26 Ekim 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Mavi gezegeni kaybediyoruz!

Mavi gezegeni kaybediyoruz!

Tugay Karayel - Tugay Karayel
20 Ağustos 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Mavi gezegeni kaybediyoruz!

Mavi gezegeni kaybediyoruz!

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Milyarlarca yıldır, yine milyarlarca farklı canlı türüne ev sahipliği yapmış olan mavi gezegen Dünya, insanoğlunun ellerinde artık adeta can çekişiyor.

Belki hemen yarın gerçekleşecek bir ölüm değil onunki, belki de bundan dolayı bu kadar rahat davranıyoruz ancak her ne kadar onun kalan milyarlarca yıllık ömrünün tamamını yaşayamayacak olsak da her geçen gün ona çok büyük zararlar veriyoruz. İçinde bulunduğumuz çağa ne isim veriyorsunuz? Bilgi çağı mı? Yoksa internet çağı mı? Bilim adamları bu çağa çok daha genel ve kapsayıcı bir isim veriyorlar: Antroposen Çağı. Kısaca insanın biçimlendirdiği çağ anlamına geliyor. Zira insanlar olarak artık Dünya’da son sözü biz söylüyoruz! Yeşili kendi isteğimizce yok ediyor, yerine devasa binalar dikiyoruz. Yaban hayvanlarına ve onların yaşam alanlarına saygı göstermeyi reddediyoruz, yediğimiz ve ticaretini yaptığımız hayvanların ise yine biz insanlarla bir bağı var diye müsaade ediyoruz.

Sıcaklık Artışları Artık Düşmeyecek!

Daha yeni, geçtiğimiz ay binlerce hektar ormanlık alanımız yandı, hayvanlarımız telef oldu. Her sene orman yangınları oluyordu ancak bu seferkini diğerlerinden ayıran çok önemli bir ayrım vardı. Bu yangınlar adeta durdurulamaz derecede vahşiydi.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok noktasında devasa alevlerin arasında kaldı insanoğlu. Yahu Sibirya yanar mı? Yandı işte. Çünkü “buzullar eriyor” lafı senelerce gündem konusu olması gereken yerde dalga konusu oldu. İnsan adeta bir parazit gibi mahvettiği mavi gezegeni görmezden gelmeyi seçti. Arabaların egzozundan fabrikaların denizlere boşalttığı atıklara kadar pek çok faktör doğayı yüz yıllardır zehirlemekte. Topraklarımız bu zehirle akan sularımızla besleniyor.

Mavi gezegeni kaybediyoruz!

Eğer bunlar ilginizi çekmediyse asıl sizi ilgilendiren mevzuya geçelim. Önlem alsanız iyi olur zira içinde bulunduğumuz yıl “son yılların en sıcak yılı” olduğu kadar “gelecek yılların en az sıcak yıllarından bir tanesi”. Çünkü son yıllarda yapılan araştırmalara göre insanoğlu geldiği bu noktadan geri dönmek istese ve bütün devletler artık en yeşil politikaları uygulasa bile yer yüzü 50 sene içerisinde ortalama sıcaklık olarak 1.5-2 derece ısınacak. “Aman canım 1 derece de ne ki” demeyin, zira dünya üzerinde her yerin eşit derecede ısınacağını düşünmüyorsunuz herhalde!

Sıcaklık Dalgaları Göç Dalgalarını Körükleyebilir

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki dünya üzerindeki bazı yerleşim yerleri artık yavaş yavaş “yaşanıla bilirlik” özelliklerini kaybediyor. Ve bu daha başlangıç. Sıcak hava dalgasından dolayı 2021 yılında dünyanın en soğuk ülkelerinden biri olan Kanada’da bile yüzlerce insan hayatını kaybetti. Peki ya gelecekte çok daha sert vuracak sıcak hava dalgaları Pakistan, Hindistan, Afganistan gibi ülkeleri vurup daha büyük kitlesel ölümlere yol açarsa ve bu ülkelerdeki yerleşim yerleri de yaşanamaz derecede sıcağa teslim olursa? Bu kadar büyük bir nüfusun göç etmeye kalktığını bir düşünsenize. Peki o zaman ne yapacağız? Ben size söyleyeyim. Değil suyumuzu ya da kaynaklarımızı, havamızı bile paylaşmak istemeyeceğiz. Peki ya aynı durumda biz olursak? Kim bizimle oksijenini paylaşmak isteyecek? İşte o zaman dünyayı klimalar da kurtaramayacak. Serinlemek için denize girdiğimizde, fabrika atıklarının denizlerimizi boğması nedeniyle meydana gelmiş olan devasa müsilajlarla karşılaşacağız.

Hayvanlar ve Meyve Sebzelerimiz

Artık dünyada eski yöntemlerle hayvan yetiştiriciliği yapanların sayısı çok azaldı. Büyük et ve süt üreticileri hayvanları inanılmaz işkence ve ilaçlarla “maksimum verim” için adeta köle olarak çalıştırıyor. Biliniz ki hayvanlar bizim kölelerimiz değildir. Milyonlarca hayvan bütün ömürlerini birkaç metrekarelik bir alanda, süt sağma makinelerine bağlı olarak geçiriyor. Profesyonel tekniklerle üremesi sağlanan hayvanlar doğum yaptıklarında ise, annesiyle vakit geçiremeden, yavru annenin elinden alınıyor ve olabildiğince hızlı büyümesi ve üretken hale gelmesi için çeşitli yöntemlerle beslenerek adeta şişiriliyor. Tüm bunlar olurken hayvanların psikolojisi ya da hayatı kimsenin umurunda olmuyor.

Milyarlarca yıldır, yine milyarlarca farklı canlı türüne ev sahipliği yapmış olan mavi gezegen Dünya, insanoğlunun ellerinde artık adeta can çekişiyor.
Milyarlarca yıldır, yine milyarlarca farklı canlı türüne ev sahipliği yapmış olan mavi gezegen Dünya, insanoğlunun ellerinde artık adeta can çekişiyor.

Üreticiler hayvanları bir sermaye/işçi kombinasyonu olarak görüyor ve yalnızca ürüne odaklanıyor. Aynı şey bitkiler için de geçerli. Tarım artık doğal yöntemlerle değil, ilaçlarla yapılan bir ticari faaliyet haline geldi. Toprağa verdiğimiz zehirlerle beslenen meyve ve sebzeleri afiyetle yiyoruz. Toprağa veya kendimize verdiğimiz zarar ise önemli değil zira ekonominin çarkları böyle dönüyor. Peki ama yeterli ömrünüz yoksa harcayacak paranın ne anlamı olabilir ki?

Geç olmadan, çok geç olmadan, ümitler tamamen tükenmeden bilinçlenmeli bilinçlendirmeliyiz. İnanılmaz hızlı artan nüfus elbette ki tarım ve hayvancılıktaki bu yapaylığın nedenlerinden biri, ama tek neden değil. Uluslararası kuruluşlar, devletler ve şirketler bu durumun en büyük suçlusu, dolayısıyla onlar işe el atmadan bu gidişi durduramayız, ama el ele vererek sesimizi yükseltmek de bizim elimizde. Dünya olağanüstü günler geçirirken, biz “kendi dünyamızda” kaybolamayız. DOĞA İÇİN, DOĞAN İÇİN HAREKETE GEÇ!

Etiketler: Orman Yangını
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Deprem haberleri son 3 yılda yüzde 148 arttı

Sonraki Haber

Kendine iyi bak

Tugay Karayel

Tugay Karayel

Uluslararası İlişkiler Mezunu. Tarih, felsefe ve güncel olaylar hakkında yazmayı seviyor.

İlgili Haberler

İnsan kendini ne kadar sevebilir?
Yazarlar

İnsan kendini ne kadar sevebilir?

25 Ekim 2026
Özlem mi, nefret mi?
Yazarlar

Özlem mi, nefret mi?

24 Ekim 2026
Yanlış misafir
Yazarlar

Yanlış misafir

24 Ekim 2026
Egolu Otobüsler ve 480 Hatlı Yaşam Mücadelesi: Şehir İçi Seyir Tiyatrosu
Yazarlar

Egolu otobüsler ve 480 hatlı yaşam mücadelesi: Şehir içi seyir tiyatrosu

23 Ekim 2026
Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 
Yazarlar

Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 

22 Ekim 2026
Batıkent - Sincan metro aktarması ve "Kolu tutun, düşmeyin" felsefesi
Yazarlar

Batıkent – Sincan metro aktarması ve “Kolu tutun, düşmeyin” felsefesi

22 Ekim 2026
Sonraki Haber
Kendine iyi bak

Kendine iyi bak

En Güncel Haberler

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın
Yerel Haberler

Hatay’da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

26 Ekim 2026
Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü
Yerel Haberler

Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

26 Ekim 2026
Allığı yanlış yere sürmeyin! Yüz şeklini değiştiren 5 uygulama
Moda ve Kadın

Allığı yanlış yere sürmeyin! Yüz şeklini değiştiren 5 uygulama

26 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Otomobilin motor kısmına sıkışan yavru kedi kurtarıldı

25 Ekim 2026
Yaşam

Türkiye’de bir ilk Bitlis’te: Çığ riskine karşı ‘kar perdesi’ ve ‘kar köprüsü’ önlemi!

25 Ekim 2026
Yaşam

Nemrut Kalderası’nda sonbahar bereketi: “Adeta bizleri büyülüyor”

25 Ekim 2026
Yaşam

Sakarya İtfaiyesi’nden Goodyear ekibine yangın eğitimi: 10 günlük zorlu maraton tamamlandı

25 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

- Tuğçe Karafakıoğlu
25 Ekim 2026

Her yıl 25 Ekim'de kutlanan Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü, doğuştan gelen sinir sistemi rahatsızlıklarına dikkat çekiyor. Bebeğin omurga...

Hastaneye giden herkesin bilmesi gereken 10 hasta hakkı! Çoğu kişi bunlardan habersiz

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

Türk cam sektörünün küresel gücü: Şişecam’ın 90 yıllık hikâyesi ve dünya pazarındaki yükselişi

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

Güncel Haber

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

Hatay’da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

26 Ekim 2026
Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

26 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton