10 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kokpitte sofra adabı

Kokpitte sofra adabı

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
10 Ekim 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Kokpitte sofra adabı
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Dün bir taksiye bindim. Şoförün telefonunda navigasyon açıktı. Kadın sesi kibarca, “Sağa dönün.” dedi.

Şoför sola döndü.

“Bu alet ne bilir, abi?” dedi. “Ben bu şehirde otuz yıldır direksiyon sallıyorum.”

Yirmi dakika sonra otuz yıllık tecrübeyle birlikte bir ara sokakta çakılı kaldık. Telefondaki kadın susmadı, rotayı yeniden hesaplıyordu. Şoför de kendi hesabını yapıyordu: Yanılmadığını nasıl kanıtlayacağını.

O kadının sesi bana yıllar önce gerçekleşen bir kaza raporunu hatırlattı.

6 Şubat 1996 gecesi, Dominik Cumhuriyeti’ndeki Puerto Plata’dan havalanan Birgenair’in Boeing 757’si, beş dakika sonra Atlas Okyanusu’na gömüldü. İçinde 189 kişi vardı. Hiçbiri kurtulmadı.

Faciaların teknik tarafı çoğu zaman gülünç derecede küçüktür. Günlerce yerde bekleyen uçağın hız ölçen pitot tüplerinden biri tıkanmıştı. Araştırmacılar, tıkanıklığa bir böceğin taşıdığı çamur ya da kalıntıların yol açmış olabileceğini düşündüler. Kaptanın göstergesi uçağın olduğundan hızlı gittiğini söylüyordu; yardımcı pilotunki ise gerçek hızın düştüğünü gösteriyordu. Otomatik pilot da kaptanın hatalı hız verilerini kullanıyordu.

Kaptan da.

Bir böcek bir uçağı düşürmez. Bir böceğe inanan bir hiyerarşi düşürür.

Ses kayıtlarında yardımcı pilotun uyarıları duyuluyor. Kendi göstergesindeki hızın düştüğünü bildiriyor, burnun aşağı indirilmesi gerektiğini söylüyor. Kaptana saygılı bir dille sesleniyor. Uçak titriyor, stall uyarısı çalıyor, sol motorun gücü aniden düşüyor, gövde kendi etrafında savrulmaya başlıyor. O kokpitte bilgi vardı, uyarı vardı, tecrübe vardı. Eksik olan, bunları ortak bir karara dönüştürebilmekti.

O saygılı dilin bizde bir adı vardır.

Hocam.

Bu kelimenin içinde koca bir tarım toplumu yatar. Kitabın olmadığı köyde kütüphane, köyün en yaşlısıdır. Yağmurun ne zaman yağacağını, hangi tarlanın ne zaman sürüleceğini o bilir. Çünkü bilgi yıllarla birikir ve yaşlıyla birlikte toprağa girer. Binlerce yıl boyunca bu mantık işe yaradı. Ak sakal gerçekten de bir arşivdi.

Sonra bir şey oldu. Bilgi yaştan koptu. Göstergeye, ölçüme, deneye, veriye taşındı. Galileo, Aristoteles’in asırlık otoritesine rağmen hareketin yasalarını deney ve matematikle sorguladı. Bilimsel Devrim’in büyük cüreti buydu: Büyüğün söylediğini ölçümün önüne koymamak.

Bizim kaptan da göstergeye bakıyordu, haksızlık etmeyelim. Ama yalnızca kendi göstergesine. Yanındaki göstergenin, yanındaki insanın ve onun gösterdiği gerçeğin, sırf o insan bir ast olduğu için daha az doğru olduğunu düşünüyordu. Bunu yalnızca kokpitte görmüyoruz elbette. Öğretmen tahtaya yanlış bir şey yazar, bütün sınıf görür, kimse elini kaldırmaz. Toplantıda müdür bir karar açıklar, odadaki herkes yürümeyeceğini bilir, herkes başını sallar. Aile sofrasında dede bir şey söyler, torun bir bakar, susar. Hiçbiri kötü niyetli değil. Hepsi terbiyeli. Uçak da çok terbiyeli bir uçaktı.

Sanırım bütün mesele bu. Biz bilgiyi hâlâ rütbeyle tartıyoruz.

Haksızlık etmeyeyim, bu hastalık bize özgü değil. 1977’de Tenerife’de havacılık tarihinin en büyük felaketi yaşandı. KLM’nin en kıdemli, yüzü şirket reklamlarında görünen kaptanı, pisti boşalmış sanıp kalkışa geçti. Uçuş mühendisi, çekingen bir soruyla pistte başka uçak olup olmadığını sordu. Kaptan, emin bir sesle olmadığını söyledi. Beş yüzü aşkın insan öldü. Bir yıl sonra Portland’da, bir United Airlines uçağının kaptanı iniş takımı arızasıyla uğraşırken uçağın yakıtı tükendi. Mürettebat durumu ima etti, ısrar etmedi.

Fark şurada: Batı bu enkazlardan bir kural çıkardı. Kokpit kaynak yönetimi denen bir eğitim doğdu ve kıdemsizlere itiraz etmeleri, kıdemlilere de dinlemeleri öğretildi. Susmak artık saygı değil, kusur sayıldı. Hollandalı kaptanın kibri bir müfredata dönüştü.

Biz enkazdan ne çıkardık? “Allah rahmet eylesin.”

Kant, 1784’te Aydınlanma’yı insanın kendi aklını başkasının rehberliğine ihtiyaç duymadan kullanabilmesi diye tarif etmişti. Aklını kullanmak için yalnızca zekâya değil, cesarete de ihtiyaç vardı. Ne tuhaf. Bizim matbaa tarihimizde aynı cesaretin başka bir sınavı yaşanmıştı. Gutenberg’den yaklaşık üç asır sonra, İbrahim Müteferrika’nın kurduğu matbaa ilk kitabını ancak 1729’da basabilmişti. Osmanlı topraklarında matbaa daha önce de vardı ama Türkçe kitapların basımı gecikmişti. Mesele yalnızca bir makinenin gecikmesi değildi. Bilginin kimlerin elinde kalacağı, kimlerin eline ulaşacağı meselesiydi.

Şimdi o kokpiti büyütün. Uçak bir okul olsun, kaptan müdür. Uçak bir şirket olsun, kaptan patron. Uçak bir parti olsun, kaptan lider. Her birinde göstergeyi farklı okuyan bir genç vardır ve her birinde o genç aynı kelimeyi söyler.

Hocam.

Bazı uçaklarda bu kelime bile söylenemez. Çünkü orada burnu havada olan uçak değil, kaptanın kendisidir. Uyarıyı yapanın kariyeri, uçaktan önce düşer.

Yine de o yardımcı pilota kızamıyorum. O genç adam terbiyesinin kurbanıydı. Ona “Büyüğüne karşı gelinmez.” diyen her akraba, sofrada “Sus, büyükler konuşuyor.” diyen her baba, “Sen daha çok gençsin.” denilerek sözünün kesildiği her toplantı, o gece onunla birlikte kokpitteydi. Elini önündeki levyeye uzatamadı çünkü bütün bir ömür boyunca o eli masadan çekmesi öğretilmişti.

Oysa itiraz etmek bir saygısızlık değil, saygının en yüksek biçimidir. Birinin yanılabileceğini kabul etmek, onu insan yerine koymaktır. Yanılmaz saydığınız biri artık insan değil, put olur. Putlar da uçak kullanamaz.

Merak eden çocuğu düşünün. “Neden?” diye soran, büyüğün cevabıyla yetinmeyen, kurcalayan, bozan, yeniden kuran çocuğu. Bütün bilim o çocuğun büyümüş hâlidir. Biz o çocuğu terbiye etmeye öyle hevesliyiz ki büyüyünce onu kokpitte susan bir adama dönüştürüyoruz. Şimdi yine o eski lafı düşünüyorum. Büyüğün bir bildiği vardır. Olabilir. Varsa söylesin, biz de öğrenelim. Yoksa, bunu anlamanın tek yolu sormak. Çocukken bu lafı duyunca susardım. Şimdi düşünüyorum da, belki büyüğün bildiği tam olarak buydu: Kimse soru sormadığı sürece hiç yanılmayacağını.

Taksiye döneyim.

Sokaktan nihayet çıktığımızda şoför, navigasyonun tarif ettiği caddeye kendi buluşuymuş gibi girdi. “Gördün mü, abi? Kestirmeden getirdim.” dedi.

Bir şey demedim. Parayı uzattım, üstünü almadım bile.

“Sağ ol, hocam.” dedim.

Kokpitte değildik. Ama o yirmi dakika boyunca yardımcı pilot bendim.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Trump, Rusya ile yaptıkları dizel anlaşması için Putin’e teşekkür etti

Sonraki Haber

Van’da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Bir Ömür Mevlevî Kültürüne Adandı: Nail Kesova’nın Yaşadığı Olay Vefayı Yeniden Düşündürdü
Yazarlar

Bir ömür Mevlevî kültürüne adandı: Nail Kesova’nın yaşadığı olay vefayı yeniden düşündürdü

10 Ekim 2026
Bir Ankara Klasiği: "Beş Dakikaya Oradayım" Yalanı ve AŞTİ Taksicileri
Yazarlar

Bir Ankara klasiği: “Beş dakikaya oradayım” yalanı ve AŞTİ taksicileri

10 Ekim 2026
Hiç bir şeye şaşırmıyorum
Yazarlar

Hiç bir şeye şaşırmıyorum

9 Ekim 2026
Emin Pekmezci ile şiir saatinde: Şiirlere nefes, şairlere vefa
Yazarlar

Emin Pekmezci ile şiir saatinde: Şiirlere nefes, şairlere vefa

9 Ekim 2026
Simit, çay ve Tunalı boyunca yürümek: Şehrin en değerli lüksü
Yazarlar

Simit, çay ve Tunalı boyunca yürümek: Şehrin en değerli lüksü

9 Ekim 2026
İçimizdeki iki kadın
Yazarlar

İçimizdeki iki kadın

8 Ekim 2026
Sonraki Haber
Van'da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

Van'da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Lise öğrencisi Ece Defne'nin bilimsel araştırması tıp dergisinde yayımlandı
Sağlık Haberleri

Lise öğrencisi Ece Defne’nin bilimsel araştırması tıp dergisinde yayımlandı

10 Ekim 2026
İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ev hapsi kararı
Öne Çıkan

İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ev hapsi kararı

10 Ekim 2026
Van'da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi
Sağlık Haberleri

Van’da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

10 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Erzurum’un tarihi ve turistik değerleri öğrencilere tanıtıldı

10 Ekim 2026
Yaşam

Kars’ta tarihi Kümbet Camisi’nde restorasyon çalışması başladı

10 Ekim 2026
Yaşam

Çıralı’da deniz kaplumbağası koruma çalışmaları sayesinde kum zambağı sayısı da arttı

10 Ekim 2026
Yaşam

Skolyoz hastası Cihan, 7’nci ameliyat için destek bekliyor

10 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

ABD'den Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım kararı

ABD’den Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım kararı

- Haberton
10 Ekim 2026

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptırım kararı aldıklarını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sanal medya hesabından...

Arkadaşınızla konuşuyorsunuz, reklamı telefonunuza düşüyor: Bu nasıl mümkün?

Çizgi filmlerin görünmeyen mesajları: Ebeveynler nelere dikkat etmeli?

Ankara’nın kaybolan sokak gösterisi: Ayı oynatıcılarından geriye ne kaldı?

Türkiye’de gıda bankacılığı nedir? Gıda israfını önleyen ve ihtiyaç sahiplerine umut olan paylaşım modeli

Güncel Haber

Erzurum’un tarihi ve turistik değerleri öğrencilere tanıtıldı

Erzurum’un tarihi ve turistik değerleri öğrencilere tanıtıldı

10 Ekim 2026
Kars’ta tarihi Kümbet Camisi’nde restorasyon çalışması başladı

Kars’ta tarihi Kümbet Camisi’nde restorasyon çalışması başladı

10 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton