Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), sadece yetişkinlerin değil, çocukların da ruh dünyasında derin yaralar açabilir. Şiddet, istismar, kayıp ya da ani bir korku yaşantısı… Çocuk bu tür olayları anlamlandıramaz, ancak içinde bir yerde yankılanan sessiz bir soru bırakır: “Güvende miyim?”
Bir Çocuk Travmayı Nasıl Yaşar?
Travma sonrası bir çocuk, her şeyin dışarıdan “normal” göründüğü bir dünyada, içten içe çalkalanan bir okyanusta yalnız kalmış gibi hissedebilir. Kimi zaman bu, altını ıslatmalarla, kimi zaman da ani öfke patlamalarıyla dışa vurulur. Çocuklar yaşadıkları travmaları kelimelere dökemez; davranışları, oyunları ve sessizlikleriyle anlatmaya çalışırlar.
TSSB Belirtileri Çocuklarda Nasıl Görülür?
Sıkça karşılaştığımız belirtiler arasında:
- Gece kabusları, uyku sorunları
- Sürekli tetikte olma, ani irkilmeler
- Olayı tekrar tekrar yaşama veya anlatma
- Aşırı sessizlik ya da hırçınlık
- Dikkat bozuklukları, okuldan soğuma
- Aşırı bağımlı ya da içe kapanık davranışlar
Terapide Güven En Temel Adımdır
Bir uzman olarak çocuklarla kurduğumuz ilk bağ, güven bağıdır. Travmayı anlamlandırmak, çocuğun duygu dünyasına dokunmak, onun yeniden “güvende” olduğunu hissettirmek zaman alır. Oyun terapisi, EMDR gibi teknikler ve aileyle birlikte yürütülen seanslar bu süreçte önemli araçlardır.
Ailelere Küçük Ama Güçlü Dokunuşlar
Çocuğunuza onun yanında olduğunuzu hissettirmek, bazen kelimelerden daha çok iyileştirir. Onu suçlamadan, sabırla ve anlayışla dinlemek; duygularını bastırmasına değil, ifade etmesine alan tanımak gerekir. Travma, doğru destekle aşılabilir.
Travma yaşayan her çocuk, içinde cevabını bilmek istediği o sessiz soruyu taşır: “Güvende miyim?”
Psikoterapi, bu sorunun cevabını birlikte bulma yolculuğudur. Ve unutmayalım; her çocuk, sevgiyle dokunulduğunda yeniden çiçek açabilir.













