26 Ekim 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Türkiye’de sosyalleşmek üzerine

Türkiye’de sosyalleşmek üzerine

Ömer Ali Güneş - Ömer Ali Güneş
24 Aralık 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Türkiye'de sosyalleşmek üzerine

Türkiye'de sosyalleşmek üzerine

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türkiye’de sosyalleşmek üzerine! Hepimizin arkadaşları, komşuları ve sevdiği insanlar mevcut. Ancak toplumca ne kadar sosyal bir karakterimiz var?

İki yıldır pandeminin kıskacında yaşamak, bize eski hayatımızı biraz unutturmuş olabilir. Pandemi öncesinde bir günümüzü nasıl geçirdiğimizi tüm netliğiyle hatırlayamadığımız veya belki de dışarıda neden o kadar çok zaman geçirdiğimizi idrak edemediğimiz olmuştur. Her ne kadar son dönemde günlük rutinimize dönmeye başlamış olsak da sosyalleşmek hala pandeminin bizi alıkoyduğu ihtiyaçlarımızdan biri olarak ortaya çıkmakta. Fakat, uzun bir zaman yelpazesi içinde baktığımızda, sosyalleşmek kavramının Türkiye’de gerçek kimliğine ulaşamadığını görmekteyiz.

Belki de önce, sosyalleşmek kavramının ne olduğu üzerinde durmamız gerekiyor. Elbette, akla ilk gelen tanımlar yeni biriyle tanışmak veya var olan arkadaşlarla vakit geçirmek olarak kendini göstermekte. Ama, aslında sosyalleşmenin bundan çok daha basit bir değişkeni mevcut: O da bağlamdan bağımsız olarak insanlarla iletişim kurabilmek.

Türkiye'de sosyalleşmek üzerine
Türkiye’de sosyalleşmek üzerine

Hepimizin bildiği gibi, Türkiye kolektivist bir toplum yapısına sahip. Bu, insanların benliklerini ön sıraya koymasından ziyade; içinde bulundukları büyük veya küçük topluluklara karşı geliştirdikleri aidiyet duygusuyla hareket etmeleri demek. Bu yapılanma, onların günlük hayatlarını ve dolayısıyla başka insanlarla kurdukları iletişimi de doğrudan etkileyen bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bunu en iyi, tek başımıza sosyal hayatın içinde var olduğumuzda hissettiklerimiz üzerinden anlayabiliriz.

O anda kendimizi içimizden gördüğümüz kadar; maruz kaldığımız insanların gözlerinden de görüyor ve kendimizi yerleştirdiğimiz bir sosyal statü ortaya koyuyoruz. O anda hepimiz birer öğrenci, beyaz yakalı, bir anne veya baba, kadın veya erkek, evli veya bekarız. Bu, başka insanlarla kuracağımız iletişimde, önce kendi bireysel niteliklerimizi değil; sosyal statülerimizi iletişim gemisinin kaptanı yapmamıza sebep oluyor. Bu tip sosyal konumların ise, tabi ki, kendine has korkuları, endişeleri, beklentileri ve gerektirdikleri mevcut. Tüm bunların etkisi altında, bir insanın günlük iletişimi artık kolektivist toplum bilinci tarafından yönetilmekte ve herkes sosyalleşme süreci içinde, bunlara uygun hareket etmek zorunda kalmakta.

Türkiye'de sosyalleşmek üzerine! Hepimizin arkadaşları, komşuları ve sevdiği insanlar mevcut. Ancak toplumca ne kadar sosyal bir karakterimiz var?
Türkiye’de sosyalleşmek üzerine! Hepimizin arkadaşları, komşuları ve sevdiği insanlar mevcut. Ancak toplumca ne kadar sosyal bir karakterimiz var?

Kolektivist toplum yapısının sosyalleşmek üzerine bir diğer etkisi ise, yabancılarla kurulan iletişimden ziyade; tanıdık veya yakın hissedilen insanlarla kurulan iletişimin desteklenmesi olarak kendini gösteriyor.

Büyürken, anne ve babalarımızın “Yabancılarla konuşma!” dediğine hepimiz şahit olmuşuzdur. Bu, her ne kadar koruyucu bir bakış açısından kaynaklansa da aynı zamanda birey üzerinde, tanımadığı insanlara karşı bir çekince ve korku duygusu da uyandırmakta.

Zaman ilerledikçe bu iç mesaj, artık kendi güvenli çevresinde var olmak isteyen ve ait olunan sosyal grup içinde hareket etmek isteyen bireyler ortaya koyuyor. Bunun tabi ki bir diğer sebebi de her kişiye, ait olduğu söylenen sosyal statü ile, yüklenen davranış modelleri. Tüm bunları dikkate aldığımızda birbirine yakınlaşmaktan çekinen yabancılar topluluğu görüyoruz elimizde.

Halbuki, bunlardan tamamen bağımsız, herkesle çok rahat iletişim kurabildiğimiz bir dönem vardı hatırlar mısınız? Çocukluğumuz! Her birimiz, parkta gördüğümüz yeni bir çocuğa gidip merhaba dedik. Okula başladığımızda sınıfımızdaki herkesle tanıştık, yabancılarla olduğumuz en saf ve içten şekilde iletişim kurduk. Dolayısıyla, her ne kadar içinde yetiştiğimiz toplum bizi de kolektivist bir bilince sokmuş olsa da, içimizde hala o çocuğun cesareti ve heyecanı mevcut. Hepimizin o çocuktan öğrenmesi gereken bir şey var.

O yüzden, bugün dışarı çıktığınızda, yoldan geçen birine iyi günler dileyin, otobüste gördüğünüz bir yabancıya gülümseyin, kıyafetini beğendiğiniz birine iltifat edin. Çünkü emin olun ki, hepimiz kabuğumuza çekildiğimiz bu güvenli dünyalarımızda, bir yabancıya “Hoş geldin!” diyebilecek kadar enerji doluyuz hâlâ. Unutmayın, hayat insanlarla güzel olur.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Max Bendo: Oyunculuğa devam ediyorum

Sonraki Haber

Özcan Deniz ve eski eşinin velayet davasında karar

Ömer Ali Güneş

Ömer Ali Güneş

Ömer Ali Güneş, 2016 yılında Bilkent Üniversitesi'nde Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra 2017'de Boğaziçi Üniversitesi'nde Pazarlama üzerine yüksek lisans eğitimine başlamış ve 2021 yılında bu eğitimini başarıyla tamamlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki eğitim sürecinde Araştırma Görevlisi olarak da çalışmış ve bu süreçte hem fakültenin sosyal medya hesaplarını yönetmiş hem de İşletme Bölümü için içerik hazırlamıştır. Şimdi hayatında yazarlık ve içerik üreticisi olarak devam etmektedir.

İlgili Haberler

İnsan kendini ne kadar sevebilir?
Yazarlar

İnsan kendini ne kadar sevebilir?

25 Ekim 2026
Özlem mi, nefret mi?
Yazarlar

Özlem mi, nefret mi?

24 Ekim 2026
Yanlış misafir
Yazarlar

Yanlış misafir

24 Ekim 2026
Egolu Otobüsler ve 480 Hatlı Yaşam Mücadelesi: Şehir İçi Seyir Tiyatrosu
Yazarlar

Egolu otobüsler ve 480 hatlı yaşam mücadelesi: Şehir içi seyir tiyatrosu

23 Ekim 2026
Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 
Yazarlar

Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 

22 Ekim 2026
Batıkent - Sincan metro aktarması ve "Kolu tutun, düşmeyin" felsefesi
Yazarlar

Batıkent – Sincan metro aktarması ve “Kolu tutun, düşmeyin” felsefesi

22 Ekim 2026
Sonraki Haber
Özcan Deniz ve eski eşinin velayet davasında karar

Özcan Deniz ve eski eşinin velayet davasında karar

En Güncel Haberler

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın
Yerel Haberler

Hatay’da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

26 Ekim 2026
Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü
Yerel Haberler

Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

26 Ekim 2026
Allığı yanlış yere sürmeyin! Yüz şeklini değiştiren 5 uygulama
Moda ve Kadın

Allığı yanlış yere sürmeyin! Yüz şeklini değiştiren 5 uygulama

26 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Otomobilin motor kısmına sıkışan yavru kedi kurtarıldı

25 Ekim 2026
Yaşam

Türkiye’de bir ilk Bitlis’te: Çığ riskine karşı ‘kar perdesi’ ve ‘kar köprüsü’ önlemi!

25 Ekim 2026
Yaşam

Nemrut Kalderası’nda sonbahar bereketi: “Adeta bizleri büyülüyor”

25 Ekim 2026
Yaşam

Sakarya İtfaiyesi’nden Goodyear ekibine yangın eğitimi: 10 günlük zorlu maraton tamamlandı

25 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

- Tuğçe Karafakıoğlu
25 Ekim 2026

Her yıl 25 Ekim'de kutlanan Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü, doğuştan gelen sinir sistemi rahatsızlıklarına dikkat çekiyor. Bebeğin omurga...

Hastaneye giden herkesin bilmesi gereken 10 hasta hakkı! Çoğu kişi bunlardan habersiz

25 Ekim Dünya Spina Bifida ve Hidrosefali Günü: Anne karnında başlayan sessiz risk! Erken tanı hayatı değiştiriyor

Türk cam sektörünün küresel gücü: Şişecam’ın 90 yıllık hikâyesi ve dünya pazarındaki yükselişi

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

Güncel Haber

Hatay'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

Hatay’da işçilerin kaldığı konteynerde yangın

26 Ekim 2026
Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

Esenler’de 5 katlı binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü

26 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton