25 Ağustos 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Libya sorununa değinmek istiyorum

Libya sorununa değinmek istiyorum

Haberton - Haberton
28 Temmuz 2020 - Güncellenme Tarihi 15 Mart 2026
- Politika, İyi Parti Haberleri
Okuma Süresi:9 dakikalık okuma
A A
0
İYİ Parti Siyaset Akademisi Başkanı Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin "Öncelikle, Ulusal güvenliğimiz ve dış politikamız açısından ciddi bir endişe kaynağı olan Libya sorununa değinmek istiyorum" dedi.

İYİ Parti Siyaset Akademisi Başkanı Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin "Öncelikle, Ulusal güvenliğimiz ve dış politikamız açısından ciddi bir endişe kaynağı olan Libya sorununa değinmek istiyorum" dedi.

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İYİ Parti Siyaset Akademisi Başkanı Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin “Öncelikle, Ulusal güvenliğimiz ve dış politikamız açısından ciddi bir endişe kaynağı olan Libya sorununa değinmek istiyorum” dedi.

İYİ Parti Siyaset Akademisi Başkanı Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Libya’daki gelişmelerin yarattığı riskler giderek artmaktadır. İktidar, tavsiye ve uyarılarımıza rağmen Libya’daki iç savaşa var gücüyle dahil olmuştur. Bu durum, ülkemiz açısından ciddi risk ve tehditleri de beraberinde getirmektedir.

Biliyoruz ki darbeci Hafter güçlerinin, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin hakimiyetindeki Trablus ve civarına tasallutu, Türkiye’nin UMH güçlerine verdiği destekle durdurulmuştur. Yani bir coğrafya korunmuştur, savunulmuştur. Bu müdafaada sağlanan başarı, iktidar ve sözcüleri tarafından zafer nidalarıyla takdim edilmiş, kutlanmış, hatta kutsanmıştır. O dönemde, bunun yanlış olduğunu defalarca söyledik. 

Libya’nın bütününe göre çok sınırlı ve doğal kaynaklardan yoksun bu bölgede, saldırganın püskürtülmesinin bir başarı addedilebileceğini ama sonucun nihai zafer olarak nitelendirilmemesi gerektiğini anlattık. 

Evet, mevcut konjonktürdeki etkimiz artmıştır, ancak, nihai sonuç meçhuldür. İşte bu nedenle iktidara, “Ulusal çıkarlarımızı koruyan, büyüten her teşebbüsün arkasındayız, ancak, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyin” dedik. Nitekim, darbeci Hafter güçleri püskürtüldükten sonra, bu defa Hafter’in denetimindeki Sirte’ye, Cufra’ya, tarafımızca desteklenen UMH güçlerinin taarruzu, karşı tarafın hava unsurlarının da devreye girmesiyle, sert şekilde durdurulmuştur.  

Sezgin, Sirte’ye doğru hamle, Rus yapımı olduğu bilinen uçakların bombalarıyla önlenmiştir. Ardından, Milli Savunma Bakanımız ve Kuvvet Komutanlarımız gösterişli şekilde Trablus’u ziyaret etmişler, ziyaretin hemen akabinde savaş uçaklarımızın konuşlanamadığı Libya’da hava hakimiyeti oluşturmak için hava üssü haline getireceğimizi ala-ü vâlayla açıkladığımız Al Vatiya hava alanı çok ağır tahribata uğramıştır. Kim bunu nasıl yaptı hala açıklanmış değildir. 

Vatiye Havaalanının bombalanması ve ardından yaşanan gelişmeler, hesap yanlışlıklarını ve belirli bir zafiyeti ortaya koymuştur. Vatiye’nin bombalanması, hem oraya uçaklarımızın konuşlanmasını önlemiş, Sirte-Cufra harekatını akamete uğratmış, hem de Libya’da karşı karşıya olunan ağır riskleri teyid etmiştir. 

Libya’da Türkiye – Ulusal Mutabakat Hükümeti bloğunun karşısındaki ittifakın hava üstünlüğü ciddi bir endişe kaynağıdır. Bazı kaynaklar, Vatiye üssünün Mısır’dan veya Libya içindeki Al Hadim üssünden havalanan Birleşik Arap Emirlikleri uçakları tarafından, bazı kaynaklar ise Cufra üssündeki Rus yapımı uçaklar tarafından bombalandığını öne sürmüştür. 

Ülkemizin Libya’da da kullanıldığı anlaşılan silah ve radar teknolojileri göz önünde bulundurulduğunda, bu saldırıya katılan uçakların milliyetinin tespit edilememiş olması şaşırtıcıdır. 

Sayın Milli Savunma Bakanı’na geçen hafta yönelttiğim soru önergesinde yer alan şu sorular yanıt beklemektedir:

– Saldırılar, hangi ülkeye/ülkelere ait uçaklar tarafından gerçekleştirilmiştir? 

– Saldırıda aktif veya muhtemel bir kol uçuşu mensubu olarak birden fazla ülkeye veya aktöre/gruba ait uçak tespit edilmiş midir?

– Saldırıda kullanılan uçaklar, hangi ülkede bulunan hangi hava üssünden kalkmıştır?

– Türkiye ve Ulusal Mutabakat Hükümeti, Libya hava sahasının ne kadarını anlık olarak ve kendi imkanlarıyla izleyebilmektedirler? 

– Saldırıya ilişkin olarak bir diğer ülkeyle, örneğin Libya konusunda Ortak Çalışma Grubu oluşturduğumuz ABD ve ABD gücü AFRICOM ile istihbarat paylaşımı yapılmakta mıdır?

– Saldırıda, Vatiyye Hava Üssü’nde bulunan hava savunma sistemlerimize verilen zarar hangi düzeydedir? 

– Saldırıda 50’nin üzerinde can kaybı olduğu iddiaları doğru mudur?

– Libya’da askeri uçak konuşlandırılması planı, hala gündemde midir? 

– Libya’da konuşlandırılması planlanan ve Türk Savunma Sanayii ürünü olan Hisar hava savunma sistemleri, hazır durumda mıdır?

Hatırlanacağı üzere, darbeci Hafter güçleri Trablus civarında durdurulduktan sonra, karşı tarafın ateşkes önerileri, Türkiye ve Ulusal Mutabakat Hükümeti tarafından reddedilmiştir. Libya’da gelinen noktada, çatışmalar Sirte ve Cufra hattında kilitlenmiştir. Hatta şimdilik çatışma yoğunluğunun çok düşük olduğu anlaşılmaktadır. Buna mukabil muazzam bir tatbikat hareketliliği ve lojistik kıpırdanma mevcuttur. 

Vatiya hava üssünün onarılan bölümlerine çok sayıda nakliye uçağımız inip kalkmaktadır. Mısır ve Hafter güçleri, başarılı-başarısız gemi savar ve uçak savar füze tatbikatları yapmaktadır. Fransız gemisi Libya’ya 80 mil yaklaşmış durumdadır. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri uçakları bölgede cirit atmaktadır. 

LİBYA’DA BİLEĞİMİZ Mİ BÜKÜLDÜ?

Bütün bunlar olurken Libya Konusunda Türk-Rus Yüksek Düzeyli İstişare Heyetleri arasında geçtiğimiz hafta önemli bir görüşme yapılmıştır. Görüşmelerde, Libya’da kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes için şartların oluşturulması amacıyla ortak çabaların sürdürülmesi kararı çıkmıştır. Rusya’yla da Ortak Çalışma Grubu Kurulduğu açıklanmıştır. Ayrıca Berlin Konferansı’yla uyumlu olarak ve BM ile eşgüdüm halinde, Libyalılar arasında siyasi diyaloğun artırılması üzerinde mutabık kalınmıştır. Libya’da askeri çözüm olamayacağı vurgulanmıştır.  Bu yeni taarruz yok anlamına mı geliyor? Yani bileğimiz mi bükülmüştür?

Rusya burada menfaatlerini ciddi bir şekilde korumasını bilen bir devlet olarak Türkiye’yi yine hareket kabiliyetinden mahrum bırakmıştır. Suriye’de de bu kaç defa başımıza geldi! Bu koşullar altında Türkiye Libya’da nasıl kıpırdayabilecektir? Oysa Libya’da, başlangıçta, Türkiye ABD’nin Rusya’ya karşı taşeronu, proxy’si izlenimi vermiştir. Salt bu izlenimin verilmiş olması dahi çok üzücüdür. Taşeronluk yapan veya o izlenimi veren ülkelerin geçmişte hep büyük zarar gördükleri, teşebbüslerinin hüsranla sonuçlandığı bilinmektedir. 

Libya’daki mevcudiyetimizin diğer bir üzücü yanı, yine tüm geleneklerimize aykırı olarak, Suriye’de terörle özdeşleştirilen grupların paralı asker olarak kullanıldığına dair duyumlardır. Bu da, benlik sarsıcı bir gelişmedir ve ne tarihimize, ne bugünümüze, ne de geleceğimize olumlu şekilde yansıtılabilir. 

Libya’da harcanan bütçe meselesi de son derece önemlidir. Madem ki yurtdışına Libya ile yapılan askeri işbirliği mutabakat muhtırası TBMM’de onaylanmıştır. Yurtdışına asker gönderme tezkerelerini TBMM tasdik etmektedir. O zaman, bu kapsamda yapılan harcamaların maliyeti konusunda Meclis’e de düzenli olarak hesap verilmelidir. 2 Ocak 2020’den bu yana Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne verdiğimiz desteğin toplam parasal maliyeti nedir?

Suriyeli savaşçıların Türkiye üzerinden Libya’da savaşmak üzere gittiği uzun süredir iddia edilmektedir. Libya’daki ÖSO mensuplarının sosyal medyadan yaptığı öne sürülen paylaşımlar da bu iddiaları desteklemektedir.

Sayın Milli Savunma Bakanı’na sorduğum önergeye 6 Nisan 2020 tarihinde verilen yanıtta, MSB bütçesinden Suriye Milli Ordusu mensuplarına herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. Aynı minvalde Sayın Dışişleri Bakanı’na yönelttiğim sorular ise yanıtsız kalmıştır. 

Bu savaşçılara ödenen maaşın ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı taahhüdünde bulunulduğuna yönelik iddialar da öne sürülmektedir. Bu tür iddialara iktidar tarafından yanıt verilmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE, ABD İLE RUSYA ARASINDA PUSULASINI ŞAŞIRMIŞTIR

Ayrıca 15 Aralık 2019’da Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, 16 yaşından küçük ve 55 yaşından büyük Libya vatandaşlarına 90 güne kadar vize muafiyeti sağlanmıştı. Bu kapsamda kaç kişi Türkiye’ye gelmiştir, bu konuda kamuoyu aydınlatılmalıdır. 

Türkiye, Libya’da hedefleriyle sahanın gerçekleri arasında sıkışmıştır. Keza ABD ile Rusya arasında pusulasını şaşırmıştır. Yanında Katar, karşısında Rusya, Mısır, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere çok sayıda ülke bulunan Türkiye, açıklamamın başında da söylediğim gibi çok ciddi, büyük bir tehdit altında bulunmaktadır. 

Rusya, bu tür ihtilafları işine geldiği sürece donmuş ihtilafa çevirme kabiliyetini çok iyi kullanan bir ülkedir. Rusya’yla yapılan son toplantının, az önce sözünü ettiğim toplantının sonuçları sanki böyle bir durum yaratıldığı, Türkiye’nin de buna tâbi tutulduğu izlenimi vermektedir. Eğer durum böyleyse, Türkiye’nin Libya’daki bazı unsurları ve hedefleri de adeta donacaktır ve üzerimize büyük yük binmiş olacaktır. Zaman zaman yaşanacak düşük yoğunluktaki çatışmalar da işin cabası olacaktır. 

İKTİDARI, LİBYA VE İDLİB KONUSUNDA GENEL KURUL’U BİLGİLENDİRMEYE DAVET EDİYORUM

İdlib’de de durumun fevkalade kritik olduğu anlaşılmaktadır. İdlib’de ne olup bittiğine dair olarak da Meclis doğru dürüst bilgilendirilmemektedir. İktidarı bir an önce, ilgili komisyonlar vasıtasıyla ya da doğrudan, Genel Kurulu bu konularda bilgilendirmeye davet ediyorum. 

Son olarak, önceki hafta yaptığım basın toplantısında dikkat çektiğim bir hususun, önümüze vahim bir şekilde çıkmış olmasından dolayı üzüntümü ifade etmek istiyorum. Hindistan’daki otoriter Modi yönetiminin ayırımcı uygulamaları, ülkedeki Müslümanlar üzerinde giderek daha hissedilir hale gelmektedir. 

Önceki gün Hindistan’da, mahkeme kararıyla, 16. yüzyıldan kalma Babür Camii’nin yıkıldığı alanın Hint tapınağı inşasına tahsis edilmesine karar verilmiştir. Hindistan’daki Müslüman topluluğun üzerindeki baskı ve zulmün daha vahim sonuçlara neden olmamasını ümit ediyorum. Keza, Doğu Türkistan’da zulüm ağırlaşarak sürmektedir. Birçok gözlemci, Uygur Türklerine soykırım uygulandığını açıkça ifade etmektedir. Gerçekten de soydaşlarımıza karşı uygulamalar, soykırımın hukuki tanımı bağlamında incelenebilecek uygulamalardır. 

Dış politikamızda ve dünya siyasetinde böylesine kritik gelişmeler olurken iktidarın sosyal medya üzerinde kurmaya çalıştığı baskı, bu konularda söyleyecek herhangi bir sözü, atacak bir adımı olmamasından kaynaklanmaktadır. Sosyal medya üzerinde tahakküm kurarak bu sorunlar sonlandırılmaz. İktidarı, asli ve önemli meselelerle uğraşmaya davet ediyorum. 

Etiketler: İyi Parti
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Çankaya zabıtası gıda işletmelerinde denetimde

Sonraki Haber

Geleceğin itfaiyecilerini yetiştiriyor

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Politika

Kılıçdaroğlu: Siyaset zenginleşme aracı değildir

25 Ağustos 2026
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kan tüccarları kaybedecek

25 Ağustos 2026
Özgür Özel, eylemdeki madencileri ziyaret etti
Politika

Özgür Özel’den iktidara sert çıkış: “Gücünüz bu holdinge niye yetmiyor?”

25 Ağustos 2026
Hava Kuvvetleri filosuna katılacak T-625 GÖKBEY için uçuş ekibi eğitimlerini tamamladı
Politika

Hava Kuvvetleri filosuna katılacak T-625 GÖKBEY için uçuş ekibi eğitimlerini tamamladı

25 Ağustos 2026
Alanya Otoyolu’nda fiziki gerçekleşme yüzde 30’a ulaştı
Politika

Antalya-Alanya arası 36 dakikaya düşecek! Dev projede yüzde 30 tamamlandı

25 Ağustos 2026
İletişim Başkanı Duran: Dezenformasyona karşı bilincimizi güçlendireceğiz
Politika

İletişim Başkanı Duran: Dezenformasyona karşı bilincimizi güçlendireceğiz

25 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hizmet veren İtfaiye Teşkilatı, 2020 yılı içerisinde birçok yangına başarılı şekilde müdahale ederek vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlarken, verdiği eğitimler ile de geleceğin itfaiyecilerini yetiştiriyor.

Geleceğin itfaiyecilerini yetiştiriyor

En Güncel Haberler

Rusya'da kimya tesisinde yangın: 1 ölü, 130 yaralı
Dış Haberler

Rusya’da kimya tesisinde yangın: 1 ölü, 130 yaralı

25 Ağustos 2026
Kendilerini polis olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan 3 şüpheli yakalandı
Yerel Haberler

Kendilerini polis olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan 3 şüpheli yakalandı

25 Ağustos 2026
Dedesinin kullandığı otomobilin altında kalan Abdi Emin hayatını kaybetti
Yerel Haberler

Şanlıurfa’da kahreden olay: Dedesinin kullandığı otomobilin altında kalan Abdi Emin hayatını kaybetti

25 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Dere kenarında ölü bulunan kız kardeşler, 30 metreden düşmüş

25 Ağustos 2026
Yaşam

Silahlı kavgada yaralandı, 3 gün sonra hastanede öldü

25 Ağustos 2026
Yaşam

Plakası kapalı aracıyla drift atan sürücüye 281 bin TL ceza

25 Ağustos 2026
Yaşam

Buzağıyı otomobilin arka koltuğunda taşıdılar

25 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Artvin’de yangın; 2 ev kullanılmaz hale geldi

Artvin’de yangın; 2 evden geriye külleri kaldı

- Haberton
25 Ağustos 2026

Artvin’in Şavşat ilçesinde tek katlı evde çıkan yangın, yanındaki eve sıçradı. Alevler, ekiplerin müdahalesiyle söndürülürken, evlerde hasar oluştu. İlçeye bağlı...

e-Devlet’te borç kontrolü nasıl yapılır? Her borç için farklı ekran kullanılıyor

İnternetten alınan ürün kaç gün içinde iade edilir? 14 günlük süreyi kaçırmayın

Araba rölantide neden titrer? Motor çalışırken hissedilen sarsıntının nedeni bu parçalar olabilir

Telefonunuza gelen bu linklere sakın tıklamayın: Sahte bağlantı nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Dere kenarında ölü bulunan kız kardeşler, 30 metreden düşmüş Güvenlik ● 2026-08-25 17:34:03 ● Ordu ● Ulusal ● Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) (Fotoğrafta) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60) (Fotoğrafta)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Dursun Mehmet ŞAHİN/ÇAMAŞ (Ordu), (DHA)- ORDU'nun Çamaş ilçesinde dere kenarında cansız bedenleri bulunan Melehat (60) ve Fatma Gümüş (65) kardeşlerin fındık toplamak için gittikleri bahçede 30 metre yükseklikten düştükleri belirlendi. Gümüş kardeşler, toprağa verildi. Olay, dün Sarıyakup Mahallesi'nde meydana geldi. Fındık toplamak için bahçeye giden kardeşler, akşam saatlerinde eve dönmeyince yakınları amaya çıktı. Aramalar sonucu 6 çocuk annesi Melehat ve 2 çocuk annesi Fatma Gümüş, dere kenarında ölü bulundu. Yapılan incelemede, iki kardeşin yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybettiği belirlendi. Gümüş kardeşlerin Cansız bedenler, jandarma ve sağlık ekiplerinin olay yerindeki incelemelerinin ardından hastane morguna kaldırıldı. ÇİFTE ÖLÜM YASA BOĞDU Melehat ve Fatma Gümüş'ün, iki erkek kardeşle evlendiği öğrenildi. Melehat Gümüş'ün Ali Gümüş ile Fatma Gümüş'ün ise Hacı Mehmet Gümüş ile evlendiği belirtildi. Melehat Gümüş’ün eşi Ali Gümüş’ün hayatını kaybettiği bildirildi. Kardeşlerin cenazeleri, bugün ikindi sonrası Sarıyakup Mahallesi'nde kılınan namazın ardından toprağa verildi

Dere kenarında ölü bulunan kız kardeşler, 30 metreden düşmüş

25 Ağustos 2026
Silahlı kavgada yaralandı, 3 gün sonra hastanede öldü

Silahlı kavgada yaralandı, 3 gün sonra hastanede öldü

25 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton