26 Ekim 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Sağlık Haberleri - Hemofili hastalarına gen terapisi umudu

Hemofili hastalarına gen terapisi umudu

Haberton - Haberton
16 Haziran 2023
- Sağlık Haberleri
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Hemofili hastalarına gen terapisi umudu

Hemofili hastalarına gen terapisi umudu

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan bazı maddelerin eksikliği nedeniyle her an kanama riski ile karşı karşıya kalan ve ömür boyu yüzlerce kez koruma iğneleri olmak zorunda kalan hemofili hastaları, gen terapisi sayesinde iğne olmaktan kurtuluyor.

Türkiye’de yaklaşık 80 bin kişi, kalıtsal kanama bozukluğu hastalıkları ile yaşıyor. Kanda pıhtılaşmayı sağlayan maddelerin üretilmesini sağlayan genin eksikliği ile oluşan kanama bozukluğu hastalıkları içerisinde ise hemofili ilk sıralarda yer alıyor. Hemofili hastaları, kanda pıhtılaşmayı sağlayan bazı maddelerin doğuştan eksikliği nedeniyle en ufak bir yaralanmada dahi kanama durmadığı için hayati tehlikeye girebiliyor.

Bu hastalara pıhtılaşmayı sağlayan bu maddeler, enjeksiyon yoluyla dışarıdan veriliyor. Her yıl onlarca kez koruyucu ilaç almak için iğne olmak zorunda kalan hastaların yeni umudu gen terapisinde ise RNA’sı değiştirilen bir virüsün vücuda verilmesiyle, kanamayı durduran maddelerin vücut tarafından kendi kendine üretilmesi sağlanıyor. Türkiye’de 2021 yılında başlayan ve Adana, İstanbul, İzmir ile Gaziantep olmak üzere 4 şehirdeki 5 merkezde yürütülen klinik araştırmalara dahil edilen 20 hastaya gen terapisi uygulandı ve hastalar, hemofilinin yıkıcı ve hatta bazen ölümcül olabilen etkilerinden kurtulmayı başardı.

İstanbul’da da ilk kez klinik araştırmalar çerçevesinde geçtiğimiz aylarda bir hastaya uygulanan tedavinin şu ana kadar herhangi bir ciddi yan etkisinin görülmediğini kaydeden Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Bülent Zülfikar, tıpta devrimci bir çığır açan bu yeni teknolojiler sayesinde gen terapisinin yan etkileri olmadan hastalığı tamamen düzeltebildiğini kaydetti.

“ÜLKEMİZDE 80 BİN KİŞİYİ ETKİLİYOR”

Prof. Dr. Zülfikar, “Herhangi bir yaralanma, travma, cerrahi girişim esnasında o bölgedeki kanamaların durmasını vücut kendi kendine sağlar. Bunu da kanın içindeki birtakım maddeler yapar. Bu maddelerde hücre ya da enzim düzeyinde eksiklik olduğu zaman, kanamalar kontrol altına alınamaz ve kanamalı hastalıklar ortaya çıkar. Olayın olduğu yerdeki kan durmaz pıhtılaşamadığı için. Biz buna hemofili ve benzeri kalıtsal kanama bozukluğu hastalıkları deriz. Halk arasında hemofili olarak bilinse de başka pek çok farklı hastalık var bu şekilde.

Ama en sık karşılaştığımız hastalıklardan biri hemofili” dedi. Ülkemizde bugünkü rakamlarla 10 binin üzerinde kalıtsal kanama bozukluğu vakasının olduğunu kaydeden Prof. Dr. Zülfikar, şunları söyledi: “Dünyada kayıtlı olarak 500 binin üzerinde vaka var ama kayıtsız olanları da işin içine dahil ettiğimizde 1 milyon 200 bin civarında kişinin bundan mustarip olduğunu biliyoruz. Bunları aileleriyle beraber aldığımızda, taşıyıcıları da hesap ettiğimizde, Türkiye’de yaklaşık 80 bin kişinin bu olaydan mustarip olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Hemofili hastalarına gen terapisi umudu

“HAYATLARI KANAMA YAŞARIM ENDİŞESİYLE GEÇİYOR”

Prof. Dr. Zülfikar, hemofilinin de iki türü olduğunu söyledi ve şu bilgileri verdi: Hemofili A veya B, ya da Hemofili A veya B’nin taşıyıcılığı söz konusu. Pıhtılaşmayı sağlayan maddelerden faktör 8 eksik ise Hemofili A, faktör 9 eksik ise Hemofili B diyoruz. Hemofili A ve B’li bütün erkek hastaların doğacak bütün kız çocukları, taşıyıcı olarak dünyaya geliyor. Bu kız çocukları ileride çocuk sahibi olduğunda ise onlardan doğacak erkek çocukların yüzde 50’si hasta; kız çocukların yüzde 50’si taşıyıcı olarak doğuyor. Dolayısıyla nesilden nesle devam eden bir hastalık.

Hemofili hastalarının sürekli gece mi gündüz mü kanama yaşarım korkusuyla yaşamak zorunda kaldığını kaydeden Prof. Dr. Zülfikar, “Kanama beyinde olursa nasıl durdurulacak ya da günün en kötü saatlerinden birinde kanama olursa hastaneye nasıl yetiştirileceğim korkusu yaşarlar. Bu da maalesef hem psikolojik, hem de mesleki ve akademik olarak olumsuz etkiliyor hastaları. Hemofili hastalığında şu kesin ki tedavi edilmezse sakat kalır. Hatta hastaların aniden kaybedilme riski de çok yüksektir.

ÖMÜR BOYU YÜZLERCE İĞNE OLUYORLAR

Bu hastaların ömür boyu koruma amaçlı ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Zülfikar, bunun da enjeksiyon yoluyla yapıldığını söyleyerek “Bu ilaçlar da vücutta en fazla 8, 18 ya da maksimum 256 saat yani 10 gün kadar kalabiliyor. Bundan sonra ilacın etkisi bitiyor. O zaman tekrar enjeksiyon gerekiyor. Ülkemizde geri ödeme sisteminde olan ilaçlar, ancak 18-24 saate kadar etkili. Dolayısıyla hasta, 24 saat sonra tekrar tekrar iğne olmak zorunda kalıyor. Bu, haftada 2-3 kez tekrarlanmak zorunda. 52 haftada 156 kez iğne olması anlamına geliyor.

Herhangi bir sebeple kanama yaşarsa, en az 3 ila 7 gün, sabah akşam bir de bunun için iğne olduğunu düşünün; sadece bu bile 15-20 kez enjeksiyon anlamına geliyor. Yani yıl içinde 200-300’ü buluyor iğne olma durumu. Bunlar damardan yapılan iğneler, küçük çocukları da düşünürseniz; yıllarca süren bu durum gerçekten hiç kolay değil. Hastalarımızın da tamamını bezdiren bir numaralı problem bu. Bundan dolayı tedaviye uyum bozuluyor, uyum bozulunca bu sefer kanamalar artıyor, onu tedavi etmek için yine enjeksiyon yapmak zorunda kalıyorsunuz ve kısır döngüye giriyor süreç” diye konuştu.

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan bazı maddelerin eksikliği nedeniyle her an kanama riski ile karşı karşıya kalan ve ömür boyu yüzlerce kez koruma iğneleri olmak zorunda kalan hemofili hastaları, gen terapisi sayesinde iğne olmaktan kurtuluyor.

VÜCUDA, KANAMAYI DURDURMANIN ŞİFRESİNİ VİRÜS İLETİYOR

Hemofili hastalarının bu zor koşullarının iyileştirilmesi amacıyla tıp dünyasının yıllardır çözüm aradığını kaydeden Prof. Dr. Bülent Zülfikar, son yıllarda tıp dünyasındaki devrim yaratan gen tedavilerinin, bu hastalıkta da büyük umut olduğunu söyledi. Prof. Dr. Zülfikar, şu bilgileri verdi: “Tıp dünyası 2010’ların başından itibaren farklı tedavi yollarını geliştirmeye uğraşıyor bu konuda. Hemofili gen tedavisindeki ana prensip, bilinen doğal bir virüsün RNA’sını değiştirerek bunu vücuda vermek. Bu tedavi vücutta bir gen değişikliğine sebep olmuyor.

Çünkü geni parçalayıp içine girmiyor. Genetik şifre, virüs üzerinden vücuda veriliyor ve karaciğerde, kanda pıhtılaşmayı sağlayan bu maddenin üretilmesini sağlıyor. Bu tedavide, bizim beşinci hastalık diye bildiğimiz parvovirüs’ün bir benzeri olan adeno-associated virüs vektör olarak kullanılıyor. RNA’sı değiştirilen virüs, vücuda girerek kendi antijenik görevini yapıyor ve vücudun üretmesi gereken enzim, protein neyse onun üretilmesini sağlıyor. Bu tedavi, kanda pıhtılaşmayı sağlayan maddelerin düzeyini, koruma amaçlı verdiğimiz ilaçların daha da üstünde bir seviyede tutabiliyor ve bunu sürekli hale getirebiliyor. Böylece hastalara koruma ilacı vermek gerekmiyor”

“İĞNEMİ OLMAZSAM 6 SAAT İÇİNDE ÖLEBİLİRİMö KORKUSU BİTİYOR”

Bu tedavi sayesinde 1,5-2 yıldır koruma iğnelerini olmak zorunda kalmayan hastalar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Zülfikar, sözlerini şöyle noktaladı: O hastanın evindeki şenliği, mutluluğu bir düşünün. Bu hastaların hayatında hep şu vardır: Koruma ilacımı olmazsam 6 saat içerisinde kanama olursa, hastaneye yetişemeden ölebilirim. Düşünün ki 6 saatlik bir hayat beklentisinden, bu gen terapisi sayesinde, kaygı yaşamayacağı bir hayat beklentisine ulaşıyorlar. Şu anda hastalığın sonraki nesillere geçişi engellenemiyor. Sadece o hastaya hemofilisiz bir hayat sunabiliyoruz.

Ülkemizde 2022 sonu itibariyle 20 hasta gen terapisi klinik çalışmalarına dahil edildi. Bunların 13’ü Hemofili A, 7’si de Hemofili B hastası. Bu tedaviler kişiye özel olarak yapılıyor. Bunu unutmamak lazım. Şu anda bu virüsle daha önce enfekte olmamış, virüs antikorunu taşımayan 18 yaş üstü erişkin hastalar klinik çalışmaya alınabiliyor. Dünyada 2022’nin sonlarında ruhsat aldı bu terapi şekli. Bizim ülkemiz için de klinik çalışma sonuçlarımızın değerlendirmeleri beklenecek, sağlık otoritelerimizin de buna göre uygun değerlendirmeyi yapıp Sosyal Güvenlik Kurumumuzca geri ödemeye alınarak hastalarımızın bu tedaviye ulaşması sağlanacaktır diye düşünüyorum.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Mevduat faiz oranlarını krediler belirliyor

Sonraki Haber

Kahve markası sektördeki deneyimlerini anlattı

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Yılda 8,5 milyar paket tüketiliyor! Bakanlık, tütün ve obeziteye karşı yeni sağlık modelini duyurdu
Sağlık Haberleri

Yılda 8,5 milyar paket tüketiliyor! Bakanlık, tütün ve obeziteye karşı yeni sağlık modelini duyurdu

25 Ekim 2026
KETEM'lerde bir günde 8 bin 235 mamografi çekildi
Sağlık Haberleri

KETEM’lerde bir günde 8 bin 235 mamografi çekildi

25 Ekim 2026
Bisikletten düşen 7 yaşındaki Emir'in dişleri kurtarıldı
Sağlık Haberleri

Bisikletten düşen 7 yaşındaki Emir’in dişleri kurtarıldı

25 Ekim 2026
Sel suları çekilse de tehlike bitmiyor: Enfeksiyon risklerine dikkat!
Sağlık Haberleri

Sel suları çekilse de tehlike bitmiyor: Enfeksiyon risklerine dikkat!

24 Ekim 2026
1400 kilometre uzaktan telecerrahi yöntemiyle ameliyat
Sağlık Haberleri

1400 kilometre uzaktan telecerrahi yöntemiyle ameliyat

24 Ekim 2026
Dr. Hüseyin Aşcı: Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın aynasıdır
Sağlık Haberleri

Diş sağlığını ihmal edenler dikkat! Dr. Hüseyin Aşcı’dan genel sağlık için kritik uyarı

23 Ekim 2026
Sonraki Haber
Kahve markası sektördeki deneyimlerini anlattı

Kahve markası sektördeki deneyimlerini anlattı

En Güncel Haberler

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın
Yerel Haberler

Hatay’da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

26 Ekim 2026
Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü
Yerel Haberler

Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

26 Ekim 2026
Allığı yanlış yere sürmeyin! Yüz şeklini değiştiren 5 uygulama
Moda ve Kadın

Allığı yanlış yere sürmeyin! Yüz şeklini değiştiren 5 uygulama

26 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Otomobilin motor kısmına sıkışan yavru kedi kurtarıldı

25 Ekim 2026
Yaşam

Türkiye’de bir ilk Bitlis’te: Çığ riskine karşı ‘kar perdesi’ ve ‘kar köprüsü’ önlemi!

25 Ekim 2026
Yaşam

Nemrut Kalderası’nda sonbahar bereketi: “Adeta bizleri büyülüyor”

25 Ekim 2026
Yaşam

Sakarya İtfaiyesi’nden Goodyear ekibine yangın eğitimi: 10 günlük zorlu maraton tamamlandı

25 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

- Tuğçe Karafakıoğlu
25 Ekim 2026

Her yıl 25 Ekim'de kutlanan Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü, doğuştan gelen sinir sistemi rahatsızlıklarına dikkat çekiyor. Bebeğin omurga...

Hastaneye giden herkesin bilmesi gereken 10 hasta hakkı! Çoğu kişi bunlardan habersiz

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

Türk cam sektörünün küresel gücü: Şişecam’ın 90 yıllık hikâyesi ve dünya pazarındaki yükselişi

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

Güncel Haber

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

Hatay’da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

26 Ekim 2026
Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

26 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton