Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde 18'inci 'Giresun Tanıtım Günleri'nde üçüncü gün yoğunluğu yaşandı.
Etkinliğe gelenler standlara ilgi gösterdi. Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy yöresine özgü, 500 yıllık tarihi geçmişe sahip, 'kuş dili' olarak da bilinen ıslıkla haberleşme yönteminin tanıtımı içinde stant kuruldu. Islık Dili Tanıtma Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Rıfat Köçek, ıslıkla haberleşme yöntemini ilgi duyanlara gösteriyor. Köçek " Bu dil kısa mesafe dili değil. Coğrafi şartların zor olduğu, Karadeniz sarp dağların olduğu yerlerde uzaktaki bir insana zor durumda olduğunda veyahut da ihtiyaç halinde derdini anlatmak için kullanılır. O yüzden yüksek sesle konuşmak gerekir. Biz de bu dilin unutulmaması adına festivaller yapıyoruz" dedi.
Giresun’un kültürel değerleri, yöresel lezzetleri ve el sanatlarının tanıtıldığı organizasyonda, ziyaretçiler Karadeniz mutfağına özgü ürünleri tatma fırsatı buldu. Yöresel müzikler eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar hem alışveriş yaptı hem de Giresun’a özgü ürünleri yakından inceleme imkanı buldu. Etkinliğin üçüncü gününde özellikle pide ve fındık ürünleri ile yöresel yiyeceklerin yer aldığı stantlarda yoğunluk oluştu. Vatandaşlar, Giresun’a ait ürünlere büyük ilgi gösterirken, organizasyon alanında zaman zaman kalabalık nedeniyle yoğunluk yaşandı.
Tanıtım günlerinin hem Giresun’un kültürel mirasının tanıtılması hem de yerel üreticilerin desteklenmesi açısından önemli olduğu belirtildi. Dört gün süren etkinlik,3 Mayıs Pazar günü sona erecek.
'Giresun, Göresun, Yiyesun, Doyasun'
Giresun pidesini İstanbul’a getirdiğini belirten Pide ustası İbrahim Kodal, "Giresun, pidesinin dünyaya yayıldığı yer. Hamurun iki defa mayalanması, yayla peyniri ve yayla tereyağıyla olması ve ustalığı. Allah'ın bize verdiği bir el lezzeti var. Ama biz ne diyoruz?
Sloganımız var, her zaman söylediğimiz: Giresun, göresun, yesun, doyasun! İşte Yeşilköy Millet Bahçesi'nde Giresun diyoruz. En güzel aşklar tereyağlı pideyle başlar
" dedi.
Giresun Köftesinin Sırrı Organik Olması
Köfte ustası Osman Küçük, "Etimiz Giresun’un yaylalarında düvelerimizden, organik etimizden yapılıyor. İçerisinde katkı yok. Sadece az sarımsak, damak zevki olsun diye bölgesel olarak. Tamamen doğal, organik köftemiz, Giresun köftesi. Budur sırrı budur; organik olması, doğal olması bu kadar" ifadelerini kullandı.
Burası Karadeniz'i Aratmıyor
Gökhan Sertcan, "Çok güzel. Etkinliklere geldik işte, buralarda geziyoruz. Pidesi güzel. Zaten Karadeniz'e de gittik, Karadeniz'i seviyoruz. Aratmıyor, aynı diyebiliriz" dedi.
Memleket Özlemini Gideriyoruz
Ayşegül Kontaş, "Güzel ilimizin ürünlerini tanıtıyorlar. Gezmeye göremeye geldik, alışveriş yapmaya geldik. Memleket özlemini gideriyoruz. Hava da çok güzel şansımıza, şuan hamileyim de canım dolma çekti dolma alacağız, tereyağı peynir ekmeğimiz meşhur ondan alacağız. Güzel saatte geldiğimizi düşünüyorum. Hafta sonumuzu bu şekilde değerlendirelim dedik" dedi. Neriman Cömert, "Vallahi yeni geldik. Dün güzeldi, biraz yağmurluydu. İnşallah bugün daha güzel geçer. Yani Giresunlu olarak bütün herkesi bu etkinliğe bekliyoruz. Çünkü yöremizi tanıtan şeyler var. Vallahi bizim için büyük bir fırsat. Çalışmayan arkadaşlar için, herkesi buraya bekliyoruz. Kalabalık olsun, gücümüzü gösterelim" dedi.
Memleket Hasreti Dindirmeye Geldik
Etkinliği gezmeye gelen Şaduman Akgül, "İnsanın kendi memleketi gibi var mı? Bak lahana aldım oradan geldi diye, seviniyoruz" diye konuştu. Ömer Keskin, "Giresun günlerini geziyoruz şu an. Değişik damak tatlarını, zevklerini bulalım diye. Peynir standında bayağı bir çeşit var, alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kuş Dili' Tanıtımı İçin Stantlar Kuruldu
Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy yöresine özgü, 500 yıllık tarihi geçmişe sahip, 'kuş dili' olarak da bilinen ıslıkla haberleşme yönteminin tanıtımı içinde stant kuruldu. Islık Dili Tanıtma Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Rıfat Köçek, ıslıkla haberleşme yöntemini ilgi duyanlara gösteriyor. "Yöremizde çok uzun yıllar coğrafi şartlardan dolayı doğmuş, aslından normal yöre ağzını Türkçe konuştuğumuz kelimeleri ıslığa çevirerek 3-4 kilometre, hatta 7 kilometre mesafelere derdimizi anlatma dilidir. Bir iletişim aracıdır. "Hoş geldiniz, hoş geldiniz." Aslında bu dil kısa mesafe dili değil. Coğrafi şartların zor olduğu, Karadeniz sarp dağların olduğu yerlerde uzaktaki bir insana zor durumda olduğunda veyahut da ihtiyaç halinde derdini anlatmak için kullanılır. O yüzden yüksek sesle konuşmak gerekir. İsminizi müsaade eder misiniz?Tabii ki bunu daha hızlı konuşarak uzaktaki kişilere de anlatabiliyoruz. Ama biz Türkçe konuşulan her kelimeyi normal ıslığa çevirerekten karşıdaki bir insana hitap edebiliyoruz" dedi.
Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde
Rıfat Köçek, "Şimdi takdir edersiniz ki ıslık dili Unesco Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girdi. Burada Trabzon'un bir kısmı, Gümüşhane'nin bir kısmı, Ordu'nun da çok az bir kısmı olmak şartıyla ama esas yeri Giresun Çanakçı Kuşköy’dür. Burada hala bu dil konuşuluyor. Biz de bu dilin unutulmaması adına festivaller yapıyoruz. Bu festivallerde biraz daha işe müzik boyutu kattığımız zaman renkli olsun, atalarımızdan bize bu gelen geleneği biz de önümüzdeki nesillere devam etmeye çalışıyoruz. Biraz da bu çobancılıktan gelen, yaylalarda gelen uzak, ırak mesafe konuşması. Yani evde konuşulacak bir dil değil. Ama yine de bahçedeki bir insana o kadar mesafeyi… Karadeniz sarp, bizim Giresun Çanakçı da sarp, yani yamaçlarda evler, uzak mesafeler… Derdini, sesini anlatamadığı için ıslıkla haberleşiyoruz" dedi.























