17 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

Tuğçe Karafakıoğlu - Tuğçe Karafakıoğlu
17 Ekim 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:10 dakikalık okuma
A A
0
17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye'de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü öncesinde açıklanan 2026 verileri, Türkiye’de temel yaşam maliyetlerinin ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 123 bin 130 liraya, açlık sınırı ise 37 bin 801 liraya yükseldi. Dünya Bankası’nın son raporuna göre ise 2026’da dünya nüfusunun yüzde 9,8’inin aşırı yoksulluk koşullarında yaşaması bekleniyor.

Her yıl 17 Ekim’de anılan Dünya Yoksullukla Mücadele Günü, 2026 yılında artan yaşam maliyetleri, gelir eşitsizliği ve temel ihtiyaçlara erişim sorunlarıyla gündeme geliyor. Türkiye’de gıda, barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık harcamalarının aile bütçeleri üzerindeki etkisi, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmalarıyla bir kez daha ortaya konuldu.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) 30 Eylül 2026’da yayımladığı araştırma, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık harcamanın 37 bin 800 lirayı geçtiğini gösterdi. Gıda dışındaki temel ihtiyaçlar da hesaplamaya dahil edildiğinde yoksulluk sınırı 123 bin 130 liraya ulaştı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise yaklaşık 48 bin 885 lira olarak belirlendi.

Birleşmiş Milletler’in 2026 yılı için belirlediği “Herkes İçin Güvenli Konut” teması da yoksulluğun yalnızca gelir yetersizliğiyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Dünyada milyarlarca insanın barınma koşullarıyla ilgili sorunlar yaşadığına dikkat çekilirken, güvenli konuta erişim yoksullukla mücadelenin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de 2026 yılı yoksulluk sınırı ne kadar?

TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’na göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin aylık toplam temel harcama tutarı 123 bin 130 lira olarak hesaplandı.

Bu hesaplamaya gıda harcamalarının yanı sıra giyim, kira, elektrik, su, ısınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar da dahil ediliyor.

Ağustos 2026’da 121 bin 786 lira olan yoksulluk sınırı, eylül ayında 1.344 lira yükseldi.

TÜRK-İŞ, söz konusu tutarın tek bir çalışanın alması gereken ücret değil, dört kişilik hanenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken toplam gelir düzeyi olduğuna dikkat çekiyor.

Araştırma sonuçları, özellikle sabit gelirli haneler açısından gıda dışındaki zorunlu harcamaların da önemli bir maliyet oluşturduğunu gösteriyor.

Açlık sınırı 37 bin 801 liraya yükseldi

Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 37 bin 800 lira 92 kuruşa ulaştı.

Ağustos ayında 37 bin 388 lira seviyesinde bulunan açlık sınırı, eylül ayında yaklaşık 413 lira arttı.

TÜRK-İŞ’in hesaplamalarına göre mutfak enflasyonu eylül ayında yüzde 1,10, son 12 aylık dönemde ise yüzde 35,14 oldu.

2026 yılının ilk dokuz ayında mutfak harcamalarındaki artış yüzde 25,40 olarak hesaplandı.

Açlık sınırı yalnızca beslenme için gereken harcamayı ifade ediyor. Konut, enerji, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçlar bu tutarın dışında tutuluyor.

2026 yılında geçim maliyeti nasıl değişti?

TÜRK-İŞ’in aylık araştırmaları, 2026 yılı içerisinde temel yaşam maliyetlerinin yükselişini ortaya koyuyor.

Mart 2026’da dört kişilik bir aile için 106 bin 817 lira olan yoksulluk sınırı, haziranda 116 bin 478 liraya, temmuzda 120 bin 325 liraya, eylülde ise 123 bin 130 liraya ulaştı.

Bu artış, hanelerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için gereksinim duyduğu toplam harcama tutarının altı aylık dönemde belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor.

Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti 48 bin 885 liraya çıktı

TÜRK-İŞ’in araştırmasında tek başına yaşayan çalışanların geçim koşulları da değerlendirildi.

Eylül 2026 itibarıyla bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 884 lira 82 kuruş olarak hesaplandı.

Ağustos 2026’da 48 bin 305 lira olan bu tutar, bir ayda yaklaşık 579 lira arttı.

Bekâr çalışan için belirlenen yaşama maliyeti, tek kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla hesaplanan harcama düzeyini ifade ediyor.

Özellikle büyükşehirlerde kira, ulaşım, enerji ve gıda giderleri, tek başına yaşayan bireylerin ekonomik koşullarını doğrudan etkiliyor.

Türkiye’de kaç kişi yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında?

Türkiye’nin 2026 yılına ait resmî yoksulluk oranları henüz yayımlanmadı. TÜİK’in en son kapsamlı araştırması, 30 Aralık 2025 tarihinde açıklanan Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri oldu.

Söz konusu araştırmaya göre Türkiye’de nüfusun yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor.

Bu gösterge, gelir yoksulluğunun yanı sıra maddi ve sosyal yoksunluk ile düşük iş yoğunluğu gibi farklı koşulları da kapsıyor.

TÜİK’in medyan gelirin yüzde 50’sini esas alan hesaplamasına göre göreli yoksulluk oranı 2025 yılında yüzde 13 olarak kaydedildi.

Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alındığında ise göreli yoksulluk oranı yüzde 20,6 olarak belirlendi.

Bu oranların farklı yöntemlerle hesaplanması nedeniyle aynı gösterge gibi değerlendirilmemesi gerekiyor.

TÜİK’in 2025 araştırmasındaki gelir bilgilerinin 2024 takvim yılını referans aldığı da belirtiliyor.

Çocuklarda yoksulluk riski daha yüksek

TÜİK’in son kapsamlı araştırması, çocukların ekonomik ve sosyal riskler açısından diğer yaş gruplarına göre daha kırılgan durumda olduğunu gösteriyor.

2025 araştırmasına göre 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor.

Bu oran 18-64 yaş grubunda yüzde 25,1, 65 yaş ve üzerindeki nüfusta ise yüzde 22,8 olarak hesaplandı.

Çocukluk döneminde yaşanan ekonomik yetersizlikler; sağlıklı beslenmeye, eğitime, barınmaya ve sosyal faaliyetlere erişimi etkileyebiliyor.

Bu nedenle çocuk yoksulluğunun azaltılmasına yönelik politikalar, yalnızca mevcut yaşam koşullarının iyileştirilmesi açısından değil, ekonomik eşitsizliklerin gelecek kuşaklara aktarılmasının önlenmesi bakımından da önem taşıyor.

Türkiye’de her 5 kişiden yaklaşık 1’i evini yeterince ısıtamıyor

Yoksullukla ilgili dikkat çeken göstergelerden biri de temel ihtiyaçların karşılanabilmesi.

TÜİK’in 2025 verilerine göre nüfusun yüzde 19,6’sı ekonomik nedenlerle evinin ısınma ihtiyacını karşılayamadığını bildirdi.

Nüfusun yüzde 35,1’i iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek masrafını, yüzde 25,1’i ise beklenmedik harcamaları ekonomik olarak karşılayamadığını belirtti.

Konut koşullarına ilişkin verilerde nüfusun yüzde 28,8’inin sızdıran çatı, nemli duvarlar ve çürümüş pencere çerçeveleri gibi sorunlarla karşılaştığı görüldü.

Konutunda yetersiz yalıtım nedeniyle ısınma sorunu yaşayanların oranı ise yüzde 27,9 olarak açıklandı.

Bu veriler, gelir düzeyinin yanı sıra yaşam koşullarının da yoksullukla mücadelede önemli bir değerlendirme alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Dünyada 2026 yılında 826 milyon kişinin aşırı yoksulluk içinde yaşadığı tahmin ediliyor

Birleşmiş Milletler’in 2026 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları değerlendirmesine göre dünya genelinde yaklaşık 826 milyon kişinin aşırı yoksulluk koşullarında yaşadığı tahmin ediliyor.

Bu sayı dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una karşılık geliyor.

Dünya Bankası’nın 22 Eylül 2026’da yayımladığı güncellemede ise 2024 yılında 824 milyondan fazla insanın aşırı yoksulluk içinde yaşadığı belirtildi.

Dünya Bankası, küresel aşırı yoksulluk oranının 2024 yılındaki yüzde 10,1 seviyesinden 2026 yılında yüzde 9,8’e gerilemesini öngörüyor.

Kurum, aşırı yoksulluğu 2021 satın alma gücü paritesine göre kişi başına günlük 3 doların altında yaşamak olarak tanımlıyor.

Dünya Bankası’nın değerlendirmesine göre yoksullukla mücadelede ilerleme bölgeler arasında eşit dağılmıyor. Özellikle Sahra Altı Afrika ile çatışmalardan ve ekonomik kırılganlıklardan etkilenen bölgelerde aşırı yoksulluk önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

2026 Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’nün teması belli oldu

Birleşmiş Milletler, 2026-2028 dönemi için Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’nün genel temasını “Barış ve İnsan Hakları İçin Birlikte” olarak belirledi.

2026 yılı için öne çıkarılan özel konu ise “Herkes İçin Güvenli Konut” oldu.

Birleşmiş Milletler’in açıklamasına göre dünya genelinde 2,8 milyardan fazla insan, farklı biçimlerde yetersiz konut koşullarıyla karşı karşıya bulunuyor.

Güvenli, sağlıklı ve ekonomik açıdan erişilebilir konutların bulunmaması; eğitim, sağlık, istihdam ve toplumsal yaşama katılım gibi alanlarda da eşitsizlikleri artırabiliyor.

Bu nedenle 2026 yılındaki etkinliklerde konutun yalnızca barınma ihtiyacı değil, insan hakları ve sosyal adalet açısından da değerlendirilmesi amaçlanıyor.

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü nasıl ortaya çıktı?

Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’nün geçmişi 17 Ekim 1987’ye dayanıyor.

Fransa’nın başkenti Paris’teki Trocadéro Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte 100 binden fazla kişi, aşırı yoksulluk, açlık ve şiddet nedeniyle hayatını kaybedenleri anmak ve yoksulluğa karşı dayanışma göstermek amacıyla bir araya geldi.

Bu etkinliğin ardından 17 Ekim, yoksullukla mücadelede uluslararası dayanışmanın simge tarihlerinden biri haline geldi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 22 Aralık 1992 tarihinde kabul ettiği kararla 17 Ekim’i Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü ilan etti.

O tarihten bu yana her yıl dünyanın farklı ülkelerinde yoksulluğun azaltılması, temel haklara erişim ve sosyal eşitlik konularında farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor.

Yoksullukla mücadelede hangi adımlar önem taşıyor?

Yoksullukla mücadelede yalnızca gelir seviyesinin yükseltilmesi değil, temel ihtiyaçlara sürdürülebilir biçimde erişim sağlanması da önem taşıyor.

Uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, istihdam fırsatlarının artırılması, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, çocuk yoksulluğunun azaltılması ve uygun fiyatlı konut olanaklarının geliştirilmesi öne çıkıyor.

Türkiye’de 2026 yılı boyunca açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı araştırmaları, temel yaşam maliyetlerindeki yükselişi ortaya koyarken TÜİK’in son kapsamlı araştırması özellikle çocuklar, düşük gelirli haneler ve barınma koşulları açısından dikkat çeken sorunlara işaret ediyor.

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü, bu veriler ışığında yalnızca ekonomik göstergelerin değil, milyonlarca insanın günlük yaşam koşullarının ve temel ihtiyaçlara erişiminin de değerlendirilmesi gereken bir tarih olarak önemini koruyor.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

İstanbul’daki Şiddetli Yağışların Ardından Uzman Uyarısı: “Afet Hazırlığı Depremle Sınırlı Kalmamalı”

Tuğçe Karafakıoğlu

Tuğçe Karafakıoğlu

İlgili Haberler

Türkiye'de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?
Özel Haber

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

16 Ekim 2026
Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!
Özel Haber

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

16 Ekim 2026
Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!
Özel Haber

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

15 Ekim 2026
Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem
Özel Haber

Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem

15 Ekim 2026
21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan gelen meteor yağmuru başlıyor Spot: Gökyüzü meraklıları için yılın dikkat çeken doğa olaylarından biri yaklaşıyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geride bıraktığı parçacıkların oluşturduğu Orionid meteor yağmuru, 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak. Türkiye'den de izlenebilecek doğa olayında uygun koşullarda saatte 10 ila 20 meteor görülebilecek. Ancak bu yıl Ay ışığı gözlem koşullarını zorlaştıracak. Ekim ayının en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olan Orionid meteor yağmuru için geri sayım başladı. Her yıl Dünya'nın Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıkların arasından geçmesiyle ortaya çıkan meteor yağmuru, 2026 yılında 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece en yoğun dönemine ulaşacak. Gökyüzünde anlık parlak ışık izleri oluşturan meteorlar, uygun hava koşullarında Türkiye'nin farklı bölgelerinden çıplak gözle izlenebilecek. NASA'nın yayımladığı astronomi verilerine göre Orionid meteor yağmuru, yılın düzenli olarak gözlemlenen gök olayları arasında bulunuyor. Özellikle hızlı hareket eden meteorlarıyla tanınan bu doğa olayı, şehir ışıklarından uzak bölgelerde daha belirgin hale geliyor. Ancak 2026 yılında Ay'ın parlaklığı nedeniyle gözlemlenebilecek meteor sayısının ideal koşullardakinden daha düşük olması bekleniyor. Astronomi meraklılarının merak ettiği konuların başında ise meteor yağmurunun hangi saatte başlayacağı, Türkiye'den görülüp görülmeyeceği ve gözlem için özel bir ekipman gerekip gerekmediği geliyor. Uzman kuruluşların yayımladığı takvimler, bu yılki en yoğun gözlem döneminin 21-22 Ekim tarihleri olduğunu ortaya koyuyor. Orionid meteor yağmuru ne zaman, saat kaçta görülecek? Orionid meteor yağmuru, 2026 yılında 2 Ekim ile 7 Kasım tarihleri arasında etkinliğini sürdürüyor. Ancak meteorların görülme sıklığının artacağı zirve dönemi 21 Ekim Çarşamba gecesi başlayıp 22 Ekim Perşembe sabahına kadar devam edecek. Meteor yağmurlarında en uygun gözlem zamanı genellikle gece yarısından sonraki saatler oluyor. Bunun nedeni, Dünya'nın dönüşü ve meteorların gökyüzündeki görünür çıkış noktasının zaman içinde yükselmesi. Türkiye'de gökyüzünü izlemek isteyenler için özellikle gece yarısından sabahın ilk ışıklarına kadar olan zaman dilimi önem taşıyor. Bununla birlikte meteorların hangi dakika görüleceğine ilişkin kesin bir saat bulunmuyor. Gökyüzünde kısa süreli ışık izleri halinde beliren meteorlar, gözlem süresince farklı aralıklarla ortaya çıkabiliyor. Halley Kuyruklu Yıldızı ile Orionid meteor yağmuru arasındaki bağlantı ne? Orionid meteor yağmurunu özel kılan en önemli özellik, kaynağının astronomi tarihinin en ünlü gök cisimlerinden biri olan Halley Kuyruklu Yıldızı olması. Bilimsel adı 1P/Halley olan kuyruklu yıldız, Güneş çevresindeki bir turunu yaklaşık 76 yılda tamamlıyor. Güneş'e yaklaştığı dönemlerde yüzeyindeki buz ve diğer uçucu maddelerin etkisiyle gaz ve toz açığa çıkıyor. Bu süreçte uzaya yayılan küçük parçacıklar, kuyruklu yıldızın yörüngesi boyunca dağılıyor. Dünya her yıl ekim ayında bu parçacıkların bulunduğu bölgeden geçiyor. Atmosfere büyük hızlarla giren parçacıkların oluşturduğu ışık izleri ise yeryüzünden meteor olarak gözlemleniyor. Bu nedenle Orionid meteor yağmuru, Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya yakınından geçmesini beklemeden onun geride bıraktığı izleri görme fırsatı sunuyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya'dan yeniden gözlemlenebileceği bir sonraki dönüşünün ise 2061 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Saatte kaç meteor görülebilecek? NASA ve Amerikan Meteor Derneği'nin yayımladığı verilere göre Orionid meteor yağmuru, normal koşullarda en yoğun döneminde saatte yaklaşık 10 ila 20 meteor oluşturabiliyor. Ancak bu sayı, her gözlemcinin mutlaka aynı miktarda meteor göreceği anlamına gelmiyor. Meteorların görünürlüğünü etkileyen faktörler arasında atmosfer koşulları, bulutluluk, yapay aydınlatma, Ay'ın parlaklığı ve gözlem yapılan bölgenin özellikleri bulunuyor. Orionid meteorlarının dikkat çeken özelliklerinden biri de son derece hızlı olmaları. Atmosfere saniyede yaklaşık 66 kilometre hızla giren bu parçacıklar, gökyüzünde anlık parlak izler oluşturabiliyor. Bazı meteorların arkasında bıraktığı ışıklı izler, birkaç saniye boyunca görülebiliyor. 2026 yılında Ay ışığı meteor yağmurunu etkileyecek Bu yılki Orionid meteor yağmurunda gözlem koşullarını etkileyecek önemli bir gökyüzü ayrıntısı bulunuyor. 21 Ekim tarihinde Ay, büyüyen şişkin Ay evresinde olacak. Ankara için hesaplanan verilere göre Ay'ın aydınlık oranı 21 Ekim'de yaklaşık yüzde 78, 22 Ekim'de ise yüzde 86 düzeyine ulaşacak. Bu durum, özellikle gökyüzündeki daha sönük meteorların fark edilmesini zorlaştırabilecek. Parlak meteorlar görülebilse de ideal karanlık gökyüzü koşullarındaki kadar yoğun bir görüntü oluşmayabilecek. Ay ışığının etkisinden uzaklaşmak isteyen gözlemciler için Ay'ın battığı saatlerden sonraki dönem daha avantajlı olabilir. Ankara'da 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece Ay'ın yaklaşık 02.46'da batması bekleniyor. Dolayısıyla sabaha karşı saatler, bulutsuz bir gökyüzü olması halinde daha elverişli bir gözlem fırsatı sunabilir. Orionid meteor yağmuru Türkiye'den görülebilecek mi? Orionid meteor yağmuru yalnızca belirli bir ülkeden gözlemlenen bir doğa olayı değil. Kuzey ve Güney Yarım Küre'deki pek çok bölgeden izlenebilen meteor yağmuru, Türkiye'den de görülebiliyor. Ancak İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyükşehirlerin yoğun aydınlatmaya sahip merkezlerinde meteorların fark edilmesi daha zor olabilir. Gözlem için şehir merkezlerinden uzak, mümkün olduğunca karanlık ve ufuk görüşü açık alanların tercih edilmesi öneriliyor. Bulutlu hava, sis ve yağış gibi meteorolojik koşullar da görünürlüğü önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu nedenle 21-22 Ekim gecesi gözlem yapmak isteyenlerin bulundukları bölgenin güncel hava tahminlerini kontrol etmesi önem taşıyor. Meteor yağmurunu izlemek için teleskop gerekiyor mu? Orionid meteor yağmurunu izlemek için teleskop, dürbün ya da özel bir astronomi ekipmanına ihtiyaç bulunmuyor. Meteorların geniş bir gökyüzü alanında belirmesi nedeniyle çıplak gözle yapılan gözlemler daha avantajlı olabiliyor. Meteorlar, adını aldıkları Orion yani Avcı Takımyıldızı çevresindeki bir noktadan yayılıyormuş gibi görünse de gökyüzünün farklı bölgelerinde ortaya çıkabiliyor. Gözlemcilerin gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre telefon ve diğer parlak ekranlardan uzak durması, mümkün olduğunca geniş bir gökyüzü alanını takip etmesi öneriliyor. Meteorların belirli bir takvimde en yoğun döneme ulaşması, gökyüzünde kesintisiz bir ışık gösterisi yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bazen birkaç dakika boyunca meteor görülmezken kısa aralıklarla birden fazla meteorun belirmesi mümkün olabiliyor. Orionid meteor yağmuru neden her yıl gerçekleşiyor? Meteor yağmurlarının her yıl benzer tarihlerde ortaya çıkmasının nedeni, Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketi sırasında uzaydaki belirli parçacık akıntılarından tekrar tekrar geçmesi. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geçmiş geçişlerinde bıraktığı parçacıklar da bu doğal döngünün bir parçasını oluşturuyor. Orionidlerin yanı sıra mayıs ayında gözlemlenen Eta Aquarid meteor yağmuru da Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıklarla ilişkili. Böylece aynı kuyruklu yıldızın bıraktığı izler, yılın iki farklı döneminde gökyüzü olaylarına neden oluyor. 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak Orionid meteor yağmuru, gökyüzüne merak duyanlar için teleskop gerektirmeyen bir gözlem fırsatı sunacak. Ancak bu yıl Ay ışığının güçlü olması nedeniyle meteorların en net şekilde izlenebilmesi için karanlık alanların ve uygun saatlerin seçilmesi daha da önem kazanacak.
Özel Haber

21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı’ndan gelen meteor yağmuru başlıyor

15 Ekim 2026
Alışveriş fişini kaybedenler dikkat! İade hakkınız bitmiyor, paranızı geri alabilirsiniz
Özel Haber

Alışveriş fişini kaybedenler dikkat! İade hakkınız bitmiyor, paranızı geri alabilirsiniz

14 Ekim 2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye'de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!
Özel Haber

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

17 Ekim 2026
İstanbul’daki Şiddetli Yağışların Ardından Uzman Uyarısı: “Afet Hazırlığı Depremle Sınırlı Kalmamalı”
Gündem

İstanbul’daki Şiddetli Yağışların Ardından Uzman Uyarısı: “Afet Hazırlığı Depremle Sınırlı Kalmamalı”

17 Ekim 2026
Dr. Yüksel: Ülkemizin ve sektörün itibarına zarar veremeyiz
Sağlık Haberleri

Antalya’da botoks faciası! 20 kişi hastanelik oldu: Dr. Yüksel’den uyarı: “Ülkemizin ve sektörün itibarına zarar veremeyiz”

17 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

17 Ekim 2026
Yaşam

Ankara’da sağanak etkili oldu

17 Ekim 2026
Yaşam

İçişleri Bakanlığı’ndan ‘sağanak’ ve ‘fırtına’ uyarısı

17 Ekim 2026
Yaşam

YÖK Başkanı Erol Özvar’dan üniversitelere ‘Terörsüz Türkiye’ çağrısı

16 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Traktör ile kamyonet çarpıştı; 1 ölü, 1 yaralı

Traktör ile kamyonet çarpıştı; 1 ölü, 1 yaralı

- Haberton
17 Ekim 2026

Adıyaman’da, traktör ile çarpışan kamyonetin sürücüsü Şemsettin Tekin Tongaç öldü, traktör sürücüsü Mahmut Akbaba yaralandı. Kaza, akşam saatlerinde Adıyaman- Kahta...

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

Güncel Haber

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye'de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

17 Ekim 2026
İstanbul’daki Şiddetli Yağışların Ardından Uzman Uyarısı: “Afet Hazırlığı Depremle Sınırlı Kalmamalı”

İstanbul’daki Şiddetli Yağışların Ardından Uzman Uyarısı: “Afet Hazırlığı Depremle Sınırlı Kalmamalı”

17 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton