Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 30’a yakın sivil toplum kuruluşu, Irak sınırındaki İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda 3 gündür bekleyen yaklaşık 400 kişilik Filistin Konvoyu’na destek amacıyla kitlesel basın açıklaması yaptı.
Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden Filistin’e ulaşmak amacıyla yola çıkan Filistin Konvoyu, Irak’taki İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda bekliyor. Aralarında Avrupa’nın 20’den fazla ülkesinden gelen sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 400 kişilik konvoyun geçişine izin verilmezken, Kızıltepe ilçesinde de otogar alanında bulunan Kenan Kösen Camisi önünde toplanan kalabalık, sık sık tekbir getirerek Gazze’ye ve Filistin Kara Konvoyu aktivistlerine selam gönderdi.
“Güvenli bir şekilde yoluna devam etmesi için gerekli kolaylık sağlanmalı”
Kızıltepe Sivil Toplum Kuruluşları Platformu adına basın açıklamasını okuyan Yedi Başak İnsani Yardım Derneği Kızıltepe Temsilcisi Seyfettin Arı, yaşanan durumun kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bosna Hersek’ten hareket eden ve güzergah üzerindeki birçok ülkeden herhangi bir engelle karşılaşmadan geçen Filistin Konvoyu’nun Irak sınırında bekletilmesi ve geçişine izin verilmemesi kabul edilemez.
Sivil ve barışçıl bir amaçla yola çıkan bu konvoyun engellenmesi, yalnızca konvoyda bulunan insanların seyahat özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelmemekte; aynı zamanda Filistin halkıyla dayanışma iradesine ve insani yardım girişimlerine yönelik ciddi bir müdahale niteliği taşımaktadır. Konvoyda bulunan insanların güvenliğinin sağlanması, gerekli işlemlerin bir an önce tamamlanması ve konvoyun yoluna devam etmesine izin verilmesi insani ve hukuki bir sorumluluktur. Irak makamlarını, bu engellemeye derhal son vermeye ve konvoyun güvenli bir şekilde yoluna devam etmesi için gerekli kolaylığı sağlamaya çağırıyoruz.” dedi.
“Ateşkes deniliyor fakat saldırılar ve ölümler devam ediyor”
Gazze’de yaşananların dünya kamuoyunun gündeminden düşürülmeye çalışıldığını ifade eden Arı, “Bugün en büyük tehlikelerden biri, ‘ateşkes’ adı altında Gazze’de yaşananların dünya kamuoyunun gündeminden düşürülmesidir. Ateşkes deniliyor fakat saldırılar, ölümler ve yaralanmalar devam ediyor. Gazze’de çocuklar hayatını kaybederken, Filistin halkı ağır bir insani krizle karşı karşıyayken sessizliğe bürünmek kabul edilemez.
Bu ayın ilk dört gününde 34 Filistinlinin şehit edildiği, 71 kişinin yaralandığı ve 87 saldırının gerçekleştirilmiştir. Eğer bütün bunlar yaşanırken buna ‘ateşkes’ deniliyorsa, ortada ciddi bir çelişki vardır. Ateşkes, insanların öldürülmeye devam ettiği bir sürecin adı olamaz. Gazze’de yaşananları yalnızca rakamlardan ibaret görmüyoruz. Her bir rakamın arkasında bir insan, bir aile, bir çocuk ve yarım bırakılmış bir hayat vardır. Bu nedenle Gazze’nin gündemden düşürülmesine, yaşananların normalleştirilmesine ve dünyanın sessizliğe alıştırılmasına itiraz ediyoruz.
Filistin Konvoyu’nun karşılaştığı engeller karşısında sessiz kalınması, yalnızca konvoyda bulunan insanların mağdur edilmesine değil, Filistin halkıyla dayanışma göstermek isteyen milyonlarca insanın iradesinin görmezden gelinmesine yol açmaktadır. Bu nedenle ilgili devlet makamlarını sorumluluk almaya, gerekli girişimleri derhâl yapmaya ve Filistin Konvoyu’nun önündeki engellerin kaldırılması için gereken adımları atmaya çağırıyoruz.” diye konuştu.












