21 Ekim 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Binlerce küçük işaret

Binlerce küçük işaret

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
27 Haziran 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Binlerce küçük işaret
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Lawrence Durrell’ın bir cümlesi var, okuduğumdan beri içimde duruyor: “Büyük bir sevginin göstergesi olan binlerce küçük ayrıntıyı ıskaladım.” Basit gibi duruyor. Ama üstünde durdukça derinleşiyor.

Bir süvari düşünün. Geniş bir ovadan dörtnala geçiyor, gözleri rüzgârla dolu, hızla ilerliyor. Sonra bir tepeye çıkıp durduğunda arkasına bakıyor ve şaşırıyor. Mavi ırmaklar, meyveyle ağırlaşmış dallar, her esintide rengi değişen çiçekler, kuş sürüleri, koyu yeşil ormanlar. Hepsi oradaymış. “Ben bunları az önce nasıl görmedim?” diye soruyor kendine. İçinden geçtim, ama görmedim.

İnsan kendi geçmişine baktığında da böyle şaşırır işte. Aradığı şeyin tam ortasından geçmiş, ama fark etmemiştir.

Sürekli aradığımız bir şeyi, sevgiyi, onca işaret ortadayken nasıl göremeyiz? Bizi körleştiren ne? Hızla koşarken hangi rüzgâr gözlerimize dolar da, tam istediğimiz yerin içinde olduğumuzu görmemizi engeller?

Bence sorun beklentimizde. Hepimiz sevginin kendini büyük bir patlamayla göstermesini bekliyoruz. Dağdan kopan bir çığ gibi, patlayan bir yanardağ gibi, limanları yıkan deli bir deniz gibi. Tek seferde, görkemli, sarsıcı. Oysa içinde bir ömür geçirmek isteyeceğimiz o güzel ovanın, binlerce küçük işaretten oluştuğunu düşünemeyiz. Her biri tek başına önemsiz görünür; meyve ağacı, çiçek tarhı, bir dere. Ve bu küçüklük, ovanın tamamını görmemizi engeller.

Sonra bir gün döner, bir tepeden geriye bakarız. O zaman her şey açıkça görünür. Söylenmiş bir cümle, küçük bir gülümseme, omzumuza şefkatle dokunan bir el, kederli bir bakış, utangaç bir öfke. Zihnimizin değişik yerlerine dağılmış o işaretler birden bir araya gelir ve anlarız: büyük bir sevgiyi ıskalamışız.

Durrell’ın anlattığı bir an var, beni çarpan: birinin, öpmek için gözlüğünü güneş yanığı burnunun üstünden, tıpkı bir kavanozun kapağını kaldırır gibi yukarı itmesi. Minicik bir hareket. Ama içinde, belki başka kimsenin göremeyeceği bir sevgi taşıyan bir hareket. İşte o küçük jestler, öpüldüğümüz anda fark etmediğimiz o sevgi, belleğimize sessizce kaydolur. O an aklımız başka yerdedir; küçük işaretleri değil, büyük altüst oluşları aramaktayızdır. O yüzden değerini bilmeyiz.

Sonra bir gece, kaybedilmiş birinin acısıyla uyanırız. Çığlıkla. Çünkü aradığımız sevgiyi aslında bulmuşuzdur, ama bulduğumuz çoktan geçmişte kalmış, sahibi uzaklara gitmiştir. O zaman Durrell’ın o korkunç sorusunu sorarız kendimize: insan geçmişteki birini sevmeye başlayabilir mi?

Bence cevap şuna bağlı. Eğer o geçmiş hâlâ içimizde soluk alıp veriyorsa, hâlâ kımıldıyorsa, o işaretleri yeniden keşfetmek hâlâ canımızı acıtıyorsa, o kişi henüz “geçmiş” olmamış demektir. Anılardaki işaretleri tek tek toplar, yerli yerine koyar ve karşımıza çıkan o resmi yeniden sevmeye başlarız. Sonra sorarız: neden o zaman göremedim?

Cevap yine Durrell’da: “O kadar bilgiden serseme dönmüş olduğum için onu doğal hâliyle göremezdim.” İşte mesele bu. Sevdiğimiz biri hakkında topladığımız bilgiler. Çoğu zehirli. Onun mazisi, yaptıkları, hakkında duyduklarımız; bütün bunlar, kendimizi sevilmeye layık görmeyen zihnimizin ürettiği kuşkularla birleşince, sülfür dumanı gibi gözlerimizi yakar. Bereketli bir ovadan, etrafımızı göremeden geçeriz. Aradığımız yeri bulduğumuzu anlayamadan.

Burada bir an durmak istiyorum. Çünkü iki tür geçmişimiz var. Biri, küçük işaretleri göremediğimiz için kaybettiğimiz geçmiş. Öteki, görmememiz gerekirken inatla görüp biriktirdiğimiz, kuşkuyla kanserleşmiş yanlış bilgiler. Geçmişe döndüğümüzde hangisi öne çıkacak? Hangisi yeni kuracağımız hayata rengini verecek? İşte asıl soru bu.

Flaubert bir mektubunda şöyle der: “Bizi mahveden şeyin geçmiş zaman olduğunu düşünüyorum.” Peki hangi geçmiş bizi mahvediyor? Küçük işaretleri göremediğimiz geçmiş mi? Yoksa o işaretleri sonradan fark ettiğimizde, acının aslında kendi körlüğümüzden doğduğunu anladığımız geçmiş mi?

Çünkü tuhaf bir gerçek var: bazen sadece gelecek değil, geçmiş de değişir. Tepede atınızı durdurup geriye baktığınızda, içinden geçtiğiniz ova size bambaşka görünür. Dönmek isteyebilirsiniz. Ama dönülür mü, orası belli değil.

En çok ürperten ihtimal şu: ya sevdiğimiz ve bizi sevmediğini sandığımız o insan, aslında bizi umursuyorduysa? Ya biz atımızı fazla hızlı sürdüğümüz için, çevremize bakmadığımız için, tam aradığımız ovanın ortasında olduğumuzu kavrayamadıysak? Ya yanlış bilgiler gözlerimize sert bir rüzgâr gibi dolduğu için kör kaldıysak?

Hepimiz arıyoruz. Ama gözlerimiz büyük patlamaları görmek üzere ayarlanmış. Bir infilaka benzemeyen hiçbir şey ilgimizi çekmiyor. Küçük işaretlere aldırmıyoruz. Binlercesine.

Oysa büyük bir sevgiyi, tam da o ayrıntılar yapıyor. Belki hayatımızda binlercesi var. Şu an bile.

Ve belki de tek sorunumuz, yanlış yere bakıyor olmamız.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sağlık Bakanlığı uyardı: Yaz tatilinde ekran süresi sınırlandırılmalı

Sonraki Haber

Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Bir evlilik biterken, çocukların dünyasında neler olur?
Yazarlar

Bir evlilik biterken, çocukların dünyasında neler olur?

21 Ekim 2026
Dikmen yokuşları ve Ankara kışında ehliyet sınavı
Yazarlar

Dikmen yokuşları ve Ankara kışında ehliyet sınavı

21 Ekim 2026
Avusturya’da sevgili yazar Fatmagül Ceylan ile söyleşi
Yazarlar

Avusturya’da sevgili yazar Fatmagül Ceylan ile söyleşi

20 Ekim 2026
Kuşatılan otobüs durakları ve "Dolmuş geliyor, yat yere!" paniği
Yazarlar

Kuşatılan otobüs durakları ve “Dolmuş geliyor, yat yere!” Paniği

20 Ekim 2026
Dudağımda kalan tat
Yazarlar

Dudağımda kalan tat

19 Ekim 2026
"Angara Bebesi" ve sosyal medya çılgınlığı: "La bize her yer Sincan!"
Yazarlar

“Angara Bebesi” ve sosyal medya çılgınlığı: “La bize her yer Sincan!”

19 Ekim 2026
Sonraki Haber
Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

En Güncel Haberler

Tekirdağ'da 14 yaşındaki MESEM öğrencisine tamirhanede şiddet!
Gündem

Tekirdağ’da 14 yaşındaki MESEM öğrencisine tamirhanede şiddet!

21 Ekim 2026
CHP'de ihraç krizi! Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve 2 İBB meclis üyesi disipline sevk edildi
Politika

CHP’de ihraç krizi! Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve 2 İBB meclis üyesi disipline sevk edildi

21 Ekim 2026
Milas Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 35'e yükseldi! Başkan ve oğlu da soruşturmada
Öne Çıkan

Milas Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 35’e yükseldi! Başkan ve oğlu da soruşturmada

21 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Sancaktepe’de haciz dehşeti: Aracı kaçırırken avukata çarpan şüpheli tutuklandı

21 Ekim 2026
Yaşam

20 günlük eşini öldürüp intihar etti

21 Ekim 2026
Yaşam

T3 Vakfı Özdemir Bayraktar Burs Programı’na başvurular başladı

21 Ekim 2026
Yaşam

Beyoğlu’nda uyuşturucu operasyonu: 4 şüpheli yakalandı

21 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

20 günlük eşini öldürüp intihar etti

20 günlük eşini öldürüp intihar etti

- Haberton
21 Ekim 2026

Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde tartıştığı 20 günlük eşi A.A.'yı (27) tabancayla öldüren S.A. (29) aynı silahla başına ateş ederek intihar etti....

Direksiyonda bir kadın, kabinde bir hayat: Memuriyeti bırakıp Avrupa’da TIR şoförü oldu

Türk Çevre Mevzuatında kirleten Öder İlkesi: Çevreyi kirleten kim, hangi bedeli ödüyor?

Sürekli yorgunluk ve unutkanlık yaşıyorsanız dikkat! Nedeni iyot eksikliği olabilir

Avrupa’da protesto dalgası büyüyor! Fransa’da sokağa çıkma yasakları, binlerce gözaltı: 7 ülkede neler oluyor?

Güncel Haber

Tekirdağ'da 14 yaşındaki MESEM öğrencisine tamirhanede şiddet!

Tekirdağ’da 14 yaşındaki MESEM öğrencisine tamirhanede şiddet!

21 Ekim 2026
CHP'de ihraç krizi! Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve 2 İBB meclis üyesi disipline sevk edildi

CHP’de ihraç krizi! Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve 2 İBB meclis üyesi disipline sevk edildi

21 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton