İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 50’si tutuklu 414 sanığın yargılanmasına devam edildi. 79’uncu duruşmada sanık savunmaları alınırken, duruşma 14 Eylül Pazartesi günü saat 10.00’a ertelendi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘örgüt lideri’ olarak adı geçen İmamoğlu’nun; ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘rüşvet’, ‘suç gelirlerinin aklanması’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘irtikap’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
‘30 bin doları hazırla getir’ dedi
Tutuksuz sanık Bünyamin Durukan savunmasında, Ağaç A.Ş.’den 25 milyon liranın üzerinde alacağı biriktiğini ve ödemelerini tahsil etmek için şirket yetkilileriyle görüştüğünü söyledi. Durukan, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın kendisine, “30 bin dolar hazırla getir. Ödemelerin daha kolay şekilde yapılır, ödemelerini rahatlatırız hızlı bir şekilde” dediğini öne sürdü. Ekonomik olarak zor durumda olduğunu belirten Durukan, seçimden hemen önce hesabına 1,5 milyon lira ödeme yapıldığını, seçim sonrasında ise 15 bin dolar nakit hazırlayarak Ağaç A.Ş.’ye gittiğini ve parayı Polat’ın odasında teslim ettiğini anlattı.
Durukan, “Bu parayı veriş amacım herhangi bir menfaat sağlama, çıkar sağlamak değil tamamen alacaklarımızı tahsil edip, şirketimizi zor durumdan kurtarmak içindi. Bu nedenlerle rüşvet veren kişi değil de mevcut alacağını tahsil edebilmek için kendisinden para istenen ve bu talep karşısında ekonomik baskı altında olan kişi olduğumun dikkate alınmasını istiyorum” dedi.
‘7 milyon lira alacağım vardı’
Tutuksuz sanık Fikret Baydemir de Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 7 milyon lira alacağı bulunduğunu belirterek, ödemeleri alabilmek için şirket yetkilileriyle görüştüğünü söyledi. Baydemir, Ali Sukas’ın kendisine, “Şirketin hesabına yarın 3 milyon lira ödeme çıkartırım, 1 milyon 800 bedelli çek veririm, kalanı da kısa süre içinde öderiz ama bunun karşılığında sen bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir” dediğini öne sürdü.
Ertesi gün şirket hesabına 3 milyon lira yatırıldığını aktaran Baydemir, kendisinden istenen paranın tamamını değil yarısını hazırladığını ve birkaç gün sonra parayı Sukas’ın makamına götürdüğünü söyledi. Makam odasının dolu olduğunun belirtilmesi üzerine parayı Özel Kalem Müdürü Murat Or’a teslim ettiğini ifade eden Baydemir, “Ben bu olayda suç işleyen değil, mağdur edilen kişiyim” dedi.
‘Beni mağdur ettiler’
Tutuksuz sanık Serbülend Danış da savunmasında, sanıklar Baki ve Bulut Aydöner’in iki arsasını zorla elinden aldığını ve kendisini mağdur ettiğini ileri sürdü. Danış, söz konusu taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin geriye dönük olarak düzenlendiğini savunarak, “Baki, kendilerine operasyon yapılacağını söylediği için geriye dönük, eski tarihli sözleşme varmış gibi benden sözleşme istedi” dedi.
‘Sen kendini öyle tanıttın’
Soru sormak için söz alan Baki Aydöner, Danış’ın önceki ifadelerinde kendisinden ve ‘sistemden’ bahsettiğini belirterek, İBB’de resmi veya gayriresmi bir konumu olmamasına rağmen neden kendisini başkan danışmanı olarak gösterdiğini sordu. Danış’ın, “Başkan danışmanı değil misin?” demesi üzerine Aydöner, “Benim başkan danışmanı olduğumu ispatlar mısınız?” diye karşılık verdi. Danış ise, “Yok, ispatlayamam. Sen kendini öyle tanıttın” dedi.
Mahkeme Başkanı’nın, “Bulut Aydöner tarafından doğrudan bir zorlamaya maruz kaldınız mı?” sorusuna Danış, “Bulut Aydöner tarafından kalmadım” yanıtını verdi.
‘Bana sipariş veren şirketlerin ticari faaliyetlerini bilmem’
Tutuksuz sanık Gözdem Ongun da savunmasında, kendi işini kurduğu dönemde arkadaşlarının kendisine destek olduğunu ve bazı kişilerin kendisinden ürün sipariş ettiğini söyledi. Ongun, söz konusu siparişlerin sahiplerine ulaştırıldığını, ödemelerin banka yoluyla yapıldığını ve kendisinin de faturalarını kestiğini belirterek, ürünlerin hazırlanmasına ilişkin fatura ve görsellerin avukatları tarafından dosyaya sunulacağını ifade etti.
Ongun, “Ben bana sipariş veren şirketlerin ne ticari faaliyetlerini bilirim ne hangi ihaleye girdiklerini ne kimlerle çalıştıklarını ne de kim olduklarını” dedi.
Duruşma 14 Eylül’e ertelendi
Sanık savunmalarının alınmasına devam edilen duruşma, 14 Eylül Pazartesi günü saat 10.00’a ertelendi.













