Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2026 Haziran ayı raporuna göre, Türkiye’de geçen ay erkekler tarafından 31 kadın öldürüldü, 31 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.
Platform tarafından yayımlanan raporda, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olmaya devam ettiği vurgulandı. Açıklamada, kadın cinayetlerini durdurma mücadelesinin 16 yıldır sürdürüldüğü belirtilirken, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için devletin ilgili tüm kurumlarının daha etkin adımlar atması gerektiği ifade edildi.
Platform, 2010 yılından bu yana kadın cinayeti verilerini kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatarak, kamu kurumlarının kadın cinayetlerine ilişkin verileri sistematik bir şekilde tutmaması ve paylaşmamasını eleştirdi.
Açıklamada, “Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini ortaya koymanın yanı sıra, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir” denildi.
Platform yetkilileri, kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik politikaların güçlendirilmesi, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi ve ilgili tüm bakanlıkların koordineli biçimde harekete geçirilmesi çağrısında bulundu.
Haziran ayı verileri, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda daha kapsamlı ve etkili politikalara duyulan ihtiyacı bir kez daha gözler önüne serdi.
- 25 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
Bu ay 31 kadın cinayeti işlendi, 31 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 31 kadından 2’si ekonomik bahanelerle, 4’ü hayatına dair karar aldığı için öldürüldü. 20’sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
25 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.
- Kadınlar en çok evli olduğu erkekler tarafından öldürüldü.
Haziran ayında öldürülen 31 kadından 15’i evli olduğu erkek, 1’i birlikte olduğu erkek, 3’ü tanıdığı biri, 3’ü babası, 1’i oğlu, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i akrabası,34 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların %48’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
- Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü
Kadınların 17’si evinde, 4’ü sokakta, 2’si ıssız bir yerde, 1’i su kenarında, 1’i iş yerinde ve 1’i piknik yerinde öldürüldü. 3 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %55’i evlerinde öldürüldü.
- Kadınlar en çok ateşli silah ile öldürüldü
Bu ay öldürülen kadınların 15’i ateşli silahlarla, 8’i kesici aletlerle, 3’ü boğularak, 1’i yüksekten atılarak, 1’i kezzapla, 1’i hareket eden araçtan atılarak öldürüldü. 3 Kadının nasıl öldürüldüğü tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %48’i ateşli silah ile öldürüldü.
Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve mücadelemizden vazgeçmiyoruz!
Biz kadınlar; emeğimizi, bedenimizi, haklarımızı ve geleceğimizi hedef alan bu düzene karşı susmuyoruz. Öğretmenlerin açlık grevine sürüklendiği, nafaka hakkımızın yeniden hedef alındığı, 12. Yargı Paketi ile hak ve özgürlüklere saldırıların derinleştirildiği, KYK yurtlarında öğrencilerin yaşamını yitirdiği bu tablo tesadüf değildir. Bu ülkede kadınları, çocukları, gençleri ve emekçileri güvencesizliğe mahkûm eden politikalara karşı mücadelemiz devam edecek.
Öğretmenler açlık grevinde: Hak arayanlar değil, hak gasp edenler hesap verecek.
Öğretmenler insanca çalışma koşulları, güvenceli istihdam, adil atama ve mülakat adaletsizliğinin son bulması için açlık grevinde. Eğitim emekçilerinin seslerini duyurmak için bedenlerini açlığa yatırmak zorunda bırakılması, bu ülkede emeğin nasıl değersizleştirildiğinin açık göstergesidir. Öğretmenlerin taleplerini bastırmaya çalışan, onları yalnızlaştıran, hak arama mücadelelerini görmezden gelen anlayışı kabul etmiyoruz. Eğitim emekçilerinin mücadelesi hepimizin mücadelesidir. Güvencesizliğe, yoksulluğa ve baskıya karşı öğretmenlerin yanındayız.
Nafaka Hakkımızdan Vazgeçmiyoruz!
Nafaka hakkı yıllardır sistematik biçimde hedef alınıyor. Kadınların boşanma sonrası yaşamını sürdürebilmesini sağlayan bu hak, “mağdur erkek” söylemleriyle itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Oysa biliyoruz: Kadınları yoksullaştıran, şiddet ilişkilerinden çıkmasını zorlaştıran, boşanmayı bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüren bu eşitsiz düzendir. Nafaka hakkına saldırı, kadınların boşanma hakkına saldırıdır. Nafaka hakkına saldırı, kadınların şiddetten uzaklaşma imkânına saldırıdır. Kadınların kazanılmış hakları pazarlık konusu yapılamaz. Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
KYK Yurtlarında Ne Oluyor?
KYK yurtlarında yaşanan öğrenci ölümleri, gençlerin nasıl güvencesizliğe ve yalnızlığa terk edildiğini göstermektedir. Barınma hakkı piyasanın insafına bırakılamaz. Öğrenciler güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda yaşamak zorundadır.
Yurtlarda yaşanan her ölüm etkin biçimde soruşturulmalıdır. İhmal iddiaları, yurt koşulları, güvenlik açıkları ve öğrencilerin psikososyal destek mekanizmalarına erişimi tüm yönleriyle açığa çıkarılmalıdır. Gençlerin yaşamını korumayan bu düzeni kabul etmiyoruz.
Aynı düzen, aynı saldırı: Birlikte mücadele edeceğiz
Öğretmenlerin açlık grevi, nafaka hakkına saldırılar, 12. Yargı Paketi ve KYK yurtlarında yaşanan ölümler birbirinden ayrı değildir. Bu başlıkların tamamı; emeği değersizleştiren, kadınları aile içine hapsetmeye çalışan, çocukları cezalandıran, gençleri güvencesizliğe terk eden politikaların sonucudur.
Biz kadınlar bu politikalara karşı mücadelemizi büyütüyoruz. Haklarımızı gasp edenlere, hayatlarımızı güvencesizleştirenlere, geleceğimizi karartanlara karşı yan yana durmaya devam edeceğiz.
Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Güvenceli çalışma hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Güvenli barınma hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Kadınların, çocukların ve gençlerin yaşam hakkından vazgeçmiyoruz.
Eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam mücadelemizden vazgeçmiyoruz.
Haziran Ayı Dava Gelişmeleri:
Eski polis Cemil Koç tarafından öldürülen Ayşe Tokyaz hakkında görülen davanın 3. duruşmasında sanığın daha önce başka kadınlara şiddet uyguladığı videolar ortaya çıktı. Cemil Koç, Cemal Aslan ve Oğuz Kal hakkında ‘tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla yagılanacak.
Diyarbakır’da 16 yıl önce kaybolan Ceylan Aktepe’nin kaybolmasına ilişkin yeniden açılan davada Ceylan Aktepe’nin birlikte olduğu erkeğin babası Ömer Aktepe tarafından öldürüldüğü ve mağaraya atıldığına dair ifadeler ortaya çıktı.
Haziran ayında kadınlar ile ilgili neler oldu?
Kenya’nın başkenti Nairobi’de yüzlerce kadın, artan toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve femisid vakalarının ulusal kriz ilan edilmesi talebiyle yürüdü. Eylemciler hükümetten kadın cinayetleri ve çocuk kayıpları konusunda acil soruşturma ve politika talep etti.
UN Women’ın Haziran gündeminde Sudan’da savaş koşullarında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet desteğine ihtiyaç duyan kadın ve kız çocuklarının sayısının savaşın başlangıcından bu yana dört katına çıktığı aktarıldı. Haiti’de ise çetelerin cinsel şiddeti silah olarak kullandığı koşullarda kadınlar ve kız çocukları için ilk devlet destekli güvenli evlerin açılması gündeme geldi.
Arjantin hükümeti, çocuklarına nafaka borcu bulunan yaklaşık 13 bin kişinin bilgilerini FIFA ile paylaştı. Hükümet, bu kişilerin Dünya Kupası maçlarında stadyumlara alınmamasını talep etti.
Aile Enstitüsü ve Aile ve Nüfus Bülteni gibi adımlar, kadın hakları yerine aile merkezli politikaların güçlendirildiğini gösteriyor. Kadınların yoksulluğu, şiddete maruz bırakılması, bakım emeğinin kadınların üzerine yıkılması çözülmeden “aile” söylemiyle toplumsal krizlerin üstü örtülemez.
Haziran ayında Onur Haftası’na yönelik yasaklar, polis müdahaleleri ve gözaltılar bir kez daha LGBTİ+’ların hedef haline getirildiğini gösterdi. LGBTİ+’lara yönelik saldırılar kadın haklarına yönelik saldırılardan ayrı değildir. Aynı düzen kadınları aileye, LGBTİ+’ları yok saymaya, herkesi makbul kalıplara sığdırmaya çalışıyor. Nefret politikalarına karşı eşitlikten, özgürlükten ve yaşam hakkından vazgeçmiyoruz.
Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır.
Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi, intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.
İstanbul’da 31 yaşındaki Şeyma Azın, boşandığı Semih Öner tarafından yüksekten atıldığı iddiasıyla hayatını kaybetti. Fail intihar etti.
Burdur’da 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Zehra Kaçar, kaldığı KYK yurdunun 6. katından düşerek hayatını kaybetti. Zehra’nın ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı.
Haziran ayında öldürülen 31 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri
Aydın’da 25 yaşındaki Nurgül Aslan, evli olduğu Erkan Aslan tarafından ateşli silahla öldürüldü. Nurgül öldürüldüğünde hamileydi. Fail tutuklandı.
Bursa’da Ayşe Sözer, oğlu İsmail Sözer tarafından bıçaklandı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ayşe Sözer, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Failin tedavisi sürüyor.
Bursa’da 29 yaşındaki Müjde Güngür, evli olduğu Zafer Güngür tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Müjde’nin boşanmak istediğini söylemesinin ardından fail, Müjde’yi 10 yaşındaki çocuğunun gözü önünde öldürdü. Fail yakalandı.
Konya’da 70 yaşındaki N.Ş., komşusu A.G. tarafından bıçakla öldürüldü. Fail, gözaltına alındı.
Denizli’de 35 yaşındaki Metanet Altunpolat, eskiden birlikte olduğu Sabit Ö. tarafından tüfekle vurularak öldürüldü. Saldırıda Metanet’in kız kardeşi Turna K. de yaralandı.
Kocaeli’de 32 yaşındaki 5 çocuk annesi Elif K., evli olduğu Erdal K. tarafından sokak ortasında bıçaklanarak öldürüldü. Fail gözaltına alındı.
Muğla’da, evli olduğu Emrah Gezgiç tarafından seyir halindeki araçtan yola atılarak öldürüldü. Fail intihar etti.
İzmir’de 43 yaşındaki Ayfer Karakayışlı, boşandığı Hakan Ş. tarafından kezzapla yakılarak öldürüldü. Saldırıda Ayfer’in 13 yaşındaki kızı da ağır yaralandı. Fail tedavi için gittiği hastanede yakalanarak gözaltına alındı.
Hakkari’de 45 yaşındaki Hamide Çiftçi, evli olduğu Lezgin Çiftçi tarafından öldürüldü. Önce şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen Hamide’nin ölümüne ilişkin soruşturmada fail cinayeti itiraf etti. Fail tutuklandı.
Van’ın Erciş ilçesinde 3 çocuk annesi Nurgül Sadak, evli olduğu Yakup Sadak tarafından ateşli silahla öldürüldü. Nurgül’ün daha önce kadın sığınma evinde kaldığı öğrenildi.
Konya’da 50 yaşındaki Yüksel Sarıkaya, boşanma aşamasında olduğu Ali Sarıkaya tarafından sokak ortasında ateşli silahla vurularak ağır yaralandı. Yüksel Sarıkaya kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Fail intihar etti.
Antalya’da 40 yaşındaki Aslıhan Öztürk Bulak, evli olduğu Orhan Bulak tarafından pompalı tüfekle öldürüldü. Fail aynı saldırıda Aslıhan’ın babası Cafer Tayyar Öztürk’ü de öldürdü. Fail tutuklandı.
Manisa’da 55 yaşındaki Ulviye Yılmaz boşanma aşamasında olduğu Vedat Yılmaz tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Hakkında birkaç defa uzaklaştırma kararı olan fail, kızı E.D.Y.’yi de olay sırasında yaraladı.
Hakkari’de Adilşah Gezer, Habiba Demir ve Keve Demir, Adilşah’ın evli olduğu Musa Gezer tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. İntihar girişiminde bulunan failin uzman çavuş olduğu öğrenildi.
Hatay’da 30 yaşındaki Lamiya Azazi eskiden birlikte olduğu Üstün Ç. tarafından, kadının çalışmasını istememesi bahanesiyle ateşli silahla vurularak öldürüldü.
Bursa’da yaşayan Banu Özdağ, Zafer Yılmaz tarafından ekonomik bahanelerle ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail aynı silahla intihar etti.
İstanbul’da 34 yaşındaki Sultan Çağan birlikte olduğu Vedat Ç. tarafından, Sultan’ın kendisinden ayrılmak istememesi bahanesiyle darp edilerek ve daha sonra da çamaşır ipiyle boğularak öldürüldü.
Malatya’da 56 yaşındaki Feray Timurkaan ve 21 yaşındaki kızı Beyza Timurkaan, Nevzat Timurkaan tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü.
Manisa’da 23 yaşındaki Birsen Yıldırım, babası Ü. Yıldırım tarafından defalarca bıçaklanarak öldürüldü. Birsen’in boşanma sonrasında ailesinin evine dönmüş olduğu öğrenildi.
Ankara’da 2 çocuk annesi Zahide S. evli olduğu Davut S. tarafından piknik sırasında bıçaklanarak öldürüldü. Failin daha önce Zahide’yi darp ettiği ve hakkında uzaklaştırma kararı çıkartıldığı öğrenildi.
Şanlıurfa’da 2023 yılında şüpheli olarak ölü bulunan Türkan K.’nın, İ.K. ve S.K. tarafından ‘intihar süsü’ verilerek öldürüldüğü ortaya çıktı.
Şanlıurfa’da 39 yaşındaki 4 çocuk annesi Emine Kurt evli olduğu Mehmet Kurt tarafından boğularak öldürüldü.
Ordu’da 36 yaşındaki 4 çocuk annesi Emine Sanmak evli olduğu Serkan Sanmak tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Ankara’da Havva Karayel, kızının eskiden evli olduğu E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Olay sırasında kızı Yağmur Karayel de yaralandı.
Erzincan’da 42 yaşındaki Suna Koçak, eskiden evli olduğu Bekir K. tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail Suna Koçak’ın yanındaki arkadaşını da öldürdü. Fail tutuklandı.
Diyarbakır’da yıllardır kayıp olarak aranan Ceylan Aktepe’nin, ateşli silahla öldürüldüğü ortaya çıktı. Ceylan’ın Arif Uğurlu ile birlikte kemiklerinin mağarada bulunduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında Ömer Aktepe tutuklandı.













