda öyle bir noktadayız ki Akın Gürlek, ‘İki kere iki dört’ dese, bunun asla ve asla doğru olmadığını düşünen toplumda bir yüzde 75’lik kesim var.
Bugüne kadar yaptıkları her şey onları bu noktaya getirdi. Zaten dün Bornova Belediye Başkanımızın muhatap olduğu süreci biliyorsunuz. Eğer Türkiye’de bankamatik personel çalıştırma yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanı bir elin parmaklarını geçmez" dedi.





DEVA Partisi'ni Ziyaret Etti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Özel ve Babacan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. 8 yıldır yeniledikleri 'Siyasi Etik Kanunu' teklifinin ilgili komisyonda beklediğini belirten Özel, "Genel başkanlar, Cumhurbaşkanı, bakanlar, belediye başkanlarının mal varlıklarının açık ve şeffaf olması, nasıl edinildiği konusunda da hesap verebilir olması gerektiğini ifade ediyoruz. Daha önce de söyledim. Ne Ekrem İmamoğlu ne Özgür Özel ne de Recep Tayyip Erdoğan’ın bu milletin karşısına çıkıp mal varlığında izah edemeyecek bir artışının olmaması gerekir" dedi.
Ara Seçim Noktasında Hemfikiriz
Babacan ile Meclis İçtüzük, Anayasa, Meclis Başkanı'nın görev ve yetkileri noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını dile getiren Özel, "Kendileri de ara seçimin bir anayasal zorunluluk olduğu noktasındaki ifade ettiği yaklaşımını, Anayasa'nın bu konuda şüphe yaratmayacak şekilde yazıldığını paylaştı. Geçen 30 aydan sonra da bu evrede ara seçimin yapılması gereken bir süreçte, anayasal zorunluluk sürecinde olduğumuz konusunda hemfikir olduk. Buradan sonra siyasi parti ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra, Sayın Numan Kurtulmuş’a da bu konuda görüşme talebimizi ileteceğiz ve konuyu Meclis zemininde tartışmaya devam edeceğiz. Burada yersiz olan, yasamanın üzerindeki bir anayasal yükümlülüğe yürütme eliyle müdahale ediliyor olmasıdır. ‘Türkiye’nin gündeminde böyle bir şey yok’ denmesidir. Bunu kesinlikle kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek isterim" diye konuştu.
Türkiye'de Enflasyon Sorunu Var
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, ekonomiye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye’de bir enflasyon sorunu var. Ama en yakıcı olan herhalde Türkiye’deki mazeret enflasyonu. Sayın ekonomi yönetimi ve Sayın Mehmet Şimşek, sürekli mazeret üretmekte ve tutmayan bütün hedefleri bir mazeretle ilişkilendirmektedir. Şimdi de işte bir 'Savaşlasyon' gibi bir icat çıkartmak üzere. Savaştan dolayı bir enflasyon oluştuğunu söylemektedir. Elbette savaş bütün dünyadaki ülkelerin ekonomilerini etkiler. Buna karşı da dünyada gelişmiş ülkelerin, ekonomisi iyi yönetilen ülkelerin nasıl tedbirler aldıklarını görüyoruz. Hele hele bu tedbirlerin alınabilir durumda olduğunu görüyoruz ülkeler açısından. Peki bizimkiler bunu niye yapamıyorlar? Yani petrole gelen her zam niye pompaya, pompaya gelen her zam niye bütün fiyatlara yansıyor? Çünkü bu savaşa en hazırlıksız yakalanan ekonomilerden bir tanesi biziz."
Millet Çözümü Sandıkta Üretecek
CHP Genel Başkanı Özel, sözlerine şöyle devam etti:
"Geçen sene 19 Mart sonrasında İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı'nı, Cumhurbaşkanı adayımızı siyasetten men etmek umuduyla her şeyi göze alıp, 60 milyar dolarlık bir hasar yaratmamış olsalardı, şimdi bu imkanları örneğin emeklilere ara zam vererek, asgari ücrete ara zam yaparak, üretim yapan ihracatçılara desteklerde bulunarak, Kobi’lere enerji maliyetlerini karşılamak için bir takım destekler vererek, küçük esnafa ya da sanayiciye kredi garanti fonlarıyla, uygun faizli kredilerle onları destekleyerek; bu sürecin hem ekonomide tahribat yaratmaması, yoksulluk yaratmaması hem de enflasyon yaratmaması üzerinden adımlar atılabilirdi. Bu dönemde Mehmet Şimşek mazeret enflasyonu ile bu işe de bir mazeret bulmuş. Zaten bolca mazereti var. Aslında kötü yönetimin sonucunu şimdi savaşa bağlıyor. Bu konuda artık biz mazeret duymak değil, seçim tarihini duymak istiyoruz. Ara seçimle ilgili talebimiz nettir. Ama ‘Ara seçim talebinden vazgeçer misiniz’ derseniz, onu ortadan kaldırabilecek tek şey erken seçimin tarihinin ilan edilmesidir. Bu açıdan da milletin önüne bir sandık koyarlarsa millet tüm sorunların çözümünü sandıkta üretecektir."
DEVA Partisi'ni Ziyaret Etti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Özel ve Babacan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. 8 yıldır yeniledikleri 'Siyasi Etik Kanunu' teklifinin ilgili komisyonda beklediğini belirten Özel, "Genel başkanlar, Cumhurbaşkanı, bakanlar, belediye başkanlarının mal varlıklarının açık ve şeffaf olması, nasıl edinildiği konusunda da hesap verebilir olması gerektiğini ifade ediyoruz. Daha önce de söyledim. Ne Ekrem İmamoğlu ne Özgür Özel ne de Recep Tayyip Erdoğan’ın bu milletin karşısına çıkıp mal varlığında izah edemeyecek bir artışının olmaması gerekir" dedi.
Ara Seçim Noktasında Hemfikiriz
Babacan ile Meclis İçtüzük, Anayasa, Meclis Başkanı'nın görev ve yetkileri noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını dile getiren Özel, "Kendileri de ara seçimin bir anayasal zorunluluk olduğu noktasındaki ifade ettiği yaklaşımını, Anayasa'nın bu konuda şüphe yaratmayacak şekilde yazıldığını paylaştı. Geçen 30 aydan sonra da bu evrede ara seçimin yapılması gereken bir süreçte, anayasal zorunluluk sürecinde olduğumuz konusunda hemfikir olduk. Buradan sonra siyasi parti ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra, Sayın Numan Kurtulmuş’a da bu konuda görüşme talebimizi ileteceğiz ve konuyu Meclis zemininde tartışmaya devam edeceğiz. Burada yersiz olan, yasamanın üzerindeki bir anayasal yükümlülüğe yürütme eliyle müdahale ediliyor olmasıdır. ‘Türkiye’nin gündeminde böyle bir şey yok’ denmesidir. Bunu kesinlikle kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek isterim" diye konuştu.
Türkiye'de Enflasyon Sorunu Var
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, ekonomiye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye’de bir enflasyon sorunu var. Ama en yakıcı olan herhalde Türkiye’deki mazeret enflasyonu. Sayın ekonomi yönetimi ve Sayın Mehmet Şimşek, sürekli mazeret üretmekte ve tutmayan bütün hedefleri bir mazeretle ilişkilendirmektedir. Şimdi de işte bir 'Savaşlasyon' gibi bir icat çıkartmak üzere. Savaştan dolayı bir enflasyon oluştuğunu söylemektedir. Elbette savaş bütün dünyadaki ülkelerin ekonomilerini etkiler. Buna karşı da dünyada gelişmiş ülkelerin, ekonomisi iyi yönetilen ülkelerin nasıl tedbirler aldıklarını görüyoruz. Hele hele bu tedbirlerin alınabilir durumda olduğunu görüyoruz ülkeler açısından. Peki bizimkiler bunu niye yapamıyorlar? Yani petrole gelen her zam niye pompaya, pompaya gelen her zam niye bütün fiyatlara yansıyor? Çünkü bu savaşa en hazırlıksız yakalanan ekonomilerden bir tanesi biziz."
Millet Çözümü Sandıkta Üretecek
CHP Genel Başkanı Özel, sözlerine şöyle devam etti:
"Geçen sene 19 Mart sonrasında İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı'nı, Cumhurbaşkanı adayımızı siyasetten men etmek umuduyla her şeyi göze alıp, 60 milyar dolarlık bir hasar yaratmamış olsalardı, şimdi bu imkanları örneğin emeklilere ara zam vererek, asgari ücrete ara zam yaparak, üretim yapan ihracatçılara desteklerde bulunarak, Kobi’lere enerji maliyetlerini karşılamak için bir takım destekler vererek, küçük esnafa ya da sanayiciye kredi garanti fonlarıyla, uygun faizli kredilerle onları destekleyerek; bu sürecin hem ekonomide tahribat yaratmaması, yoksulluk yaratmaması hem de enflasyon yaratmaması üzerinden adımlar atılabilirdi. Bu dönemde Mehmet Şimşek mazeret enflasyonu ile bu işe de bir mazeret bulmuş. Zaten bolca mazereti var. Aslında kötü yönetimin sonucunu şimdi savaşa bağlıyor. Bu konuda artık biz mazeret duymak değil, seçim tarihini duymak istiyoruz. Ara seçimle ilgili talebimiz nettir. Ama ‘Ara seçim talebinden vazgeçer misiniz’ derseniz, onu ortadan kaldırabilecek tek şey erken seçimin tarihinin ilan edilmesidir. Bu açıdan da milletin önüne bir sandık koyarlarsa millet tüm sorunların çözümünü sandıkta üretecektir."











