Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kullanılmaması gerektiğini belirterek, “Bizim açımızdan mucizevi bir besin ve mucizevi bir karışım yok” dedi.
ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Özmen, toplumda ‘sirke suyu içtim, kalp damarlarımdaki tıkanıklığı tedavi ettim’ şeklinde bir inanış bulunduğunu belirterek bunun bilimsel bir karşılığının olmadığını söyledi.
‘SİRKE, SARIMSAK ÖZÜ VE LİMONLU SU DAMARLARI AÇMAZ’
Bu besinlerin ilaç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Çağlar Özmen, “Sirke, sarımsak özü, limonlu su dengeli beslenmenin bir parçası olabilir. Ama bunların hiçbiri halk arasında söylendiği gibi kalp damarlarını açmaz, hiçbiri yüksek kolesterolü düşürmez ya da şeker ve tansiyon regülasyonunda bize herhangi bir katkı sağlamaz. Sarımsak özü ile ilgili son yıllarda Amerika’da bazı çalışmalar var. Özellikle Amerika’da tansiyon ve yüksek kolesterolün tedavisinde kullanılan ek gıdalar içerisinde yer alabiliyor. Ama bizim için bunlar besin değeri taşıyan takviye edici gıdalardır. Doktorun reçete edeceği bir ilacın yerini almaz, doktorun tedavisinin bir parçası olmaz” diye konuştu.
‘BAL VE PEKMEZ FAZLA TÜKETİLDİĞİNDE TERSİ ETKİ YARATABİLİR’
Kan şekerini düzenlediği, damar tıkanıklığını açtığı ve kolesterolü düşürdüğü yönünde bir inanış olan bal ve pekmezin de içeriğindeki yüksek şeker oranına dikkat çeken Doç. Dr. Özmen, “Bal ve pekmez de hem kan şekerinin düzenlenmesi, kolesterolün düşürülmesi ve beraberinde damar tıkanıklığı için halk arasında sık kullanılan besinler haline geldi. Bal ve pekmez açısından bakacak olursak özellikle şeker hastalığı ve kilo problemi olan hastalarda damar açacak inanışıyla bu besinlerin normalden daha fazla kullanılması tam tersi bir etki yaratabiliyor. Çünkü yüksek şeker oranından dolayı diyabetik kişilerin şekeri yükseltebilir, kilo problemi olan hastalarda daha çok kilo artışına neden olabilir” dedi.
‘ÇÖREK OTUNUN KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ ETKİSİ YOK’
Son yıllarda çörek otunun ise kolesterolü düşürücü etkisi olduğu düşüncesiyle sık tüketilen ürünler arasında yer aldığını belirten Özmen, “Son yıllarda bir de çörek otuyla alakalı kolesterolü düşürdüğüne dair bir inanış var. Bu da doğru değil. Ne kolesterolü düşürmesi ne de damar tıkanıklığını, damar duvarlarının içerisindeki kolesterol parçacıklarını azaltması söz konusu değildir. Ayrıca doğal denilen bir besin her zaman doğal olmuyor. Daha çok tüketilmesi amacıyla doğal denilerek biraz da tüketim kültürünün verdiği bir avantaj yerine konulmaya çalışılıyor. Bunun yanında doğal olması her zaman ‘çok tüketilecek’ ve ‘çok tüketildiği zaman da faydalı olacak’ anlamı taşımıyor” ifadelerini kullandı.
DAMAR TIKANIKLIĞI, PIHTI, BEYİN KANAMASI GÖRÜLEBİLİR
Özellikle hipertansiyon ve yüksek kolesterol hastalarının ilaçlarını bırakıp yalnızca doğal ürünlere yönelmesinin ciddi risk taşıdığının altını çizen Doç. Dr. Çağlar Özmen, şu uyarılarda bulundu:
“Aslında en büyük problem bu besinlerin ilacın yerine konulmasıdır. Bu yaklaşımla mevcut durumun daha da kötüleşmesine neden olabiliriz. Kronik hastalıkların uzun süre tedavi edilmemesi daha büyük problemleri beraberinde getiriyor. Beyne pıhtı atması, beyin kanaması, kontrolsüz hipertansiyon ya da yüksek kolesterolle ilişkili olarak kalp damar tıkanıklığı gibi durumları bu hastalarda sık görüyoruz. Biz hastalara ilaç dışında yaşam şekli değişikliği, egzersiz ve diyet önerilerimiz de oluyor. Ama bunlar yine hekim kontrolünde, ilaçla beraber ya da sık kontrol içerisinde olması gerekiyor.”




















