Bazen bir insanın yüzünde gördüğünüz bir gamze, ruhunuzda derin bir iz bırakır.
Gamze… Adı kadar naif, varlığı kadar derin. Ama işte, geçmişin gölgeleri ve kalbinizden silinmeyen izler, her yeni başlangıçta sizinle gelir. Siz, seversiniz; ona her şeyinizle “kabulüm” dersiniz. Fakat karşınızdaki, belki de geçmişin yükünden korkar ya da kendi yolunu çizmiştir. Şimdi onun gözlerine bakıyor, “Bana bir şans ver,” diyorsunuz. Ama bu cümleler size de yabancı değil. Daha önce, bir başka aşkta aynı yalvarışı siz duymamış mıydınız?
Aşk, insanı çelişkilere sürükler. Kalbiniz bir tarafa çeker, aklınız diğer tarafa. “O çoktan önüne baktı,” dersiniz ama yine de duramazsınız. Yeni bir umut ışığında yürümek istersiniz, karşınızdaki insana kendinizi adamak, onun için yüzünde “gamze” olmak istersiniz. Ama aynı zamanda bilirsiniz ki bu, kendi kalbinize kazınmış başka bir ismin gölgesinde bir savaştır.
Gamze’nin adı Gamze… Ve o size, “Sen benim yüzümdeki gamze olacaksın,” diyor. O kadar güven dolu, o kadar net. Bu cümlede bir davet, bir kabulleniş var. Ama sizde hala eski bir sevdanın yankısı… Bir yanda biten bir hikaye, diğer yanda başlamak isteyen bir masal. Peki, bir yürekte iki hikaye taşınabilir mi?
Belki de aşkta en zor olan, kendimize dürüst olabilmektir. Gamze’ye bakarken sadece onun yüzündeki ışığı mı görüyorsunuz, yoksa geçmişin gölgesini mi? Sevgi, cesaret ister. Kendi ruhunuzdaki yaraları saracak gücü bulmayı, birine tertemiz bir sayfa açmayı ve bu defa gerçekten “şimdi”de yaşamayı…
Gamze’nin “gamzesi” olabilmek, eski hikayeleri arkada bırakmayı gerektirir. Çünkü herkes ikinci bir şansı hak eder; siz de, Gamze de. Ama bu şansı verirken, gerçekten geçmişi geride bırakıp bırakmadığınızı bilmelisiniz. Yoksa her yeni umut, bir geçmiş pişmanlığına dönüşür.
Belki de mesele, birine değil, önce kendinize bir şans vermektir. Gamze’nin yüzündeki gamze olmak için, önce kendi kalbinizdeki yaraları sevgiyle kabullenmek gerekir. Gamze’nin o sözü hala kulaklarınızda: “Sen benim yüzümde gamze olacaksın.” Bu bir davet. Ama bu daveti kabul edebilmek için, gerçekten “şimdi”de yaşayacak cesarete sahip misiniz? Çünkü Gamze’nin gamzesi olmak, geçmişin gölgesinde bir sevda değil, yepyeni bir başlangıç demektir.













