Atatürkçülük, bu ülkenin sarsılmaz fikridir. Ancak her bünye bu fikri taşıyamaz; bugün lacivert, yarın gri olanların, yani ilkesizlerin taşıyamayacağı kadar köklü bir duruştur bu.
Peki, gariban Atatürkçüler kimdir?
Onlar, tıpkı senin ve benim gibi, ezilen, hor görülen, çoğu zaman görmezden gelinenlerdir. Oy zamanı geldiğinde hatırlanır, yüzlerine gülümsenir; ama seçim biter, koltuklara oturulduğunda ise unutulurlar. Onlar memleketi gerçekten sever, seviyormuş gibi yapmazlar. Toplumun en ağır, en zor işlerinde alın teri dökerler. Oturduğu yerden kolayca para kazananların aksine, onlar emekleriyle yaşarlar. Özel sektörde, tabiri caizse, canları çıksa da Atatürk sevgilerinden ve ideallerinden asla vazgeçmezler.
Diğer yandan, masa başında oturanlar için iktidara kimin geldiği pek de önemli değildir. Onların “Atatürkçülüğü” genellikle sosyal medyada bir fotoğraf paylaşmaktan ibarettir. Facebook’a veya Instagram’a bir Atatürk görseli koymak yeterlidir. Hatta bir de rakı sofrasında çekilen bir poz varsa, “en büyük Atatürkçü” unvanı onlara aittir!
Benim isyanım ve dik duruşum da tam da bu yüzden: Neden gariban Atatürkçüler sadece seçim dönemlerinde hatırlanıyor? Şunu asla unutmayın: Eğer bir gün sizi tamamen unuturlarsa, hiç şaşırmayın!













