Biz gazeteciyiz. Bu dünyadan giderken ardımızda bırakacağımız bir mal varlığımız yoktur; çalışırken de çok bir şeye sahip olmayız. En büyük hazinemiz kalemimizdir.
Kalemimizden çıkan her satır, insanların hakkını ve hukukunu savunmak, mazlumun sesi olmak için yazılır.
Mikrofonu Elimize Aldığımız An
Özel hayatımızda ne sorun olursa olsun, halkın sorunlarını görüp mikrofonu elimize aldığımız anda kendi hayatımızla ilgili tüm detayları unuturuz. Sahada yalnızca oranın sesi oluruz. Bizi motive eden büyük zevkler yoktur; bazen karda, buz gibi havada, bazen yazın sıcağında ayakta duramayacak hâlde bile tek motivasyonumuz haberimizin ulaştırılmasıdır. Yayınlanan üç satır yazı, tüm yorgunluğumuzu unutturur, işimizi gururla yapmanın neşesiyle doldurur.
Her Satır Bir Gurur
Bizi biz yapan, sahada aktardığımız haberlerimizdir. Koşullar ne olursa olsun, üç satır mutluluk verir. Akşam eve geldiğimizde, haberlerimizi paylaşmak, günün tüm yorgunluğunu unutturur ve gururla uyumamızı sağlar.
Bazen güzel bir etkinliği duyururuz; bu gibi etkinliklerin çoğalmasını teşvik ederiz. Bazen de bir masumun sesi oluruz. Bir teşekkür, bir takdir ya da “İyi iş çıkardın” cümlesi, tüm zor koşulları unutturur.
#Var Etmek İçin Yaşarız
Çoğumuz var olmak değil, var etmek için yaşarız. Sahada, tek bir simit ve soğuk havada içtiğimiz bir yudum çay bile bizi ayakta tutar. Koştur koştur gittiğimiz haberi, yayınlamanın gururuyla yaşarız. En büyük amacımız, yaşarken işimizi ne kadar iyi yaptığımıza bağlıdır.
Bıraktığımız tek miras, kalemimizle yazdığımız haberlerdir; köşkler, saraylar, lüks araçlar değil. Biz tüm hayatımızı kalemimizle yaşarız, çünkü…













