İnsanoğlunun B planı olan Kızıl Gezegen Mars’ı yaşanabilir bir atmosfere kavuşturma (terraforming) hayalinin arkasındaki teorik fizik projeleri, sera gazı bombaları ve önümüzdeki yüz yılın uzay vizyonu.
Terraforming (Dünyalaştırma) tam olarak ne demektir?
Ölü veya yaşama elverişsiz bir gezegenin atmosferini, sıcaklığını, yüzey topoğrafyasını ve ekolojisini yapay yollarla değiştirerek Dünya’ya benzer, insanların nefes alabileceği bir hale getirme işlemidir.
Mars’ın kutuplarına nükleer bomba atmak işe yarar mı?
Elon Musk’ın da savunduğu bu radikal fikre göre, Mars kutuplarındaki donmuş karbondioksiti nükleer patlamalarla buharlaştırmak devasa bir sera etkisi yaratıp gezegeni hızla ısıtabilir.
Mars’ta solunabilir oksijen nasıl üretilecek?
Mars atmosferinin %95’i karbondioksittir. NASA’nın Perseverance aracındaki MOXIE adlı cihaz, bu karbondioksiti başarıyla ayrıştırarak saf oksijen üretmeyi başardı. Gelecekte devasa ağaç ormanları ve algler (siyanobakteriler) bu işi yapacak.
Kızıl Gezegen Mars, dondurucu soğuğu (-60 derece), zehirli radyasyonu ve kağıt inceliğindeki atmosferiyle şu an için cehennemden farksızdır. Ancak Mars’ı dünyalaştırmak sadece bir bilim kurgu fantezisi değil, astrofizikçilerin üzerinde ciddi simülasyonlar yaptığı bir hayatta kalma projesidir. Atmosferi kalınlaştırmak için sera gazları salmak, radyasyondan korunmak için devasa manyetik kalkanlar inşa etmek asırlar sürecek bir mega mühendislik gerektirir. Bizler belki Mars’ın mavi gökyüzüne ve denizlere kavuştuğunu göremeyeceğiz ancak orada kurulacak ilk kubbeli koloniler (Habitat) insanlığın çok gezegenli bir tür olmasının ilk adımı olacaktır.













