Bazı gecelerin sabahı olmaz, bazı düşüncelerin hayatı nizamı olmaz. Hasta düştüm hey ağalar diye seslenir Karacaoğlan..
Son günlerde sağlık üzerine imtihan ediliyorum, ediliyoruz. Hayata bir bakış açısı sergilerken, her zaman düşündüğüm vizyon sağlık olmuştu. Lakin gün geçtikçe bu sağlığın değerini her geçen gün daha iyi anlıyorum.
Karacaoğlanın dediği gibi;
Hasta düştüm hey ağalar
Halim bilmez dağlar şimdi
Düşman gibi dost karşımda
Zülüflerin bağlar şimdi der.
İnsan, sıhhati bir gölge gibi yanında taşırken onun serinliğini fark etmez; ancak güneş tam tepeden vurduğunda, yani o gölge çekildiğinde, yolun ne kadar kavurucu olduğunu anlar. Sağlık, vücut sarayının görünmez temelidir. O temel sarsıldığında, pencerelerden görünen manzara da, odalarda yankılanan sesler de anlamını yitirmeye başlar. Vizyon dediğimiz o geniş ufuk, birdenbire bir nefes sıhhatin dar ama hayati çemberine sığar hale gelir. Çünkü dünya, ancak içimizde onu taşıyacak derman olduğunda bir mana ifade eder.
Lakin bu “imtihan” sadece bir noksanlık değil, aynı zamanda bir derinleşme halidir. Sağlığın el çektiği yerlerde, genellikle sevgi nöbeti devralır. Karacaoğlan’ın “düşman gibi dost karşımda” dediği o anlarda, maskeler düşer ve geriye sadece samimiyetin çıplak yüzü kalır. İnsan, sağlığını kaybettiğinde aslında kimin sevgisinin “şifa”, kimin varlığının ise “yük” olduğunu bir cerrah titizliğiyle ayırır. Sevgi, bedenin dermanı bittiği yerde ruhun gıdası olarak devreye giren mucizevi bir kimyadır.
Sağlık bir varlık meselesiyse, sevgi bir duyuş meselesidir. Bedeni ayakta tutan kemik ve et, ruhu ayakta tutan ise bir gönle değmiş olmanın huzurudur. “Bazı gecelerin sabahı olmaz” derken kastedilen o karanlık, aslında insanın kendi iç dünyasına tuttuğu bir fenerdir. O karanlıkta neyin gerçekten elzem olduğunu görürüz: Ne mülkün ihtişamı, ne de sözün debdebesi… Sadece ağrısız bir gece ve o geceyi paylaştığın bir yüreğin sıcaklığı.
Sevgi, sağlığın en sadık yoldaşıdır. Çünkü iyileşmek, sadece hücrelerin yenilenmesi değil, hayata yeniden bağlanma arzusudur. Bu arzuyu kamçılayan yegane güç ise sevilmektir. Karacaoğlan’ın zülüflerle bağlanan o gönül sızısı, bugün bizim için bir hatırlatıcıdır: Bedenin nizamı bozulsa da gönlün nizamı sevgiyle korunabilir.
Neticede, bu dünya bir seyran yeridir; ancak bu seyranı mümkün kılan şey, içimizdeki o iki büyük hazinedir: Biri bedenin kandili olan sıhhat, diğeri ise o kandili hiç söndürmeyen ruhun ateşi, yani muhabbettir. İmtihanlar geçer, geceler elbet bir gün sabaha evrilir; fakat o karanlıktan süzülüp gelen “değer bilme” hissi, sağlıklı günlerin en büyük mirası olarak kalır.
Gecelerin sabahı olmayışı, aslında şafağın dışarıda değil, içeride sökmesini bekleyişimizdendir. Sağlık üzerine imtihan edilmek, insanın kendi özüyle yaptığı en samimi pazarlıktır. Bu süreçte anlarız ki; sevgi sadece birine duyulan tutku değil, varoluşun kendisine duyulan bir hürmettir. Kendini sevmeyi, bedenine şefkat göstermeyi ve o bedeni ayakta tutan ruhun ihtiyacını görmeyi bu “duraklama” anlarında öğreniriz.
“Düşman gibi dost karşımda” diyen Karacaoğlan, aslında aynadaki akisimize de işaret eder. Bazen insan en büyük dostu olan bedenine, ona iyi bakmayarak düşman kesilir. Hastalık, bu dostluğu yeniden tazelemek, bedene ve ruha hak ettiği izzeti geri vermek için bir dur ihtarıdır.
Hayatın nizamı, sadece düzenli işleyen bir takvim veya planlı bir gelecek değildir. Asıl nizam; sıhhatin şükrü ile sevginin sadakatini aynı terazide tartabilmektir. Sağlık gidince sevginin kıymeti, sevgi gidince hayatın anlamı kaybolur. Bu yüzden bu iki kavram, bir kuşun iki kanadı gibidir; biri eksik kalırsa ruh gökyüzüne yükselemez.
Bugün “halim bilmez” denen o dağlara inat, insan kendi içine dönüp o şifa dolu pınarı bulmalıdır. Çünkü nihayetinde; bedeni hekimler, ruhu ise ancak muhabbet iyileştirir. Geçirdiğim bu süreç, aslında ruhumun daha gür bir sesle “yaşıyorum” deme biçimidir. Her imtihan, kendi içinde gizli bir müjde taşır ve bu müjde ekseriyetle daha derin bir sevme kapasitesiyle taçlanır.
Sıhhatin her zerresine, sevginin her nefesine eyvallah diyebilmek ümidiyle…
Tüm hastalara şifa versin Cenab-ı Hak..
Kalın sağlıcakla; sevgiyle…













