Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin “Hepimiz bir seferberlik şuuruyla, heyecanıyla sahaya çıkıp bu sürecin başarılı olması için el birliğiyle çalışmak durumundayız. Bu ülkeye, bu devlete, bu millete bizim bundan daha büyük bir borcumuz yok. Bizim şu andaki en büyük borcumuz bu birlikteliği yeniden inşa etmek” dedi.
Çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere dün Hakkari’ye gelen Bakan Tekin, programının ikinci gününde sabah kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı ‘Terörsüz Türkiye’ toplantısına katıldı. AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya, MHP İl Başkanı Fatih Öztepe, parti mensupları ve STK temsilcilerinin katıldığı Öğretmenevi’ndeki toplantıda konuşan Bakan Tekin, problemleri yerinde görüp çözüm üretmeye çalışan bir yaklaşımla ülkeyi dolaştıklarını söyledi.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN EL BİRLİĞİYLE ÇALIŞMALIYIZ’
Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Bakan Tekin, bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının desteğinin önemli olduğunu söyledi. ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Terörsüz Bölge’ başlığıyla kamuoyuna duyurulan sürece değinen Tekin, sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Tekin, “Önümüzdeki süreç de Türkiye’de sivil toplumun en çok sahip çıkması gereken konu başlıklarından bir tanesi açısından çok önemli. Bu ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Terörsüz Bölge’ başlığıyla kamuoyuna duyurduğumuz süreç, gerçekten Türkiye’de eğer bir sivil toplum örgütü bir inisiyatif alacaksa, bir iş yapacaksa, bir katma değer üretecekse, bu katma değeri üretebileceği en verimli alan. En hayati, en vatana hizmet açısından, ümmete, millete hizmet açısından en kritik hizmetimizi hep beraber yapacağız, sivil toplum örgütleri ve siyaset olarak.” diye konuştu.
‘BU KEZ SÜRECİN BAŞARISIZ OLMAMASI LAZIM’
Siyaseti topluma, millete ve devlete hizmet aracı olarak gördüklerini belirten Tekin, siyaset yapma amaçlarının problemlerin çözümüne katkı sunmak olduğunu söyledi. Türkiye’de toplumsal barış, insan hakları, demokrasi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi amacıyla çeşitli adımlar atıldığını belirten Tekin, geçmişteki bazı girişimlerin farklı nedenlerle sonuçlanamadığını söyledi. Tekin, “Çözüm süreci, Alevi açılımları. Bunlar hükümetin başlattığı ama bu toplumsal barışı istemeyen kişilerin sabotajları ve manipülasyonları yüzünden sürecin istediğimiz şekilde sonuçlanmadığı girişimler bunlar. Ama 7-8 Ekim olayları, Habur olayları, 15 Temmuz, 17-25 Aralık. Tüm bunlar, bu ülkede kardeşlik ikliminin yeniden tesis edilmesini, milli birliğin ve dayanışmanın yeniden tesis edilmesini istemeyen kişilerin yaptıkları sabotajlar. Bunları yaparken içeride çok farklı yapılar birlikte hareket ettiler. Hiç tahmin etmediğiniz isimler bir araya geldiler. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen yıl Türkiye’nin terör sorununu kalıcı şekilde çözmesiyle ilgili açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli’nin çağrılarına olumlu yanıt veren siyasetçilerle temmuz ayında yasal düzenleme yapıldı. Yaklaşık 50 yılda on binlerce kişinin hayatını kaybettiği bir süreç yaşandı. Çocukların ve gençlerin hayatlarını kaybetmemesi, ülkede kardeş kavgasının yaşanmaması, gençlerin eğitimlerine devam ederek ülkenin kalkınmasına katkı sunması amacıyla bu süreç yürütülüyor” dedi.
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin, Atatürk’ün tabiriyle dahili ve harici bedhahlar tarafından istenmediğini herkesin bildiğini anlatan Tekin, “Bunu istemeyen birileri var. Bunu hep gördük. Ve bu birileri, şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler yaptılar bugüne kadar. Ve bunu hep sabote ettiler. Bu kez bu sürecin başarısız olmaması lazım. Eğer bu kez de bu süreç başarısız olursa bundan sonra hiçbir siyasetçi bu süreci çözecek bu kadar güçlü bir iradeyi gösteremez. Süreç Meclis ve siyasetçiler tarafından belirli bir aşamaya getirildi. Sivil toplum kuruluşlarının da sürece katkı sunması gerekiyor. Mecliste neredeyse oy birliğine yakın bir çoğunlukla kabul edildi. Her siyasi partiden bu sürece destek olanlar oldu. Şimdi tam kritik bir eşikteyiz. Meclis ve siyasetçilerimiz üstüne düşeni yaptı. Şimdi top bizde. Hepimiz bir seferberlik şuuruyla, heyecanıyla sahaya çıkıp bu sürecin başarılı olması için el birliğiyle çalışmak durumundayız. Bu ülkeye, bu devlete, bu millete bizim bundan daha büyük bir borcumuz yok. Bizim şu andaki en büyük borcumuz bu birlikteliği yeniden inşa etmek.” diye konuştu.
‘MÜFREDATIMIZIN ODAĞINDA KARDEŞLİK VAR’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim müfredatında da kardeşlik, dayanışma ve toplumsal birliktelik konularına yer verdiklerini anlatan Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle milli eğitim müfredatının içine, daha ‘Terörsüz Türkiye’ süreci başlamamıştı. 2024 başında ben dedim ki çocuklara okulda ilk öğretmemiz gereken şey kardeş olduğunuz. Çocuklarımıza milli dayanışma, adalet, merhamet, kardeşlik, bunları çocuklarımıza vererek başlamalıyız dedim. Beni topa tuttular o zaman. Müfredat değişikliklerimizin odağında bu var. Okullarda öğrencilerin birbirlerini ötekileştirmesine neden olabilecek anlayışlar müfredattan çıkarıldı. Çocukların birlikte hareket etmesi, dayanışma ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesine yönelik eğitim anlayışını benimsiyoruz. Hep birlikte dayanışarak, yardımlaşarak, kardeşlik hukukunu inşa ederek bu ülkeyi daha güçlü hale getirebilmek için müfredatımıza da yerleştirmeye çalıştık.” dedi.
‘SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI SORUMLULUK ALMALI’
Sivil toplum kuruluşlarının da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Tekin, “Bu artık bizim üzerimize, yani bu sivil toplum örgütlerinin üzerine farz-ı kifaye olmaktan çıktı, artık bizim için farz-ı ayndır. Eğer bundan sonra başarısız olursa, birileri sabote ederse bizim hatalarımız yüzünden, bizim eksiklerimiz yüzünden, bizim ihmallerimiz yüzünden sabote edilmiş demektir. Ve mahşeri vicdanda hepimiz sorumlu oluruz arkadaşlar. O yüzden Allah rızası için bu sorunu kesin bir biçimde çözecek bir seferberliği hep birlikte yapmalıyız diyorum” ifadelerini kullandı.
Kahvaltı programının ardından Bakan Tekin’in helikopterle Şemdinli ve Yüksekova ilçelerine geçeceği belirtildi. Tekin’in ilçelerde AK Parti teşkilat binaları, şehit ve gazi aileleri dernekleri ile okulları ziyaret etmesi bekleniyor.


Şemdinli'ye Geçti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hakkari'deki programının ardından Şemdinli ilçesine geçti. Ak Parti İlçe Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Tekin, burada partililerle bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Hakkari Valisi İbrahim Taşyapan, Ak Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya ile Ak Parti ilçe yöneticilerinin katıldığı toplantıda konuşan Bakan Tekin, eğitim yatırımlarından 'Terörsüz Türkiye' sürecine kadar çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
Dolu Dolu İki Gün Geçti
Şemdinli'yi özellikle programına aldığını belirten Bakan Tekin, Derecik ilçesine yapmayı planladıkları ziyareti ise bir sonraki programa bıraktıklarını söyledi. Yüksekova'ya geçeceğini kaydeden Tekin, Hakkari'deki ziyaretlerinin hem eğitim öğretim süreçlerinin planlanması hem de 'Terörsüz Türkiye' süreci açısından önemli olduğunu ifade etti. Tekin, "Yaklaşık bir hafta önce il başkanımız, ilçe başkanımız ve belediye başkanımız bizi ziyarete geldiler. Bu üç ilçeyi ziyaret etmemizin hem eğitim öğretim süreçlerini planlamak açısından faydalı olacağını hem de 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin yapılanları paylaşmak anlamında faydalı olacağını söylediler ve bizi davet ettiler. Biz de Yılmaz Erdoğan'ın 'Organize İşler' filmindeki bir replikte olduğu gibi sabahleyin kalktık, geldik buraya. İki gün Hakkari'de problemleri dinliyoruz, yapılacaklarla ilgili kararlar alıyoruz ve 'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili de dilimiz döndüğünce vatandaşlarla sohbet edip, onları dinliyoruz. Dolu dolu iki gün geçti. Ev sahipliklerinden dolayı Hakkari il teşkilatımıza, valimize ve ilçe teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Oecd Ortalamasının Üzerine Çıktı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'deki çocukların gelişmiş ülkelerdeki çocuklarla aynı eğitim koşullarına sahip olması yönündeki talimatından hareketle çalıştıklarını belirten Bakan Tekin, Türkiye'nin eğitim göstergelerinde önemli mesafe aldığını söyledi. Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki talimatı, dünyada gelişmiş ülkelerdeki çocuklar hangi koşullarda eğitim alıyorlarsa bizim çocuklarımız da en az onlar kadar iyi koşullarda eğitim almalı, en az onlar gibi eğitim göstergeleri açısından dünyada örnek gösterilecek yerde olmalı şeklindeydi. Bu talimatından hareketle 22-23 yılda çok yoğun bir çaba sarf ettik. Oecd 2025 Eğitime Bakış Raporu yayınlandı. Bu raporda Türkiye, derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası göstergeler açısından Oecd ortalamasının üzerine çıktı" diye konuştu.
İnsanlar Özgürce Yaşayamıyorsa Yatırımların Anlamı Yok
Bakan Tekin, "Kendilerini etnik ya da dini olarak tanımlama özgürlükleri, yaşama hürriyetleri, dini inanç ve ibadet hürriyetleri gibi konular yoksa bu konuştuğumuz şeylerden toplumsal bir memnuniyet üretme ihtimalimiz zayıf. Ne kadar çok yatırım yaparsanız yapın, insanlar eğer atalarının, dedelerinin köyünden, toprağından zorla başka yerlere gönderiliyorsa o köyde okul yapmış olmanın hiçbir faydası yok. Dolayısıyla bizim yaptığımız hizmetler, konuştuğumuz kamu yatırımlarının anlamlı olması için, vatandaş üzerinden memnuniyet üretmesi, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesi için daha önce atılması gereken başka bir adım var. O adım da bu ülkede insan haklarını, adaleti, birlik ve beraberlik duygularımızı, aynı ülkenin vatandaşı olduğumuza dair algıyı güçlendirmemiz gerekiyor" dedi.
On Binlerce Gencimiz Hayatını Kaybetti
Tekin, "Türkiye'nin son 50 yılda, dışarıdan bu milletin birlik ve beraberliğinden rahatsız olan mihrakların içimize soktuğu nifak tohumları, fitne fesat konusu yüzünden bu ülkede on binlerce çocuğumuz, gencimiz hayatını kaybetti. Bu ülkenin bazı bölgeleri, insanların özgürce yaşayabilecekleri bölge olmaktan çıktı. İnsanların özgürce seyahat edemediği, insanların insan olmasından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlerini özgürce kullanamadığı bölgeler oldu. Bu durumun kamu ve özel sektör yatırımlarını da sekteye uğrattı. Hal böyle olunca bu bölgelerdeki kamu yatırımları, bu bölgede özel sektörün istihdam amaçlı yatırımları uzun yıllar sekteye uğramış oldu. Böyle ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldık" diye konuştu.
Ohal Uygulmasını Kaldırdık
Türkiye'nin sorunun çözümü için daha önce de çeşitli girişimlerde bulunduğunu ifade eden Tekin, "Ak Parti iktidarları döneminde siyasal anlamda, anayasal anlamda demokrasi ve insan haklarının konsolide olmadığı bir ülkede, ekonomik kalkınmanın olamayacağı realitesinden de hareketle Türkiye'nin tamamında insan haklarını, demokrasiyi ve hukuk devletini yeniden egemen kılacak bir dizi öneriyi Ak Parti daha iktidara gelmeden kamuoyuyla paylaşmıştı. Ak Parti, iktidara gelmesinin ardından bu yönde politikalar uygulamaya başladı. Hükümet kurulduktan hemen sonra, 30 Kasım 2002'de bu anlamda insan hakları ve demokrasi konusundaki en sıkıntılı düzenlemelerden birisi olan Ohal uygulamasını kaldırdık. Kürt sorununu kökünden çözecek süreçler başlatıldı. 2007-2014 süreçleri. Bunlar önemli süreçlerdir" dedi.
Yeni Bir Süreç Başladı
Bakan Tekin, "Nifak tohumları ekip nemalananlar, buradan siyasal ve ekonomik çıkar elde edenler, bu savaşın devam etmesinin, bu ihlallerin devam etmesinin kendileri açısından önemli olduğunu düşünen iç ve dış mihraklar ve onların uzantıları maalesef bu süreçleri sabote ettiler. Ümitle başladığımız bu süreçler bir manipülasyonla bir anda heder olup gitti. 2025 yaz aylarında MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin bir açıklamasıyla yeni bir süreç başladı ve temmuz ayında nihayetinde bir yasal düzenleme çıktı. Bu yasal düzenlemeden sonra ekonomik kalkınmayı da gösteren gelişmeler oldu. Eğer bu süreç sağlıklı bir şekilde devam ederse, çok kısa bir zamanda ülkemizin her bölgesi, ekonomik kalkınmada eşit düzeyde nasibini alacak düzeye gelecek" diye konuştu.
'Çocuklarımız Birbirlerini Kardeş Bilsinler Diye Müfredatı Değiştirdik'
Hakkari'deki incelemelerini sürdüren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında eğitim müfredatında yaptıkları değişikliklere değinerek, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra milli ve manevi değerlere sahip, birlik ve beraberlik içerisinde yetişmelerini amaçladıklarını söyledi. Bakan Tekin, "Yılbaşı itibarıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla öğretim programlarımızı revize ettik. Dedik ki okullarımızdaki müfredatımızda çocuklarımız akademik başarılarını geliştirecekleri yeni bir müfredatla tanışsınlar. Hem de onu yaparken aynı zamanda bu ülkeyi bize vatan kılan atalarımız, dedelerimiz, geçmişimiz, geçmiş değerlerimiz, medeniyet birikimimiz, çocuklarımız bu milli ve manevi değerlere sahip olarak yetişsinler. Çocuklarımız okullarımızda birlik ve beraberlik şuuru içerisinde yetişsinler. Çocuklarımız okullarımızda birbirlerini ötekileştiren değil, birbirlerini kardeş bilen bir mantıkla yetişsinler diye müfredatlarımızı değiştirdik" dedi.
Müfredat değişikliklerinin ardından bazı kesimlerin tepki gösterdiğini söyleyen Tekin, "Bunu yaptıktan sonra da uygulamaya başladık. Ve Türkiye'de yer yerinden oynadı. Türkiye'de birlik ve beraberliğimizin daim olmasını, kardeşlik hukukumuzun baki olmasını, insan haklarına, birbirinin hakkına saygı duyan bir kuşağın yetişmesini, milli ve manevi değerlere bağlı bir kuşağın yetişmesinden rahatsız olan birileri bağırmaya başladılar. Önce seslerini yükselttiler. Sonra geçen yıl ramazan ayındaki etkinlikten sonra birdenbire bir okul saldırısıyla işleri sabote edecek bir noktaya getirdiler" diye konuştu.
Başakşehir’de Bir Öğrencimizi Kaybettik
Bakan Tekin, bugün İstanbul Başakşehir'de meydana gelen bıçaklı saldırıya değindi. Tekin, "Türkiye'de birliği, beraberliği, milli ve manevi değerleri istemeyen kitleler, bu ülkede kardeşliğin güçlenmesini istemeyen eller, bu ülkede eğitimin nitelikli hale gelmesini istemeyen, çocuklarımızın nitelikli yetişmesini istemeyen birileri yeniden okullarda tatsızlıklar, huzursuzluklar çıkarmaya başladılar. 8 Eylül'deki toplantıdan hemen sonra Manisa Turgutlu'da bir olay yaşadık. Osmaniye'de yaşadık. Bugün de sabahleyin İstanbul'da Başakşehir İmam Hatip Ortaokulu'nda müessif bir olay yaşadık. Bir kız öğrenci, başka bir lisenin öğrencisi olan bir öğrenci, o okulun formasını giyip bir ortaokula gidiyor ve oradaki çocuklarımızdan, bir bıçaklı saldırı düzenliyor. Biraz önce haberdar olduk, ağır yaralı bir öğrencimiz vardı. O öğrencimizi kaybettik. İmam hatip ortaokul öğrencisi. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Ailesine başsağlığı diliyorum. Okullarımızda bir sürü güvenlik tedbiri aldık, almaya devam ediyoruz. Sosyal medya, rehberlik faaliyeti, ailelerin eğitimi, bir sürü konu üzerinden tedbirlerimizi almaya çalışıyoruz. Ama şunu görmemiz lazım. Lütfen kendi çocuklarımıza bu anlamda sahip çıkalım. Yani ilkokul birinci sınıfa giden bir öğrenci, ilkokul birinci sınıf, evden babasının silahını alıp okula gidiyorsa, 69 aylık bir çocuk 69 aylık yani 7 yaşında, 6 yaşında bir çocuk, eğer bir silaha erişiyorsa, babasının silahını alıp götürebiliyorsa burada alacağınız güvenlik tedbirleri sorunu çözmez. Hep beraber ailelerin de bu süreçte olması lazım. Tekrar bu olayı yapanlara, bu olaya motivasyon unsuru olanlara bir uyarım var; bu ülkede, bu ülkenin birliğini ve beraberliğini size rağmen, bunu engellemek isteyenlere rağmen biz hep beraber yapacağız. Bunu başaracağız inşallah" dedi.
Şemdinli'ye Geçti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hakkari'deki programının ardından Şemdinli ilçesine geçti. Ak Parti İlçe Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Tekin, burada partililerle bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Hakkari Valisi İbrahim Taşyapan, Ak Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya ile Ak Parti ilçe yöneticilerinin katıldığı toplantıda konuşan Bakan Tekin, eğitim yatırımlarından 'Terörsüz Türkiye' sürecine kadar çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
Dolu Dolu İki Gün Geçti
Şemdinli'yi özellikle programına aldığını belirten Bakan Tekin, Derecik ilçesine yapmayı planladıkları ziyareti ise bir sonraki programa bıraktıklarını söyledi. Yüksekova'ya geçeceğini kaydeden Tekin, Hakkari'deki ziyaretlerinin hem eğitim öğretim süreçlerinin planlanması hem de 'Terörsüz Türkiye' süreci açısından önemli olduğunu ifade etti. Tekin, "Yaklaşık bir hafta önce il başkanımız, ilçe başkanımız ve belediye başkanımız bizi ziyarete geldiler. Bu üç ilçeyi ziyaret etmemizin hem eğitim öğretim süreçlerini planlamak açısından faydalı olacağını hem de 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin yapılanları paylaşmak anlamında faydalı olacağını söylediler ve bizi davet ettiler. Biz de Yılmaz Erdoğan'ın 'Organize İşler' filmindeki bir replikte olduğu gibi sabahleyin kalktık, geldik buraya. İki gün Hakkari'de problemleri dinliyoruz, yapılacaklarla ilgili kararlar alıyoruz ve 'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili de dilimiz döndüğünce vatandaşlarla sohbet edip, onları dinliyoruz. Dolu dolu iki gün geçti. Ev sahipliklerinden dolayı Hakkari il teşkilatımıza, valimize ve ilçe teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Oecd Ortalamasının Üzerine Çıktı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'deki çocukların gelişmiş ülkelerdeki çocuklarla aynı eğitim koşullarına sahip olması yönündeki talimatından hareketle çalıştıklarını belirten Bakan Tekin, Türkiye'nin eğitim göstergelerinde önemli mesafe aldığını söyledi. Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki talimatı, dünyada gelişmiş ülkelerdeki çocuklar hangi koşullarda eğitim alıyorlarsa bizim çocuklarımız da en az onlar kadar iyi koşullarda eğitim almalı, en az onlar gibi eğitim göstergeleri açısından dünyada örnek gösterilecek yerde olmalı şeklindeydi. Bu talimatından hareketle 22-23 yılda çok yoğun bir çaba sarf ettik. Oecd 2025 Eğitime Bakış Raporu yayınlandı. Bu raporda Türkiye, derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi uluslararası göstergeler açısından Oecd ortalamasının üzerine çıktı" diye konuştu.
İnsanlar Özgürce Yaşayamıyorsa Yatırımların Anlamı Yok
Bakan Tekin, "Kendilerini etnik ya da dini olarak tanımlama özgürlükleri, yaşama hürriyetleri, dini inanç ve ibadet hürriyetleri gibi konular yoksa bu konuştuğumuz şeylerden toplumsal bir memnuniyet üretme ihtimalimiz zayıf. Ne kadar çok yatırım yaparsanız yapın, insanlar eğer atalarının, dedelerinin köyünden, toprağından zorla başka yerlere gönderiliyorsa o köyde okul yapmış olmanın hiçbir faydası yok. Dolayısıyla bizim yaptığımız hizmetler, konuştuğumuz kamu yatırımlarının anlamlı olması için, vatandaş üzerinden memnuniyet üretmesi, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesi için daha önce atılması gereken başka bir adım var. O adım da bu ülkede insan haklarını, adaleti, birlik ve beraberlik duygularımızı, aynı ülkenin vatandaşı olduğumuza dair algıyı güçlendirmemiz gerekiyor" dedi.
On Binlerce Gencimiz Hayatını Kaybetti
Tekin, "Türkiye'nin son 50 yılda, dışarıdan bu milletin birlik ve beraberliğinden rahatsız olan mihrakların içimize soktuğu nifak tohumları, fitne fesat konusu yüzünden bu ülkede on binlerce çocuğumuz, gencimiz hayatını kaybetti. Bu ülkenin bazı bölgeleri, insanların özgürce yaşayabilecekleri bölge olmaktan çıktı. İnsanların özgürce seyahat edemediği, insanların insan olmasından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlerini özgürce kullanamadığı bölgeler oldu. Bu durumun kamu ve özel sektör yatırımlarını da sekteye uğrattı. Hal böyle olunca bu bölgelerdeki kamu yatırımları, bu bölgede özel sektörün istihdam amaçlı yatırımları uzun yıllar sekteye uğramış oldu. Böyle ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldık" diye konuştu.
Ohal Uygulmasını Kaldırdık
Türkiye'nin sorunun çözümü için daha önce de çeşitli girişimlerde bulunduğunu ifade eden Tekin, "Ak Parti iktidarları döneminde siyasal anlamda, anayasal anlamda demokrasi ve insan haklarının konsolide olmadığı bir ülkede, ekonomik kalkınmanın olamayacağı realitesinden de hareketle Türkiye'nin tamamında insan haklarını, demokrasiyi ve hukuk devletini yeniden egemen kılacak bir dizi öneriyi Ak Parti daha iktidara gelmeden kamuoyuyla paylaşmıştı. Ak Parti, iktidara gelmesinin ardından bu yönde politikalar uygulamaya başladı. Hükümet kurulduktan hemen sonra, 30 Kasım 2002'de bu anlamda insan hakları ve demokrasi konusundaki en sıkıntılı düzenlemelerden birisi olan Ohal uygulamasını kaldırdık. Kürt sorununu kökünden çözecek süreçler başlatıldı. 2007-2014 süreçleri. Bunlar önemli süreçlerdir" dedi.
Yeni Bir Süreç Başladı
Bakan Tekin, "Nifak tohumları ekip nemalananlar, buradan siyasal ve ekonomik çıkar elde edenler, bu savaşın devam etmesinin, bu ihlallerin devam etmesinin kendileri açısından önemli olduğunu düşünen iç ve dış mihraklar ve onların uzantıları maalesef bu süreçleri sabote ettiler. Ümitle başladığımız bu süreçler bir manipülasyonla bir anda heder olup gitti. 2025 yaz aylarında MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin bir açıklamasıyla yeni bir süreç başladı ve temmuz ayında nihayetinde bir yasal düzenleme çıktı. Bu yasal düzenlemeden sonra ekonomik kalkınmayı da gösteren gelişmeler oldu. Eğer bu süreç sağlıklı bir şekilde devam ederse, çok kısa bir zamanda ülkemizin her bölgesi, ekonomik kalkınmada eşit düzeyde nasibini alacak düzeye gelecek" diye konuştu.
Gazilerle Görüştü
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ak Parti İlçe Başkanlığı ziyaretinin ardından Yüksekova Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği'ne geçti. Dernek yöneticileri ile görüşen Bakan Tekin, Şehit Gazi Sokağı ve Şehit Gazi Müzesi'nde de şehit resimlerini inceledi. Tekin, uçakla Ankara'ya gitmek üzere kara yolu ile Yüksekova'dan Van'a geçti.












