27 Haziran 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - 6 Şubat depreminin yıldönümünde dayanışma ve umut

6 Şubat depreminin yıldönümünde dayanışma ve umut

Pınar Bilecen - Pınar Bilecen
6 Şubat 2025
- Yazarlar
Okuma Süresi:10 dakikalık okuma
A A
0
6 Şubat depreminin yıldönümünde dayanışma ve umut
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

6 Şubat depreminin yıldönümünde dayanışma ve umut: Kuruluşlar ve gönüllüler nasıl destek oluyor?

6 Şubat Depremi ve Psikolojik Mirası: Çocuklarımız, Aileler ve Toplum İçin Kalıcı Dersler

6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketi hepimizi derinden sarstı. O gün, bir eğitimci uzman olarak değil, öncelikle bir insan olarak büyük bir acıyı hissettim. Yaşanan kayıplar, yıkılan evler, yok olan hayatlar… Ancak bu felaketin belki de en uzun sürecek etkisi, geride kalanların ruhunda açılan yaralar. Özellikle çocuklar için, bu travmanın etkilerini anlamak ve onlara doğru şekilde destek olmak hayati önem taşıyor.

Çocuklar Depremi Nasıl Algılar ve Psikolojileri Nasıl Etkilenir?

Deprem gibi büyük bir felaket, çocuklarda güvensizlik hissi yaratır. Ani ve kontrol edilemez bir şekilde gelişen bu olay, onların dünyaya dair güvenli bir çerçeve oluşturmasını zorlaştırır. Çocukların verdiği tepkiler yaşlarına göre değişir:

0-3 yaş arası: Uyku ve beslenme bozuklukları, aşırı huzursuzluk ve ebeveyne yapışma ihtiyacı görülebilir.

4-6 yaş arası: Korkular, kabuslar, alt ıslatma ve regresyon (önceki gelişim dönemine geri dönüş) gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

7-12 yaş arası: Kaygı, dikkat dağınıklığı, akademik başarısızlık, içe kapanma ya da aşırı hareketlilik görülebilir.

Ergenler: Depresyon, öfke patlamaları, geleceğe dair umutsuzluk ve riskli davranışlar (madde kullanımı, okuldan uzaklaşma) gelişebilir.Çocukların ekranlarda sürekli yıkım görüntülerini izlemesi, travmatik etkileri artırabilir. Bu yüzden ebeveynlerin ve eğitimcilerin medya kullanımını sınırlandırması önemlidir.

Aileler Deprem Sonrası Çocuklarına Nasıl Destek Olabilir?

Bir uzman olarak ailelere en büyük tavsiyem, çocuklarının duygularını küçümsemeden dinlemeleridir. “Korkacak bir şey yok” ya da “Unut gitsin” gibi cümleler, çocukların travmayı bastırmasına ve ileride daha büyük sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bunun yerine:Çocukların korkularını ifade etmesine izin verilmeli.Deprem hakkında bilimsel, yaşına uygun açıklamalar yapılmalı.Rutinler korunmalı ve güven hissi sağlanmalı.Fiziksel temas (sarılma, el tutma) artırılmalı.Oyun terapisi gibi yaratıcı yöntemlerle duygularını ifade etmeleri teşvik edilmeli.

Okullarda Bilinçlendirme Nasıl Yapılmalı?

Okullar, çocukların en çok zaman geçirdiği alanlardan biri olduğu için, deprem travmasını aşmalarında önemli bir rol oynar. Öğretmenlerin bilinçlendirme süreçlerine aktif katılması gerekir.Depremle ilgili korkutucu değil, bilinçlendirici eğitimler verilmeli.Psikolojik destek alabilecekleri mekanizmalar tanıtılmalı.Çocukların güven içinde hissedebileceği etkinlikler düzenlenmeli.Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösteren öğrenciler için uzman desteği sağlanmalı.

Türkiye’de Deprem Riski ve Alınması Gereken Önlemler

Ülkemiz, büyük bir kısmı aktif fay hatları üzerinde yer aldığı için her zaman deprem riski altında. Marmara, Ege ve Doğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere birçok il, büyük depremler yaşama potansiyeline sahip. Ancak önemli olan, bu gerçeği bilerek hazırlıklı olmak.

Evlerimizi depreme dayanıklı hale getirmeliyiz.

Deprem çantası hazırlamalı, aile içinde acil durum planları yapmalıyız.

Çocuklara depreme yönelik doğru bilgi vermeli, korkutucu değil, bilinçlendirici konuşmalar yapmalıyız.

Okullarda ve iş yerlerinde düzenli tatbikatlar düzenlemeliyiz.

Deprem Sonrası Psikolojik Destek İçin Neler Yapılmalı?

Travmatik olaylardan sonra profesyonel destek almak, ruhsal iyileşme sürecini hızlandırır. Türkiye’de depremzedelere destek sağlayan birçok kurum bulunuyor:

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı psikososyal destek ekipleri yönlendiriyor.

Türk Psikologlar Derneği, depremzedelere ücretsiz psikolojik destek sunuyor.

Kızılay, afetzedelere temel ihtiyaç yardımı yaparken aynı zamanda psikososyal destek sağlıyor.

Gönüllü psikologlar ve terapistler, depremzedelere terapi desteği sunuyor.

Nasıl Gönüllü Olabiliriz?

Ben de bir uzman olarak, bu süreçte gönüllü çalışmaların ne kadar önemli olduğunu gördüm. Eğer siz de bir uzman olarak ya da farklı alanlarda destek vermek istiyorsanız:

Türk Psikologlar Derneği, afet sonrası gönüllü psikologları organize ediyor.

AFAD, afet yönetimi ve ilk yardım konusunda eğitimler vererek gönüllü kabul ediyor.

Kızılay, afet bölgelerinde aktif olarak çalışmak isteyenler için eğitimler düzenliyor.

Yerel STK’lar ve belediyeler, sahada destek verecek gönüllüler arıyor.

Gönüllü olmak için ilgili kurumların web sitelerini ziyaret ederek başvuru yapabilirsiniz.

Kızılay ve Gönüllülük: Deprem Sonrası Dayanışmanın Gücü

Bir uzman olarak, afet sonrası insanların yaşadığı travmayı yakından gözlemleme fırsatım oldu. Deprem sadece binaları değil, ruhları da yıkıyor. Ancak şunu da gördüm: İnsanların dayanışma içinde olması, iyileşme sürecini hızlandırıyor. İşte tam da bu noktada, Kızılay gibi kurumlar devreye giriyor. Afet anında ve sonrasında verdikleri destek, hem fiziksel hem de psikolojik iyileşmenin temel taşlarından biri oluyor.

Kızılay’ın Afet ve Gönüllülük Çalışmaları

Kızılay, Türkiye’nin en köklü insani yardım kuruluşlarından biri olarak, afet bölgelerinde gıda, barınma, sağlık ve psikososyal destek sağlamaktadır. Depremler, seller, yangınlar gibi afetlerde ilk müdahaleyi yapan kuruluşlardan biri olan Kızılay, aynı zamanda gönüllü katılımı teşvik ederek toplumun bilinçlenmesini sağlıyor.

Kızılay’ın afet çalışmalarında sunduğu başlıca hizmetler şunlardır:

Acil yardım ve barınma desteği: Çadır kentler, mobil mutfaklar ve temel gıda yardımları sağlar.

Psikososyal destek: Depremzedelere ve özellikle çocuklara yönelik psikolojik destek programları yürütür.

Sağlık ve hijyen desteği: Temel sağlık hizmetleri sunar, hijyen kitleri dağıtır.

Eğitim ve bilinçlendirme: Afet anında nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda toplumu bilgilendirir.

Kızılay’da Nasıl Gönüllü Olunur?

Gönüllülük, toplumun iyileşmesine katkı sağlarken bireysel olarak da fark yaratma şansı sunar. Bir uzman olarak, gönüllülüğün insanların kendilerini daha anlamlı hissetmelerini sağladığını ve bireysel travmalarla başa çıkmalarına yardımcı olduğunu gördüm.

Kızılay gönüllüsü olmak için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:

Kızılay Gönüllü Portalı’na Kayıt: www.kizilay.org.tr üzerinden gönüllü kaydınızı yapabilirsiniz.

Eğitimlere Katılım: Afet yönetimi, ilk yardım ve psikososyal destek gibi eğitimler alınabilir.

Afet Müdahale Ekiplerinde Görev: Gönüllüler, eğitimlerini tamamladıktan sonra sahada aktif olarak çalışabilirler.

Gönüllülüğün Psikolojik Önemi

Bir uzman olarak, gönüllü çalışmalara katılan insanların kendilerini daha güçlü ve dayanıklı hissettiklerini gözlemledim. Özellikle travmatik olaylara maruz kalan bireyler için, başkalarına yardım etmek onların iyileşme sürecini hızlandırabiliyor. Gönüllülüğün psikolojik faydaları şunlardır:

Dayanışma hissini artırır: İnsanların yalnız olmadığını hissetmesini sağlar.

Kendini gerçekleştirme duygusu kazandırır: İnsanlara fayda sağlamak, bireyin öz değerini yükseltir.

Travma sonrası büyümeyi destekler: Travmaya maruz kalan kişilerin başkalarına yardım etmesi, kendi iyileşmelerini hızlandırabilir.

Deprem Sonrası Aileler ve Psikolojik Destek Süreci

Depremden etkilenen ailelerle çalışırken, onların en büyük kaygısının “şimdi ne olacak?” sorusu olduğunu fark ettim. Evlerini, sevdiklerini kaybetmiş, gelecek kaygısı içinde olan aileler, psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşayabiliyor.Depremden sonra ailelerin yaşadığı psikolojik süreçler şunlardır:

  1. Şok ve İnkar Dönemi

İlk günlerde insanlar, yaşadıklarını tam olarak algılamakta zorlanabilir. “Gerçek mi bu?” sorusu sıkça sorulur. Bu süreçte, psikolojik ilk yardım çok önemlidir.

Nasıl destek olunur?Güven verici bir ortam sağlanmalı.Temel ihtiyaçları (barınma, gıda) karşılandıktan sonra duygularını ifade etmelerine izin verilmeli.

Öfke ve Suçluluk Dönemi

Depremzedeler, kendilerine veya başkalarına öfke duyabilirler. “Keşke daha önce çıksaydım”, “Neden ben değil de o?” gibi düşünceler, suçluluk duygusunu artırabilir.

Nasıl destek olunur?Öfkenin normal bir tepki olduğu anlatılmalı.Suçluluk duygularının travmatik olaylar sonrası yaygın olduğu ve zamanla azalacağı vurgulanmalı.

  1. Depresyon ve Umutsuzluk Dönemi

Geleceğe dair umutsuzluk, kayıp duygusu ve yoğun hüzün bu aşamada belirginleşir.Nasıl destek olunur?Günlük rutinlerin oluşturulması sağlanmalı.

Bireysel psikoterapi ve destek grupları teşvik edilmeli.

  1. Kabullenme ve Uyumu Artırma:Bu aşamada insanlar yeni bir yaşam kurmaya çalışır. Travma ile baş etme mekanizmaları gelişmeye başlar.

Nasıl destek olunur?

İş ve eğitim olanakları hakkında bilgilendirme yapılmalı.

Toplumsal dayanışma projelerine katılım teşvik edilmeli.

Afet Bilinçlendirme ve Önleyici Psikolojik Çalışmalar

Bir uzman olarak, afet sonrası psikolojik destek kadar, önleyici psikolojik çalışmaların da önemli olduğunu düşünüyorum. İnsanların deprem anında ve sonrasında daha az zarar görmesi için psikolojik dayanıklılığı artıracak eğitimler verilmelidir.

Afet bilinci için yapılması gerekenler:

Okullarda afet eğitimi verilmelidir. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren afetlere karşı bilinçlendirilmelidir.

Psikolojik sağlamlık artırılmalıdır. Deprem kaygısı yaşayan insanlara yönelik stres yönetimi eğitimleri düzenlenmelidir.

Afet sonrası psikolojik destek merkezleri kurulmalıdır. Her afet bölgesinde ruh sağlığı uzmanları hazır bulundurulmalıdır.

Deprem, sadece binaları değil, ruhlarımızı da sarsar, insanlar destek gördükçe iyileşme süreci hızlanır. Kızılay gibi kurumlar, bu süreçte hayati bir rol oynar. Ancak sadece profesyonellerin çabası yetmez; hepimiz gönüllü olarak bir şeyler yapabiliriz.

Unutmayalım, travmayı yalnızca bireysel değil, toplumsal olarak da atlatabiliriz. Yardımlaşma, dayanışma ve gönüllülük, iyileşmenin en güçlü araçlarıdır.

Etiketler: Deprem
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Vizyondaki filmler 7-14 Şubat 2025

Sonraki Haber

6 Şubat: Hatay’ın gözyaşı ve Türkiye’nin dayanışması

Pınar Bilecen

Pınar Bilecen

Pınar Bilecen Çocuk Gelişim Uzmanı, Aile Danışmanı Klinik Psikoloji/Psikoloji Kitaplar Dijital Çağda Anne Baba Olmak, Annelik Meşakkatli Şey, Dedemin Dev Elleri Kitapları Yazarı

İlgili Haberler

Ekranların arkasındaki yeni dünya: Güven, geçim ve dijital sığınaklar
Yazarlar

Ekranların arkasındaki yeni dünya: Güven, geçim ve dijital sığınaklar

27 Haziran 2026
Hayatta sadece kırmayı tercih edenler
Yazarlar

Hayatta sadece kırmayı tercih edenler

27 Haziran 2026
Türkistan, Balkanlar ve Afrika üçgeninde Türkiye
Yazarlar

Türkistan, Balkanlar ve Afrika üçgeninde Türkiye

27 Haziran 2026
Çiçek görürsen kokla
Yazarlar

Çiçek görürsen kokla

27 Haziran 2026
Binlerce küçük işaret
Yazarlar

Binlerce küçük işaret

27 Haziran 2026
Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor
Yazarlar

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

26 Haziran 2026
Sonraki Haber
6 Şubat: Hatay’ın Gözyaşı ve Türkiye’nin Dayanışması

6 Şubat: Hatay'ın gözyaşı ve Türkiye'nin dayanışması

En Güncel Haberler

Ekranların arkasındaki yeni dünya: Güven, geçim ve dijital sığınaklar
Yazarlar

Ekranların arkasındaki yeni dünya: Güven, geçim ve dijital sığınaklar

27 Haziran 2026
Hayatta sadece kırmayı tercih edenler
Yazarlar

Hayatta sadece kırmayı tercih edenler

27 Haziran 2026
Denizden büyü malzemeleri çıkardı, tehdit edildi
Gündem

Denizden büyü malzemeleri çıkardı, tehdit edildi

27 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Şanlıurfa’dan 600 kilometre yol gelen tarım işçilerinin zorlu mesaisi

27 Haziran 2026
Yaşam

Denizden su alan uçağın olumsuz hava şartları nedeniyle kalkış yapamadığı anlar kamerada

27 Haziran 2026
Yaşam

Mutfak penceresinin daimi misafiri, ‘Züccaciyeci Jonathan’

27 Haziran 2026
Yaşam

Gözleme pişirip satarak 5 çocuğunu büyüttü

27 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

AK Parti'nin 25'inci yıl şarkısı ilk kez dinletildi

AK Parti’nin 25’inci yıl şarkısı ilk kez dinletildi

- Haberton
27 Haziran 2026

Ak Parti'nin Sakarya'daki 33'üncü İstişare ve Değerlendirme Kampı'nda partinin 25'inci yılına özel hazırlanan 'Efsane Büyük Başkan' adlı şarkı ilk kez...

Sosyal medyada fake yatırım tuzakları büyüyor

Sahte IBAN dolandırıcılığına dikkat: Uzmanlardan kritik uyarı

Borç kapatmanın en etkili yöntemleri

Sürekli yorgunluk erkeklerde hangi hastalıkları gösterebilir?

Güncel Haber

Ekranların arkasındaki yeni dünya: Güven, geçim ve dijital sığınaklar

Ekranların arkasındaki yeni dünya: Güven, geçim ve dijital sığınaklar

27 Haziran 2026
Hayatta sadece kırmayı tercih edenler

Hayatta sadece kırmayı tercih edenler

27 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton