18 Eylül 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Ruhu şad olsun mu?

Ruhu şad olsun mu?

Zeynep Demir - Zeynep Demir
26 Ekim 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Ruhu şad olsun mu?

Ruhu şad olsun mu?

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Yakılan kınalar yerini buldu, kocaya kurban edilen bir hayat daha kayıp gitti. Diyelim mi artık “RUHU ŞAD OLSUN” diye?

Uzaklarda çok uzaklarda; bahçe bahçe uzanmış değişik renklerdeki güllerin enfes kokuları, önce yavaşça gökyüzüne yayılır, sonra da kokuyu duyan değişik bir sürü kuşu ve börtü böceği kendine çekerek dalları süsler yüz yıllar boyu. Zamanın başlangıcından bu yana asla eksilmezdi güllerin kokusu. Evrenin en büyük ahengini taşımakla kalmaz, yükünü de taşırdı.

Bense, binlerce rengarenk güllerin olduğu bir bahçede, bembeyaz bir güldüm bir zamanlar. Yanımdaki diğer beyaz güller ile birlikte tomurcuklanmaya başladığım anda başladı benim hikayem.

Güzeller güzeli, anne ve babasının tek kız evladıydım zamanın birinde. Anneme babama hayırlı bir evlat olarak başlayan bu yolculuğuma, iyi bir öğrenci ve daha sonra maddi durumumuzun yeterli olmamasından dolayı iyi bir çalışan olarak devam ettim. Diğer tüm arkadaşlarım gibi hayallerim gülümsemelerimi süslerken gençliğimle salınır durur, geleceğimi düşünmeden anın tadını çıkarırdım. Hani derler ya aklın beş karış havada diye, benimki de öyleydi vallahi. Aklımı başıma almak istemezdim. Böyle iyiydi çünkü. Toplumun kadına biçtiği rolleri bir gün ben de elbet yaşayacaktım. O yüzden her sabah, hayallerimi bir çantada kolumun altına alır, kulağıma küpelerimi sonra gülümsememi yüzüme takar çıkardım evden.

Her güne benzemeyen bir gün çıkıp da kapımı çaldığında, henüz yirmili yaşlara gelememiştim. Okullarda sıraların arkasına; duvarda asılı mevsimlerin olduğu tabloda, zaman sonbahardan başlarken, neden yıl ocak birden başlıyor ben bunu henüz çözememişken; babam “istemeye geliyorlar seni” demişti.

Anneme baktım. Onun başının da aşağı indiğini gördüğüm an hayallerimi çantamdan alıp camdan aşağı attım. Artık koltuk altımdaki çantamda hayallerin yeri yoktu. Çeyiz gireceğinin farkına vardım oraya. Sessizce odama çekilerek bu maceranın sonunun iyi gitmesini sadece umabildim.

Telli duvaklı gelin olmadan önce neden kına yakılırdı, neden herkes oynayıp dans ederken gelin ağlatılırdı bilemezken, sonradan öğrenecektim kocasına kurban edildiğini kız çocuğunun. Askere gitmeden önce vatana kurban olması için oğlan çocuğuna, kesilmeden önce kurbanlığa kına yakılması ondanmış dediler. Kınası yakılınca Allah’a layık olurmuş hayvan, kınası yakılınca erkek olurmuş asker ve meğer kınan yakılınca da kadın olurmuşsun; öğrenecektim kadın olmayı bir gün.

Ruhu şad olsun mu?
Ruhu şad olsun mu?

Yıllar devrildi ya, bu yaşımda kucağıma alınca ilk evladımı; kız diye üzülenler ben gelin olurken ağladığımda dans edenler değil miydi? Kız alırken eğlenen, kız doğunca neden beğenmez, sırt çevirir? Sonra arkadan bir kız daha doğurunca yedim lohusa tokadımı. Meğer büyük bir eksiklikmiş oğlan doğuramamak. Bir kahvaltı sofrasında “kızları müzik kursuna gönderelim, çok istiyorlar” dediğimde anladım bu eksikliğimi.

Yine bu acımasızca yıllar devrildi ya yeniden. Boyuma geldi gül bahçemdeki güllerim. Birini sağıma birini soluma alarak gezmek, onlardan güç almak, bir zamanlar benim de bir gül olduğumu hatırlatırdı bana. Güneşli bir günde otururken güllerimden biri dedi; “anne gidelim artık, üçümüz bir olalım yeniden başlatalım zamanı…” Hayallerim çantama geri mi dönmüştü ne? Kısa zamanda topladık bavullarımızı. Bitecekti bu eziyet. Gülmeye başladım yeniden.

Lakin bir sabah kandırıldım sahte bir gülüşle, bu işi bitireceğiz avukata gidiyoruz sanmıştım. Yıllarca aynı yastığa baş koyduğumun arabasına binerken hem hüzün çökmüş hem de mutlu olmuştum. Çektiğim eziyet bitiyor, yeni umutlara gebe günler başlıyordu. Çok geçmeden anladım yolun avukata değil de sonsuzluğa çıktığını.

Sapa bir yere çıktı yolumuz. Önce o indi arabadan. Beni sürükleyerek çıkardığında, ayakkabımın biri ayağımdan fırlamıştı bile. Bir ağacın dibine bir çuval gibi fırlatıp beni, arkasını döndüğünde korkudan titremeye başlamıştım. Bagajdan beyaz bir bidonla dönerken beyazın farklı bir tonunu daha görmüştüm. Anlamıştım o zaman; yol nerede başlıyor, nerede bitiyordu. Benim yolum da şimdi belli oluyordu.

İçindekini üzerime dökerken ne ellerim, ne feryadım, ne de ağlamam engel olamadı ona. Bulaştı cehennem kokusu her yerime.

Aklıma gonca güllerim geldi, habersiz şimdi oturuyorlardır evde. Acaba müzik mi dinliyorlar, kitap mı okuyorlar diye yüreğime bir sızı düştü. “Yavrularım” dedim kendi kendime. “Bahtınız güzel, yolunuz açık olsun…”

Karşımdaki kocam dediğim adam zebaniye dönüşmüş bana bakarken aldığı keyif, kimsede olamazdı. Tek gözü seğiriyor, çarpık dişleriyle konuşmuyor tıslıyordu. “Sen istedin Rukiye. İstediğin ayrılmaktı değil mi?”

Baktım öylece.

Hata yine bendeydi bak işte.

Ne doğru yapmışım ki zaten onun gözünde? Yıllarca dayak yiyip sustuğumda yine onu korudum ben. Herkes onun için “İyidir Rıza Abi” desinler diye.

Eve yiyecek getirmeyip benden yemek istediğin de, akşamdan kalanı ona yedirip güllerimle aç kaldığım için. “Çalışkandır, evine bakar Rıza Abi” desinler diye.

Hatta başka kadının koynundan çıkarak gelip, banyo yapmak isterken benden beyaz çamaşır istediğinde, susmam ondandır. “ADAMDIR Rıza Abi” desinler diye.

Ütüsünü jilet gibi yaptığım kumaş pantolonundan çıkarırken çakmağı, dudaklarının arasına sıkıştırıyordu sigarasını.

Yaktı yavaşça, derinden çekti ilk dumanını.

“Sen beni yaktın Rukiye. Sen de yan şimdi…” derken fırlattı beyaz renk çakmağı.

“Annem, ah annem… Bizim bahçede var mıydı benden gayrı büyük güzel beyaz bir gül… Zira buralar kırmızıya döndü şimdi, hem de alev kırmızısına. Annem… Bilir misin ateşin hiç yakmadığını? Meğer buz gibi bir hismiş yanmak. İnsan titrermiş üşür gibi, ısınmazmış.

Yakılan kınalar yerini buldu, kocaya kurban edilen bir hayat daha kayıp gitti. Diyelim mi artık “RUHU ŞAD OLSUN” diye?
Yakılan kınalar yerini buldu, kocaya kurban edilen bir hayat daha kayıp gitti. Diyelim mi artık “RUHU ŞAD OLSUN” diye?

Bak saçlarım kül olmuş bile; hiç okşanmayan o saçlarım. Ellerim ise uyuştu kendimi sıvazlamaktan. Yok, yok acımadı hiç merak etme… Sıvazlayıp sürtersem ellerimi bedenime, söner belki dedim sadece.

Babam, o taktığım gülüşlerim yine yüzümde duruyor merak etme. Hayallerim zaten çoktan yandı. Ne var ama biliyor musun? Yediremediğim tek şey karşımda gülen, insan denmeye layık olmayan adamın duyduğum son sözleri. “Sigaram bitip kül olana kadar, sen de kül olacaksın Rukiyeeee…”

Yakılan kınalar yerini buldu, kocaya kurban edilen bir hayat daha kayıp gitti. Diyelim mi artık “RUHU ŞAD OLSUN” diye?

(Bir üçüncü sayfa haberinden esinlenerek yazdığım bu hikayenin kadın kahramanı; ormandan alevler içinde yanarken kendini zorla koşarak yola atıyor. Asfaltta kendini yerlerde yuvarlayarak söndürmeye çalışırken, oradan arabayla geçen bir çift yardımına koşuyor. Hemen kadıncağızı söndürüp hastaneye ulaştırıyorlar. Ama maalesef vücudundaki derin yanıklar sayesinde polise ifadesini verirken aramızdan ayrılıyor. Kocası mı? Öldü sanarak hemen oradan ayrılıyor. O kadını ormanda bıraktığında ölü olmadığından dolayı cezası hafifliyor. Şimdi ise serbesttir herhalde.)

Kadının ruhu ŞAD olsun mu?

Etiketler: CinayetKadınKadın CinayetiKadına ŞiddetŞiddet
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Yesemek için ICOMOS raporu bekleniyor

Sonraki Haber

Romatizmalı çocukların % 10’unda üveit görülüyor

Zeynep Demir

Zeynep Demir

Okuma - yazma yedi yaşında başlasa da, gerçekten okur - yazarlığı on beş yaşında başladı. Ve o günden beri, sürekli okumaya ve yazmaya devam ediyor.

İlgili Haberler

Prof. Dr. Harun Demirkaya: Topluma değer katan bir hayat, şiire açılan bir yürek
Yazarlar

Prof. Dr. Harun Demirkaya: Topluma değer katan bir hayat, şiire açılan bir yürek

18 Eylül 2026
Sufi Trance mı, Beşevler usulü trans mı?
Yazarlar

Sufi Trance mı, Beşevler usulü trans mı?

18 Eylül 2026
Öfkelenmek ve bağırmak
Yazarlar

Öfkelenmek ve bağırmak

17 Eylül 2026
Demetevler’in yokuşu, Sincan’ın dolmuşu ve Eryaman’ın "kasıntı" sitesi
Yazarlar

Demetevler’in yokuşu, Sincan’ın dolmuşu ve Eryaman’ın “kasıntı” sitesi

17 Eylül 2026
Ostim’in sanayi dumanı, Keçiören’in şelalesi ve Bağlum’un rüzgarı
Yazarlar

Ostim’in sanayi dumanı, Keçiören’in şelalesi ve Bağlum’un rüzgarı

16 Eylül 2026
Kıskançlık: Sevginin gölgesinde
Yazarlar

Kıskançlık: Sevginin gölgesinde

16 Eylül 2026
Sonraki Haber
Romatizmalı çocukların yüzde 10'unda üveit görülüyor

Romatizmalı çocukların % 10'unda üveit görülüyor

En Güncel Haberler

Avustralya göç oranını düşürmeyi hedefliyor: Vize ihlali yapan turistlere gözaltı ve sınır dışı kararı
Dış Haberler

Avustralya göç oranını düşürmeyi hedefliyor: Vize ihlali yapan turistlere gözaltı ve sınır dışı kararı

18 Eylül 2026
Aşk-ı Memnu’nun Arsen Hanım’ı Gülsen Tuncer’e veda: Cenaze programı belli oldu
Öne Çıkan

Aşk-ı Memnu’nun Arsen Hanım’ı Gülsen Tuncer’e veda: Cenaze programı belli oldu

18 Eylül 2026
İstanbul Havalimanı faaliyetlerinde dev istihdam: "472 bin kişilik istihdama ulaşmayı öngörüyoruz"
Politika

İstanbul Havalimanı faaliyetlerinde dev istihdam: “472 bin kişilik istihdama ulaşmayı öngörüyoruz”

18 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

30 yılda seçimlerde 19 kez aday olmuştu; hayatını kaybetti

18 Eylül 2026
Yaşam

Kazada şehit olan polis memurunun cenazesi Giresun’a gönderildi

18 Eylül 2026
Yaşam

Rize’de korkutan yolculuk: İlkel teleferikle metrelerce gittiler

18 Eylül 2026
Yaşam

Hatay’da sağanak nedeniyle yollar göle döndü, trafikte aksamalar yaşandı

18 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

6 aylık hamile Didar dövülerek öldürüldü; eşi ve 3 akrabası gözaltına alındı

6 aylık hamile Didar dövülerek öldürüldü; eşi ve 3 akrabası gözaltına alındı

- Haberton
18 Eylül 2026

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde K.F.’nin (24) 3 akrabasıyla birlikte dövdüğü 6 aylık hamile eşi Didar Filiz (20), yaşamını yitirdi. K.F. ile...

Nootropik takviyeler beyni güçlendiriyor mu? Bilim hafıza ve odaklanma için ne diyor?

SGK hizmet dökümünde “eksik gün” görüyorsanız dikkat: Emeklilik hesabınızı doğrudan etkileyebilir

Sıcak havada en hızlı bozulan yiyecekler belli oldu: Bu besinleri dışarıda bekletirken dikkat

Kullanmadığınız banka hesaplarını açık bırakmak riskli mi? Yıllardır dokunmadığınız hesaplara dikkat

Güncel Haber

Avustralya göç oranını düşürmeyi hedefliyor: Vize ihlali yapan turistlere gözaltı ve sınır dışı kararı

Avustralya göç oranını düşürmeyi hedefliyor: Vize ihlali yapan turistlere gözaltı ve sınır dışı kararı

18 Eylül 2026
Aşk-ı Memnu’nun Arsen Hanım’ı Gülsen Tuncer’e veda: Cenaze programı belli oldu

Aşk-ı Memnu’nun Arsen Hanım’ı Gülsen Tuncer’e veda: Cenaze programı belli oldu

18 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton