Bugün Haberton.com’da röportaj konuğumuz genç ve başarılı oyuncu Burcu Duygu Almaç.
Oyunculuğa olan merakınız nasıl başladı? İlk tecrübeniz nasıl oldu?
Oyunculuğa olan merakım 5, 6 yaşlarımda başladı. Sinan Bengier hayranıydım. O zaman Ankara’da yaşıyordum. Evimizin hemen arkasında evleri vardı. Çılgın Bediş çekimleri olmadığında oraya gelirdi, çok mutlu olurdum. O dönem mahallede ki bir kaç arkadaşımla doğaçlamalar hazırlar, mahalledeki parkta komşulara sunardık. Daha sonra Amasya’ya taşındık. Orta son sınıfa giderken Halk Eğitim’den tiyatro dersi almaya başladım. Eğitim 1 sene sürdü. 1 sene sonunda ilk defa biletli ve seyircili bir tiyatro oyununda bulundum. O dönem ekipte Amasya Üniversitesinde okuyan öğrenciler vardı. Ekibin en küçüğü bendim. Rahmetli tiyatro hocam Ömer Baş benimde o sahnede olabilmem için oyunun içinde liseli bir kız castı bulunan bir oyun seçmişti ve bana yaşımdan dolayı bu rolü vermişti. Oyunumuzun gelirleri ile Amasya Belediyesi’ne fidan bağışı yapıldı ve o fidanlar Amasya ormanlarına dikildi. Hocamız bu oyunu aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi olarak yaptığı için gazete haberlerine çıktık. Haberi hala saklıyorum. Benim için inanılmaz bir deneyimdi.

Oyunculuk dışında yazarlık veya yönetmenlik gibi çalışmalarınız oldu mu?
Çok yakın bir zamanda; Leyla ile Mecnun, Paramparça, Bir Zamanlar Çukurova gibi sevilen dizilerin yazarlarından sevgili Derem Çıray hocamdan senaryo yazarlığı eğitimi aldım. Eğitimim yokken bir kısa film yazmayı denemiştim. Şimdi o yazdığım kısa filmi platform dizisine dönüştürmeyi planlıyorum. Aynı zamanda şuanda başka bir dizi projesi de yazıyorum. Yeni sezon için de kendi tiyatro oyunumu yazmayı hedefliyorum. Bununla birlikte kamera önünde daha yetkin olabilmek adına açık öğretim fakültesi radyo ve televizyon bölümü okumaya başladım. Lise oyunları ve ilk okulda sene sonu oyunları yönetim fakat henüz yetişkin oyunu yönetmedim. Bunun için biraz daha zamanım olduğunu düşünüyorum. Fakat yönetmek mi oynamak mı diye sorarsanız kesinlikle oynamak derim. Çünkü ben oyunculuğa aşığım.
Tiyatro ve kamera önü oyunculuğu arasındaki temel farkları nasıl değerlendiriyorsunuz? Biri diğerinden daha zor diyebilir misiniz?
Tiyatro kökenli oyuncular için kamera önü biraz daha zor oluyor. Bunun sebebi kameranın mikro mimiklere kadar yakalamasından kaynaklı. Yıllar önce hiç unutmuyorum Ankara’da kamera önü eğitimi aldığım Ümit Hocam, tiyatroda yapılan büyük jest ve mimikleri kameraya indirgemek, hiç jest mimik kullanamayan oyuncu adaylarına göre daha kolay demişti. Büyük oynamak kamera da gerçekten sorun oluyor. O doğallığı yakalamayı Süeda Çil hocamdan kamera önü eğitimi alarak öğrendim.
Biraz şu an oynadığınız oyun hakkında konuşalım. Nasıl bir oyun? İzleyicileri neler bekliyor?
Şu anda ben BKM Mutfak Atölyedeyim. Sene sonu oyunu olarak 31 Mayıs’ta Maslak Uniq’de Yılmaz Erdoğan’ın Otogargara oyununu çıkartıyoruz. Oyunda Hacer ve Mine karakterini canlandırıyorum. Benim için gercekten çok heyecanlı. 2 karaktere de ayrı ayrı hayranım. İzleyicileri bol danslı, hem gülmeli hem düşünmeli bir oyun bekliyor.
Sinema ve TV ‘da en son yaptığınız işler nelerdi? Sanırım bir de dijital dizi çektiniz. Araf. Bahsetmenizi isterim.
En son Araf dizisinde oynadım. Zeynep Koçak tarafından yazılan ve başrollerini Zeynep Koçak ile birlikte Sarp Bozkurt’un paylaştığı bir dijital dizi. Yönetmen koltuğunda Emre Bahadır Çırakoğlu var. Gerçekten harika bir yönetmen. Onunla çalışmak benim için çok gurur vericiydi. Dizinin yapımcısı D20mediahouse. Aynı şekilde dizinin yapımcıları da gerçekten işine önem veren ve insana değer veren kişilerdi. Araf dizisinde; Başak karakterini canlandırdım. Sahnelerimiz gerçekten çok komik. Heyecanla dizinin yayınlanmasını bekliyorum.

Önünüzde hangi projeler var?
Şuanda güncel dizi veya film projem yok. Yeni projeler bekliyorum. Tiyatro olarak da kendi tiyatromu kurdum. İsmi Monark Sanat. Yeni sezona oyun yazıp çıkartacağız…
Bir oyuncu olarak sınırlarınız var mı? Mesela kadına yönelik çeşitli şiddeti içeren sahneler veya hep konuşulur yakınlaşma sahneleri gibi. Bu tarz sahnelere yaklaşımınız hikaye üstünden mi olur?
Bir karakter olduğunuzda o siz olmuyorsunuz. Bu sebepten öyle bir sınırım yok. Fakat proje içerikleri ile ilgili, özellikle sanat filmlerinde tabi ki sınırlarım var. Kadına şiddeti şiddetle değil sevgiyle anlatan, insanlığa iyicil enerji yayan projelerde bulunmak isterim.
Oyuncu olarak en büyük hayaliniz ve hedefiniz nedir?
Aslında bu uzun ve keyifli bir yolculuk. Öncelikle bir TV dizisinde devamlı rolü olan bir karakter olmak istiyorum. Daha sonra bir sanat filminde oynayıp ödül almak istiyorum. Uzun vadeli hedefim ise uluslararası filmlerde oynayabilmek ve adımı duyurabilmek. Bunları yaparken insanlara motivasyon kaynağı olabilmek, insanları, doğayı ve hayvanları bütünsel olarak sevmenin güzelliğini aktarabilmek. Düşünen insanlar yaratabilmek, insanların var olma sebebini anlamalarında katkı sağlayabilmek. Eğer bunları başarırsam muhtemelen bu dünyadan ayrılırken huzurlu olacağım.
Bundan sonra yapacağınız tüm işlerde sonsuz başarılar diliyoruz. Vakit ayırdığınız için teşekkürler.













