CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Emeklilikte Adalet Derneğinin Ankara Ulus’ta düzenlediği kademeli emeklilik basın açıklamasında yaptığı konuşmada, emeklilikte yaşanan adaletsizliğe tepki göstererek mücadele çağrısında bulundu.
Yıldırım Kaya konuşmasında, “Bu meydan… Bu meydan, kamu çalışanlarının 1990 yılında 333 kişiyle başladığı, Kızılay Meydanı’nda 150 bin kişiyle 2 gün ayağa kalktığı bir meydandır. Meydanları biz teslim almazsak parlamentoda hiçbir yasa çıkmaz. Emeklilikte yaşa takılanlar, yani EYT… Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 saat bunu dillendirdi, sürekli konuştu. Bilirsiniz, suyun damlaması kayayı parçalar. Eğer siz bir talebi sürekli olarak gündeme getirirseniz mutlaka bu yasa çıkar. Şimdi, EYT’yi çıkaranlar bir şeyi unuttular. Oğlu dedi ki: “Baba yanlış yaptın.” Babası yanlış yapmadı! Babası yanlış yapmadı, parlamento yanlış yaptı!” dedi.
Kaya konuşmasına, ” 8 Eylül’le 9 Eylül’ü ayıramayan, bir günle 20 yıla bedel ödetmeyi göze alanlar bizden korkmadılar. Ama unutmasınlar; bize, yani kamu çalışanlarına, “Siz devlet memurusunuz, sendika kuramazsınız” dediklerinde, biz dedik ki: “Hayır, biz köle değiliz! Biz kamu emekçisiyiz. Sendikalarımızı kurarız, yasayı çıkarmak zorundasınız” dedik. Yürüdük! Yürüdük! Ayak tırnaklarımız düştü, kolumuz kırıldı. Yollarda arkadaşlarımız feda oldu. Bu mücadeleden asla yılmadık.” şeklinde devam etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Ben daha sonra milletvekili oldum. Milletvekili olduğumda… bir emekli, en düşük emekli 10 bin lira maaş alıyor. Ben şimdi emekli bir milletvekiliyim. Benim maaşıma gelen zam ne kadar biliyor musunuz? 23 bin lira benim maaşıma zam yapıyorlar, ama bir emeklinin en düşük aylığı 10 bin lira! Bu Allah’tan reva mı? Bunu nasıl çıkartıyorsunuz peki? Milletvekiline gelince var, kamu çalışanına gelince yok!
Bir günde 20 yılı kaybettiriyorsunuz, daha sonra 2 yıl çalışan milletvekili kıyak emekliliğe kavuşuyor! Peki burada ortaklaşabiliyor musunuz? İktidar partilerine, size sesleniyorum! Burada hepimiz niye parmak kaldırdık? Kişisel çıkarlarımız vardı. Peki Ayşe’nin, Fatma’nın, Zeynep’in, Mehmet’in, Yüksel’in, Osman’ın, Ali’nin hakkı yok mu? Onların çocukları yok mu? Onların geleceği yok mu? Peki sizde utanma yok mu? Utanma yoksa bizim mücadelemiz var!
Ne zaman ki biz yeniden Ulus Meydanı, Kızılay Meydanı, Saray’ın kulağı duyacak kadar haykırırsak, Meclis’in kulağı duyacak kadar haykırırsak parlamentodaki milletvekilleri kaçamazlar! Nereye kaçarlarsa kaçsınlar! Her birinizin ilinde il örgütleri var, milletvekilleri var. Size önerim şudur: 141’inci mitingi yapmayın. 41’inci mitingden sonra “Bu hak alınmazsa sonuna kadar direneceğiz” deyin!
Eğer biz… Eğer biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak parlamentoda sizin bu direnişinize destek vermezsek, bizim hiçbir il örgütümüzde, ilçe örgütümüzde bize siyaset yaptırmayın! Ama bu yasayı çıkartmayanların da il ve ilçe örgütlerinde nefes aldırmayın! Her birinizin yakını bunlara oy veriyor. Sandığı beklemeyin! Sandık, bugün Meclis’in kapısında, bütçe görüşülürken… Komisyona başkanınız bizi arasın; bizim grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz o komisyonda sizin konuşma hakkınızı sağlayacak. Kamu çalışanları sendikalarıyla… Buradan… Buradan Kemal Kılıçdaroğlu adına söz veriyorum! Başkanımız gelecek, o komisyonda bu konu görüşülürken konuşacak. Eğer başkanımız konuşmuyorsa biz de konuşmayacağız! Çünkü Cumhur İttifakı işine geldiği yasayı bir saat içerisinde çıkartıyor.
Ama unutmayın; Bilal Erdoğan’ın sözünü dinleyecek bir cumhurbaşkanı mı, emekçilerin sözünü dinleyecek bir cumhurbaşkanı mı? Biz… Bilal Erdoğan’ın sözünü aile içinde dinleyebilir, ona sözümüz yok. Ama devlet meselelerinde herkes haddini bilecek!”Bu insanlara bir günle 17 yıl, 20 yılı reva gösterenlere eninde sonunda hesabını soracağız. Bu hesabı sormazsak siz de bizden hesap sorun diyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”












