İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 50’si tutuklu 414 sanık, 78’inci duruşmada hakim karşısına çıktı. Gecenin ilerleyen saatlerinde sona eren duruşmaya saat 10.00’da devam edilecek.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘rüşvet’, ‘suç gelirlerinin aklanması’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘irtikap’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
‘Beni mağdur ettiler’
Tutuksuz sanık iş insanı Serbülend Danış, savunmasında şunları söyledi: “Sanıklar Baki ve Bulut, 2 arsamı zorla elimden aldılar, beni mağdur ettiler. Bulut, ağabeyinin talimatıyla suça alet oldu. Onun ifadeleri de gerçek dışıdır. İlk sözleşme 26 Haziran 2024, ikinci sözleşme 2 Ağustos 2024 tarihlidir. Sözleşmeleri kardeşim, sanık Bulut’tan teslim aldı. Fakat bu sözleşmeler Şubat 2025 tarihinde düzenlenmiştir. Baki, kendilerine operasyon yapılacağını söylediği için geriye dönük, eski tarihli sözleşme varmış gibi benden sözleşme istedi. Bunun üzerine hiçbir bedel ödemeden şahsımdan aldıkları iki taşınmazın bedelini senetle ödeyecekmiş gibi düzen kurdular ve sözleşme yaptılar.”
‘Sen kendini öyle tanıttın’
Soru sormak için söz alan, başka bir suçtan tutuklu Baki Aydöner, Danış’a şu soruyu yöneltti: “17 Haziran 2025 tarihli ifadenizde 9 kez ‘Baki’, 7 kez ‘sistem’ kelimesi geçiyor. 25 Aralık 2025 tarihli ifadenizde de 22 kez ‘Baki’, 5 kez ‘sistem’ geçiyor. Fakat ‘kamu kurum ve kuruluşları ihalesine fesat karıştırma’ suçundan şüpheli olduğunuz ve ilk ifadenizin alındığı dosyada her ne hikmetse Baki Aydöner’den de sistemden de hiç bahsetmiyorsunuz. İBB’de benim resmi veya gayriresmi bir konumum olmamasına rağmen, başkan danışmanı olduğum konusunda ısrar ederek neden böyle bir şey yapmaya çalıştınız?”
Danış, “Başkan danışmanı değil misin?” diye karşılık verdi.
Bunun üzerine Aydöner, “Benim başkan danışmanı olduğumu ispatlar mısınız?” diye sordu.
Danış ise, “Yok, ispatlayamam. Sen kendini öyle tanıttın” dedi.
Mahkeme Başkanı’nın, “Bulut Aydöner tarafından doğrudan bir zorlamaya maruz kaldınız mı?” sorusu üzerine Danış, “Bulut Aydöner tarafından kalmadım” yanıtını verdi.
‘Bana sipariş veren şirketlerin ticari faaliyetlerini bilmem’
Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un eşi, tutuksuz sanık Gözdem Ongun da savunmasında şunları söyledi: “Kendi işimi kurduğum sırada, tüm arkadaşlarımız gibi Emrah da bana destek oldu. Dostlar ne destekler? Bir doğum gününde, bir yere gideceği zaman benden ürün almak gibi veya dost çevresinde benim ürettiğim ürünlere ihtiyaç duyan biri olduğunda bana sipariş yönlendirmek gibi. Dediğim gibi, bunu bütün dostlarımız yaptı. İddiaya konu edilen bu siparişlerde de süreç böyle işledi aslında. Emrah siparişleri sahiplerine ulaştırdı. Onlardan da resmi olarak banka yoluyla ödeme geldi, ben de faturamı kestim. Bu ürünlerin hazırlığı ve yapımı için alınan tüm malzemelerin faturaları ile ürünlerin ve paketlerin görselleri avukatımın sunacağı dosyada mevcut. Ben bana sipariş veren şirketlerin ne ticari faaliyetlerini bilirim ne hangi ihaleye girdiklerini ne kimlerle çalıştıklarını ne de kim olduklarını.”












