Bugün, sabah kahvesiyle değil son dakika haberiyle uyananların; tatili değil “acil çıkış”ı bilenlerin; “fotoğrafları yatay çek” uyarısını hayat mottosu haline getirenlerin günü!
Gazetecilik bir meslek değil, bir yaşam tarzı…
Yeri gelir mikrofonu şemsiye diye açarız, yeri gelir yağmurun altında üç cümle almak için saatlerce bekleriz.
“Şunu hemen yayınlayalım” cümlesiyle başlayan tüm akşam planlarımız, genelde sabah saatlerinde sona erer.
Tatili bayramlarda ararız, ama bayramda da “görüntü aldık mı?” stresiyle yaşarız.
Muhabir, editör, kameraman, sayfa sekreteri, grafik tasarımcı, sosyal medya sorumlusu… hepsi ayrı bir departman değil, bazen tek bir kişide birleşen süper kahraman özellikleridir.
Bir muhatap bulup “birkaç kelime alabilir miyiz?” dediğimizde, aldığımız sadece kelime değil; çoğu zaman yorgunluk, stres ve kahkaha da olur.
Kısacası:
Basın emekçileri, sadece haber değil, bazen moral de taşır.
Mikrofon tutarken el titrer ama vicdan titremez.
İlk haberi veremediğinde üzülür, ama doğruluğundan hiç ödün vermez.
Tüm haber peşinde koşan, kelime avcısı, ışık savaşçısı meslektaşlarımızın Basın ve Gazeteciler Günü kutlu olsun.
Haberin olduğu yerdeyiz, bazen haberin ta kendisiyiz.
🎥📸
Bugünlük sizi çekmiyoruz, kendimizi alkışlıyoruz













