Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Yeni şehirlerimizi Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne dahil ederek bu çok yönlü kazançların ülkemizin geneline mümkün olduğunca yayılmasını sağlayacağız” dedi
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın programı kapsamında Aydın Kültür Yolu Festivali ve Atilla Koç Kültür Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa; 59. Hükümet Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ak Parti Aydın milletvekilleri Mustafa Savaş, Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen, Ak Parti Mkyk üyesi Mehmet Umut Tuncer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, il başkanları, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
7 Bölge Ve 26 Şehre Ulaştık
Açılışta konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yıl itibarıyla tam 26 şehri kapsayan büyüklüğe ulaştığını söyleyerek, “Bugün etkinliklerin başladığı Aydın ile birlikte Mersin, Eskişehir, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş’ta artık dünyanın en büyük, en uzun soluklu ve en kapsamlı kültür-sanat festivalinin birer parçası, birer sahnesidir. Bu öyle bir festival ki yaşınız, ilgi alanlarınız, zevkleriniz ve beklentileriniz ne olursa olsun muhakkak ki onları karşılayacak, size hitap edecek etkinlikler bulacaksınız. 2021’de İstanbul’dan çıktığımız bu yolda bugün 7 bölge ve 26 şehre ulaşmışsak, bundan önceki 5 yılda milyonları bu festival çatısı altında buluşturmuşsak, işte bu çeşitlilik sayesindedir. 9 gün boyunca hayatınıza; zengin deneyimler, yeni sanatsal değerler, farklı konularda bilgiler, yöresel tatlar ve en nihayetinde keyifle hatırlayacağınız güzel anılar katacaksınız” dedi.
Festival Esnaf İçin Ciddi Kazanca Vesile Oluyor
Bakan Ersoy, “Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni, insanımızın sosyal hayatına, yerelden ulusal ve uluslararasına uzanan sanat ve kültür uygulamalarıyla büyük bir hareketlilik getirmek, sanatçıya, sanat üretimine destek vermek; mutfaktan el ve sahne sanatlarına geleneksel değerlerimizi korumak ve yaşatmak, kültür varlıklarını ve turizm ürünlerini öne çıkararak tanıtımlarını sağlamak ve neticede kültür turizmi temelinde yoğun bir insan hareketini mümkün kılarak şehirlerin ekonomisine kazanç, insanımızın refahına fayda sunmak için hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada, çevre illerden gelen vatandaşlarımızla birlikte festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görmekte; esnafımız için ciddi bir kazanca vesile olunmaktadır. Şehirlerin kültür, sanat ve turizm potansiyeli en güçlü şekilde gözler önüne serilmekte, markalaşma sağlanmakta ve iç turizm hareketine ivme kazandırılmaktadır. Kültür ve sanat etkinliklerinin sınıfsal bir ayrıcalık olduğu anlayışı tamamen yıkılmakta; her kesimden insanımız bir ve beraber bu zengin, eğlenceli, öğretici dünyadan heybesini gönlünce doldurmaktadır. Bundan sonrası için de kazanımlarımızı koruyarak bütün bu değer ve faydaların sürekliliğini tesis edecek; yeni şehirlerimizi Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne dahil ederek bu çok yönlü kazançların ülkemizin geneline mümkün olduğunca yayılmasını sağlayacağız” diye konuştu.
177 Etkinlik Hazırlandı
Belirledikleri 10 farklı noktada, 43 farklı branşta toplam 177 etkinlik hazırlandıklarını dile getiren Bakan Ersoy, “Konserler, temsiller, sergiler, atölyeler, söyleşiler, film gösterimleri gibi geniş bir etkinlik yelpazesinde sizleri ağırlayacağız. Tekstil Park’a ana sahnemizi kurduk. Ferhat Göçer, Hande Ünsal, Emre Altuğ, Madrigal, Demet Akalın, Oğuzhan Koç, Derya Uluğ, Sefo ve Buray konserleri burada gerçekleştirilecek. Çocuk köyümüz de yine Tekstil Park’ta olacak. Küçük misafirlerimizi birbirinden eğlenceli ve öğretici faaliyetlerle buluşturacağız. Her biri ecdadımızın Haremeyn’e duyduğu derin sevgi ve hürmetin birer nişanesi olan eserleri ‘Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri’ sergisi ile sizlerle buluşturuyoruz. Bu özel seçki, mukaddesatımıza sahip çıkma noktasında Osmanlı’nın sarsılmaz iradesini, bu yolda çizdiği had ve edep çizgisini ve emanet bilincini tecrübe etmenizi sağlayacaktır. Aydın gibi medeniyetlerin nakış nakış işlediği bir coğrafyanın zenginliğine festivalimizde yer vermemek düşünülemez. ‘Korunan Zaman: Arkeolojik Mirasın Görsel Yolculuğu’ bu farkındalıkla hazırlandı. Müze uzmanı ve fotoğraf sanatçısı Muhammed Diler’in objektifinin rehberliğinde, Aydın ilinde yer alan antik kentlere eşsiz bir yolculuk sanatseverleri bekliyor” açıklamasında bulundu.
Kısa Film Gösterimlerimiz Olacak
Farklı medeniyet unsurlarına sahip çıkarken, Aydın topraklarına emanet edilmiş geleneksel değerlere de özel bir hassasiyet gösterdiklerini aktaran Bakan Ersoy, “‘Yaşayan Miras Aydın’ sergimiz Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ustalarımızın eserlerinden oluşmaktadır. Çalgıdan körüklü çizmeye, ebrudan tezhibe 20 miras taşıyıcımızın 32 eseri burada ziyaretçilerle buluşacak. Geleneksel değerlerimizi sadece göstermek değil öğretmek ve deneyimlenmesini sağlamak da istiyoruz. 9 günlük festival kapsamında her gün 3 ve toplamda 27 kez yapılacak atölye etkinlikleri bu amaca hizmet edecektir. Bir saatlik programlar halinde gerçekleştirilecek atölyelerin kapısı, geleneksel sanatların üretim süreçlerine dahil olmak isteyen herkese açıktır. Ayrıca bu alanda farklı geleneksel değerlerimize ve ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ünvanını taşıyan ustalarımıza dair daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler için kısa film gösterimlerimiz olacak. 25 miras taşıyıcısına odaklanan 25 kısa film ile Bardız kiliminden kazaziyeye, çalgı yapımından Çanakkale seramiğine, İznik çinisinden kıspetçiliğe Türk kültür ve sanatının en özel unsurlarını anlatacağız” dedi.
Kapsamlı Bir Gastronomi Rotası
Ziyaretçilerin festival kapsamında çok katmanlı bir gastronomi yolculuğuna çıkarılacağını dile getiren Bakan Ersoy, “Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirdiğimiz ‘Lezzet Noktası’ projesi ile Aydın’ın da yerel mutfak mirasını, güncel gastronomi anlayışıyla birlikte gözler önüne sereceğiz. Şef Ahmet Güzelyağdöken, yerel ve ev temelli Ege mutfağına dayanan yaklaşımıyla kentin gastronomi mirasını görünür kılacak çalışmalara öncülük edecek. Aydın’da Lezzet Noktası seçkisinde yer alan 42 restoran, kentin köklü mutfak kültürünü ve yerel lezzetleri yansıtan kapsamlı bir gastronomi rotası teşkil ediyor. Aydın merkezden ilçelere uzanan bu rotada ziyaretçilerimizi kebaptan deniz ürünlerine, tandırdan yöresel hamur işlerine, yuvalama ve keşkekten yöresel ot yemeklerine kadar çok katmanlı bir gastronomi yolculuğuna çıkarıyoruz. Lezzet Noktası seçkilerimizin, gastronomi alanından şefler ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlendiğini özellikle belirtmek isterim. Burada 177 etkinliğin her birine değinmemiz mümkün değil ancak çok daha fazlası, farklı kültür ve sanat unsurları, etkinlik ve uygulamalar yine Aydınlılar için festivalimizde olacak” diye konuştu.
Resim Sergisi Ve Görsel Sanatlara Ev Sahipliği Yapacak
Bakan Ersoy, “Yeni hali ve yeni adıyla Aydın Atilla Koç Kültür Merkezi’nin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Ocak 2025 itibarıyla başlayan güçlendirme ve onarım çalışmaları tamamlanmış; büyük tiyatro salonu 464 kişi, küçük tiyatro salonu ise 200 kişi kapasitesine ulaşmıştır. Fuaye alanları da resim sergisi ve görsel sanatlara ev sahipliği yapacaktır. Aydın’ın yenilenen bu kültür-sanat yuvasına, bu toprakların yetiştirdiği çok değerli siyasetçi ve bürokrat, Kültür ve Turizm Eski Bakanı Atilla Koç’un adının verilmesi de son derece isabetli olmuştur. Başhekim ve tiyatro oyunlarıyla halkımızın büyük teveccühünü kazanmış olan Dr. Hidayet Sayın’ın ismi ise büyük tiyatro salonumuza verilmiştir” dedi.
Emeği Geçenlere Teşekür Etti
“Allah’a şükreden, kullarına teşekkür eden insanlarız” diyen Atilla Koç da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti. Aydın Valisi Yakup Canbolat ise “2021 yılında güçlü bir vizyonla başlatılan Türkiye Kültür Yolu Festivali bugün 26 şehri kapsayan ülkemizin kültürel zenginliğini dünyaya taşıyan uluslararası ölçekte saygın bir kültür sanat markasına dönüşmüştür. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz festival ise Aydın’ın zengin mirasını sanatla gastronomi ile çağdaş teknolojilerle buluşturan büyük bir kültürel şölen olacaktır” diye konuştu. Konuşmaların ardından Bakan Ersoy, Atilla Koç’a plaket takdim etti. Daha sonra Aydın Kültür Yolu Festivali ve Atilla Koç Kültür Merkezi’nin açılışı kapsamında kurdele kesildi.










'Sadece Bir Etkinlik Olmanın Çok Ötesinde'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın Kültür Yolu Festivali ve Atilla Koç Kültür Merkezi'nin açılışı sonrasında Aydın Valiliği'ni ziyaret etti. Aydın Valisi Yakup Canbolat’ı makamında ziyaret eden Bakan Ersoy, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladı. Bakan Ersoy daha sonra Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu makamında ziyaret etti. Bakan Ersoy programları kapsamında Nazilli ilçesinde düzenlenen İsabeyli Yöresel Ürün ve Kültür Sanat Festivali'ne katıldı.
Festivale Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Zafer Sırakaya, Dünya Etnospor Birliği Başkanı ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, milletvekilleri, parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaşlar katıldı. Festivalde konuşan Ersoy, "Aydın tarihin izlerini, doğanın cömertliğini ve çalışkan insanlarının emeğini aynı anda harmanlayan geçmişi ile geleceği arasında güçlü bir köprü kuran güzel bir şehrimiz. Aydın yöresel ürün ve kültür sanat festivali sadece bir etkinlik olmanın çok ötesinde. Bu toprakların ruhunu, emeğini ve irfanını geleceğe taşıyan güçlü bir iradenin de tezahürü" dedi.
Buradaki Her Bir Stant Alın Terinin Hikayesi
Aydın’ın tarih boyunca bereketiyle, üretimiyle ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkmış şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, "Bu topraklar sadece ürün yetiştiren değil aynı zamanda değer üreten, kültür inşa eden ve medeniyet taşıyan bir anlayışın merkezi. Nazilli ise çalışkan insanıyla, üretim gücüyle ve sağlam toplumsal yapısıyla her zaman milletimizin yanında durmuş, değerlerine sahip çıkmış güzide ilçelerimizden biri. Bu festivalde yer alan her bir stant alın terinin, sabrın ve ustalığın bir hikayesini anlatıyor. Sergilenen her ürün bu toprakların hafızasını, kimliğini ve ruhunu taşıyor. Yöresel lezzetlerimizden el sanatlarımıza kadar her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası. Bizler bu mirası korumaya, geliştirmeye ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmayı bir sorumluluk biliyoruz. Çünkü biliyoruz ki kültürünü yaşatan milletler geleceğini de sağlam temeller üzerine inşa eder. Bu festival vesilesiyle üreticilerimizin emeğini görünür kılan sanatkarımızın mahiyetini toplumla buluşturan bu kıymetli organizasyonun birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
Festival, Türkiye'nin Dünyaya Açılan Yüzü
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Zafer Sırakaya ise Aydınlı merhum Başbakan Adnan Menderes'in ilkesiyle, duruşuyla ve davasıyla hatırlandığını belirterek, "Bugün bizler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün bu ilkeleri gelecek nesillere aktarma gayreti içerisinde mücadelemizi verirken, Türkiye Yüzyılı'na olan ulaşımımızı, adımlarımızı emin adımlarla devam ettirdiğimizi de bir kez daha ifade etmek istiyorum. Rahmetli Menderes'in duruşunun ne olduğuna baktığınız zaman milletiyle doğan, milletiyle yoğrulan, milletini arkasına alarak dünyaya meydan okuyan ve milletine hizmet eden bir anlayışın varlığını görüyoruz. Bugün bizler de tüm ruhumuzla, milletimizle birlikte yürüyen, milletimize pranga vurmaya çalışanların karşısında 'Elif' gibi dimdik duran ve bu anlamda baktığınız zaman milletimize sevdamızı temel ilkemiz haline getiren ve milletimize vesayet odaklarına karşı birlikte hareket eden bir anlayışı temsil ediyoruz. Bu anlayışı temsil ederken başımızda duran, en ön safta giden ve dimdik duran, ezilenlerin gür sesi olan, suskun dünyanın hür sesi olan, göründüğü gibi olan, gücünü milletten alan bir liderle yürüyoruz, o liderin adı Recep Tayyip Erdoğan" dedi.
Festivalin Türkiye'nin dünyaya açılan bir yüzünü ifade ettiğini dile getiren Sırakaya, "Kültürümüze sahip çıkan, öbür tarafta üretken olan şehirlerimizin varlığı dünyada Türkiye'mizin de itibarına katkı sunuyor. Onun için dış politikamıza baktığınız zaman yumuşak gücüyle sert gücünü tahkim eden bir anlayışın varlığını görüyoruz. Bu anlamda ben her birinizin buradaki cesaretinin, buradaki duruşunun, buradaki üretkenliğinin ve buradaki demokrasi anlayışının önümüzdeki yüzyılda Türkiye'nin yolunu aydınlatmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum" açıklamasında bulundu.
Dünyada Karanlık Zamanları Yaşıyoruz
Dünya Etnospor Birliği Başkanı ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da bu tür festivalleri sıradan görmediğini belirtip, “Dünya Etnospor Birliği olarak 10 yılı aşkın süredir İstanbul’da Etnospor Kültür Festivali’ni her yıl yapmaya çalışıyoruz. Bu yıl 21-24 Mayıs tarihlerinde festivali yapacağız. Dünyada çok çalkantılı ve karanlık zamanları yaşıyoruz. Yarın üçüncü dünya savaşı çıksa kimse şaşırmayacak.
Anneler, babalar, çocukları için endişe ediyor. Yapay zeka ve robot teknolojileri öyle bir noktaya ilerliyor ki 'Acaba robotlar mı dünyayı işgal edecek?' diye konuşuyoruz. Ama bizim konuşmamız gereken 'Acaba insanoğlu insanlığını mı yitiriyor? İnsanoğlu mu robotlaşıyor?
Eskisi kadar duygularını yaşayan insanlar mıyız yoksa gitgide duyguları erozyona uğramış bir insanlık ırkı olarak mı gelişme gösteriyoruz?" dedi.
Her Türlü Faaliyet Başlı Başına Çok Kıymetli
Bilal Erdoğan, "Teknolojik, ekonomik gelişmelerden bahsediyoruz ama çocuklar anne babalarına, öğretmenlerine, anne babalar yavrularına eskisi kadar şefkat, saygı, muhabbet gösteriyor mu? Bunları düşündüğümüz zaman 'Eski adetlerimizi yaşatabilsek, o eski duyguları yeniden canlandırabilir miyiz? Eski gelenek göreneklerimizi şimdinin çocuklarına, gençlerine aktarabilsek yeniden o eski muhabbetleri, nezaketleri yaşatabilir miyiz?' diyorum. Onun için bu festivallerde geleneksel sporlarımızı, yemeklerimizi, tariflerimizi yaşatmanın bir faydası olur mu? Halk oyunlarını yaşatmak o kahramanlıkları, o nezaketleri yeniden yaşatmamıza vesile olur mu? El sanatlarımızı yaşatmak bize yaptığımız her işi belli bir nezaketle, odaklanmayla, muhabbetle, hassasiyetle yapma özelliğini kazandırır mı? Kadim kültürümüzü, kimliğimizi, inancımızı, bizi biz yapan değerleri yeni nesillere aktarmamıza aracı olacak her türlü faaliyet başlı başına çok kıymetli. Bu değerleri yaşatabilir ve yeni nesillere aktarabilirsek, gençlerimizin dimağları tertemiz kalır. Ancak onların kafasını karıştıran o kadar çok cereyan var ki eğer gençlerimizi ve çocuklarımızı bunlara karşı koruyamaz, ilgilerini çeken ve onları oyalayan unsurların yerine daha doğru alternatifler sunamazsak, ciddi bir kayıp yaşarız. Buna karşılık, doğru yönlendirmeyi başarabilirsek inanıyorum ki gençlerimiz ve çocuklarımız 21’inci yüzyıl dünyasına önemli katkılar sunacaktır" diye konuştu.
Soykırımı Koruyan Ve Kollayan Bir Batı
"Yeniden dünyada barışın, sevginin ve kardeşliğin egemen olabilmesine bizim gençlerimiz ön ayak olacak" diye Bilal Erdoğan, "Çünkü Anadolu’da ve Anadolu’nun ötesindeki gönül coğrafyamızda bunu başarmış; bu kadar milleti, yüzyıllar boyunca barış içinde yaşatmış bir ecdadımız var. Ecdadımız, kendinden olmayanın dinine, diline, kültürüne ve yaşayışına saygı göstermeyi başarmış. O sayede, bugün kan gölüne çevrilmeye çalışılan Kudüs’te Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler bir arada huzur içinde yaşayıp ibadetlerini yan yana yapabilmiş. Gençlerimize bunu gösterebilsek. Bugün özendirilmeye çalışılan Batı ise artık insanlığı yüceltemeyen; insanları birbirine kırdıran, soykırımı koruyan ve kollayan bir Batı. Bu anlayışın karşısında, insanlığın arayışına merhameti, insanı ve muhabbeti merkeze koyan bir yaklaşımı yaşatmaya çalışalım. Bu nedenle, bu festivallerin sıradan etkinliklerden çok daha zengin ortamlar sunduğuna gerçekten inanıyorum" diye konuştu.
Protokol, açılış konuşmalarının ardından yöresel ürünlerin sergilendiği standları dolaştı.











