YKS bitti. Milyonlarca aday, şimdi gözünü ÖSYM’nin açıklayacağı sonuçlara çevirmiş durumda. Henüz sonuçlar ilan edilmemiş olsa da, uzmanlara göre tercih sürecine hazırlanmak için şimdiden doğru bir planlama yapmak büyük önem taşıyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve rehberlik uzmanları, adayların tercih döneminde dikkat etmesi gereken noktaları şimdiden gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor. Bu süreçte yapılan hataların, öğrencilerin sadece akademik değil, sosyal yaşamlarını da etkileyebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, en sık yapılan hatalardan birinin tercihlerde puana göre hareket etmek olduğunu ifade ediyor. YÖK tarafından yapılan açıklamalarda da, tercihlerde asıl ölçütün başarı sırası olması gerektiği defalarca belirtiliyor. Puanların yıl bazlı değişkenlik gösterebileceği ancak başarı sırasının adayın sınavdaki gerçek yerini yansıttığı unutulmamalı.
Tercih listesi hazırlanırken yalnızca bölüm adı ya da üniversite markasına bakmak yerine, ilgili fakültenin akademik kadrosu, uygulamalı eğitim olanakları, şehir yaşamı, ulaşım, yurt imkânları gibi unsurların da değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Tercih edilecek üniversitenin bulunduğu şehrin sosyal ve ekonomik yapısı, adayların üniversite yıllarındaki yaşam kalitesini doğrudan etkileyebiliyor.
24 tercihlik kontenjanı doğru değerlendirebilmek adına uzmanlar, listenin “ulaşılması zor ama istenen”, “uygun görülen”, ve “yerleşme ihtimali yüksek” bölümlerden oluşan dengeli bir yapıda hazırlanmasını öneriyor. Bu tür bir dağılımın, hem hedefleri hem de gerçekçi ihtimalleri barındırması açısından önemli olduğu belirtiliyor.
Adayların tercih döneminde bilgi kirliliğinden uzak durması gerektiğini hatırlatan uzmanlar, sosyal medyada dolaşan ve kaynağı belirsiz “tercih robotlarına” temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguluyor. YÖK’ün sunduğu YÖK Atlas gibi resmî ve güvenilir platformların tercih sürecinde kullanılması, adaylara daha sağlıklı veriler sunuyor.
Aile baskısı da tercih döneminde dikkat edilmesi gereken başka bir unsur olarak öne çıkıyor. Eğitimciler, öğrencilerin yalnızca ebeveynlerin isteklerine göre değil, kendi ilgi alanlarına ve yeteneklerine göre tercih yapmaları gerektiğini belirtiyor. Ailenin rehberliği elbette değerli; ancak kararın öğrencinin hedef ve isteklerine uygun olması, uzun vadeli başarı açısından belirleyici rol oynuyor.
Tercih süreci, sonuçların açıklanmasının ardından ÖSYM’nin duyuracağı takvime göre başlayacak. Ancak şimdiden araştırma yapmaya başlayan, ilgi alanlarını belirleyen ve resmî kaynakları dikkatle inceleyen adayların daha bilinçli tercihler yapacağı görüşü hâkim.













