Üç aydan bu yana Silivri’de tutuklu bulunan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün saat 14.30’da Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları nedeniyle 20 Şubat’ta “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiasıyla tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, bugün tutukluluğunun 90’ıncı gününde hâkim karşısında savunmasını verdi.
Uludağ, Ankara’da görülen duruşmaya İstanbul Silivri’deki Marmara 9 No’lu Cezaevi’nden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı.
Alican Uludağ, savunmasına “90 gündür ailemden ve Ankara’da işimden uzaktayım. Herkesten uzakta gizlenerek yargılanıyorum. Mahkeme huzurunda olamadan yargılama başlatıldı. Dilekçelerimin gereği yapılmadı. Bugün ekranla kendimi savunmak zorunda bırakıldım bu adil savunma hakkımın ihlalidir” sözleriyle başladı.
Bu koşullarda adil yargılama beklemenin doğru olmadığını savunan Uludağ, “22 yıldır Ankara’dayım, 18 yıldır Ankara Adliyesinde yargı muhabiriyim, basın odasında masam boş şekilde beni bekliyor. Buradan soruyorum İstanbul’da benim ne işim var” dedi.
Uludağ, şu ifadeleri kullandı:
“Fethullahçıların yargıyı ele geçirmesinin başlangıcında bu meslekte günlerimiz oldu, o sırada haber yapabilen, zorlu şartlada bu mesleği öğrenen bir gazeteciyim. O gün de bugün de tarihin doğru yerindeyim.
Bağımsız gazeteci olarak gerçekleri yazmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya çalıştım. Çok kez tehdit edildim ama vicdanım rahat uyudum. Asla pişman olunacak bir gazetecililik yapmadım. Anayasada güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünün engellenmemesi gerekir.
Gözaltına alındım ama tutuklanmayı hak edecek suç işlemedim. Tweetler dışında hiçbir eylemim yoktur.
Kim bu savcı tutuklanmamı isteyen? Terör savcısı bu. Basın savcısı değil. Savcı önce beni suçlu ilan edip sonra suça gitmiş. Bu benim susturulmak istenen bir gazeteci olduğumu gösteriyor.
Savcı benim tweetlerimi toplamış ve aynı gün Adalet Bakanı daha koltuğuna yeni oturmuşken hakkımda soruşturma izni verdi. Tutuklanma gerekçem olan sosyal medya paylaşımlarımın tamamı 2025 tarihli ve hatta Ekim 2025 öncesine ait. Ancak savcı iddianamede nasıl hakaret etmişim onu yazmamış!”
Savcı, Uludağ’ın tutukluluğunun devamını istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme Uludağ’ın “Tutuklulukta geçen süre, iddia edilen suçların tarihleri, sanığın mesleğine ve sabit ikametgahının oluşu, delillerin sadece Tweetlerden ibaret oluşu ve bunların tamamının dosya arasına alınmış oluşu, sanığın karartabileceği herhangi bir delilin bulunmayışı, kaçacağına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmaması ve son olarak kaçağına ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin olmaması sebebiyle” tahliyesine karar verdi. Yargılamaya ise 18 Eylül’de devam edilmesine hükmedildi.











