İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Özlem Gürses, oyuncu Hazal Kaya ve gazeteci Ruşen Çakır’ın savcılıkta verdiği ifadeler ortaya çıktı.
Üç isim de ifadelerinde Haluk Levent ile kişisel ilişkilerine, deprem dönemindeki paylaşımlarına ve AHBAP Derneği’ne ilişkin değerlendirmelerine yer verdi.
Özlem Gürses: “Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur”
AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren gazeteci Özlem Gürses, Haluk Levent ile herhangi bir kişisel tanışıklığının bulunmadığını söyledi.
Gürses ifadesinde, deprem öncesinde Haluk Levent ile ilgili röportaj ya da özel haber çalışması yapmadığını belirterek, yalnızca depremin üçüncü yılında Hatay’dan gerçekleştirilen canlı yayında kendisini konuk aldıklarını ifade etti. Yayında depremzedelere yönelik tavrını doğru bulmadığını rejideki arkadaşlarına ilettiğini söyleyen Gürses, programın deprem sonrası verilen sözlerin sorgulandığı bir içerik olduğunu belirtti.
Şeffaflık çağrısı yaptığını vurgulayan Gürses, şu ifadeleri kullandı:
“Benim Ahbap ve Babala’ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım.”
Deprem sürecinde örgütsel bir yapı kurulmuş olması veya yardım etmeyenlere yönelik bir linç kampanyası yürütülmüş olması halinde bundan haberdar olmadığını söyleyen Gürses, devlet kurumlarına her zaman saygı duyduğunu ve herhangi bir kurumu hedef almadığını belirtti.
Hazal Kaya: “Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, ben de mağdurum”
Oyuncu Hazal Kaya ise savcılık ifadesinde, deprem döneminde AHBAP Derneği’ne 120 bin lira bağış yaptığını ve kendisinin de mağdur olduğunu söyledi.
Kaya, Haluk Levent’in 2020 yılında kendisini telefonla aradığını ancak somut bir yardım talebinde bulunmadığını, yüz yüze hiç görüşmediklerini ve herhangi bir yakınlıklarının olmadığını anlattı.
Deprem döneminde Babala TV’nin canlı yayınını görerek kendi isteğiyle yayına katıldığını belirten Kaya, tüm paylaşımlarının depremzedelere yardım amacı taşıdığını ifade etti.
İfadesinde şu sözlere yer verdi:
“Ahbap’a 120 bin lira bağış bende yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım.”
Kaya ayrıca, deprem sürecinde yalnızca AHBAP ve Babala TV ile ilgili değil, AFAD’ı etiketleyerek göçük altında kalan kişiler için de çağrılar yaptığını belirtti.
İfadesinde şu değerlendirmeyi yaptı:
“Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir.”
Ruşen Çakır: “Haluk Levent’i tanımam, dernekle uzaktan yakından ilişkim yoktur”
Gazeteci Ruşen Çakır da savcılık ifadesinde Haluk Levent’i şahsen tanımadığını ve AHBAP Derneği ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını söyledi.
Çakır, deprem döneminde yaptığı haberlerin tamamen sahadaki gazetecilerden aldığı bilgiler doğrultusunda hazırlandığını belirterek, para toplanmasına yardımcı olmadığını ifade etti.
Şu ifadeleri kullandı:
“Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneği’ne çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum. Haluk Levent’i tanımam. Hiç bir şekilde bir araya gelmedim. Haluk Levent’in başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım.”
41 yıldır gazetecilik yaptığını söyleyen Çakır, AHBAP sayesinde herhangi bir maddi ya da manevi kazanç elde etmediğini belirtti.
Devlet kurumlarını hedef almadığını vurgulayan Çakır, haberlerinin yalnızca sahadaki durumu aktarmaya yönelik olduğunu söyledi.
İfadesinin sonunda ise şu değerlendirmede bulundu:
“Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. Bu soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneği’nin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da beni üzmüştür. Bende bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişiler cezalandırılır.”












