Kurumsal marketler genelde gençlerin iş bulamadığı için tercih ettiği yerler. Çoğu üniversite öğrencisi harçlığını çıkarmak için girdiği kurumsal dünyanın kölesi oluyor.
Mobbing, adaletsiz iş bölümü, marketin çöp, kasa, reyon, temizlik ürün alımı, ürün yerleştirme gibi tüm ağır işlerin altında ezilen çalışanlar yorgunluk ve psikolojik sorunlarla boğuşuyorlar.
Son günlerde haberlerde görülen görüntüler bu durumun kanıtıdır. Bunca sorunların içinde anlayışsız müşterilerin saygısızlığıyla mücadele etmek durumundalar. Saygıyı unutan bir toplum olarak “lütfen” bilmiyor teşekkür etmiyoruz. Bize hizmet edenin emeğine saygı duymak yerine köle gibi görüp daha aşağı çekiyoruz. Bir lokantada bize hizmet eden garson yoldaki çöpçü fark etmiyor. Çöpü süpürürken sokağa çöp atanı gördüm.
Asıl konumuz markette çalışan gençlerin daha iyi koşullarda çalışmasını sağlamak, uygun çalışma saatleri, düzgün bir iş bölümü, içeride yetkilendirilmiş şef yada memurların baskıcı ve ezen sistemlerinin yerine anlayışlı bir düzene ihtiyaç var. Yetkiyi alan kişi, karşı tarafı yok etme savaşına giriyor. Emek, alın teri ve insanların kişiliği unutulmuş durumda. Sevgili tüketiciler unutmayınız size hizmet eden insanlara saygı duymalıyız, yorgun bedenlerine yük olmayınız nerde olursa olsun emeğe saygı duyalım lütfen. Gençleri yolun başında hayattan bıktırmaya gerek yok, gıda da ciro şampiyonu olan kurumsal marketler birilerinin vebalini almadan ticaretinizi devam ettirin.













