25 Nisan 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Töre, şiddete bahane olamaz

Töre, şiddete bahane olamaz

Haberton - Haberton
26 Ocak 2021 - Güncellenme Tarihi 16 Mart 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Av. Saraç, İstanbul Sözleşmesi’nde kadınların, genç kızların ırza geçme, zorla evlendirme gibi  “Namus” adı altındaki gelenek görenekler, töreler şiddete bahane olamaz düşüncesinin açıkça vurgulandığını belirtti.

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin önlenememesi ve neredeyse her gün bir şiddet haberiyle yaşanan gelişmeler tepkiyle karşılanırken, uzmanlar ve hukuk insanları da çözüme yönelik değerlendirmelerde bulunuyor. Uzmanlar, kadına karşı şiddetin başta bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık sorunu olduğunu kabul eden ve Türkiye’nin de imzaladığı “İstanbul Sözleşmesi” nin soruna çare olabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili Haberton’a özel açıklamalarda bulunan Avukat Ecem Saraç, Türkiye’deki en büyük sıkıntının kadın erkek eşitsizliğinden kaynaklandığını söyledi.

“Töre, şiddete bahane olamaz“

Av. Saraç, İstanbul Sözleşmesi’nin giriş kısmında kadınların, genç kızların ırza geçme, zorla evlendirme gibi  “Namus” adı altındaki gelenek göreneklerin törelerin şiddete bahane olamayacağının açıkça vurgulandığını da belirterek, sözleşmenin ayrıca aile içi şiddet derken, aile kavramını evlilik akdi ile kısıtlamadığını ve bu bağlamda geniş bir koruma öngördüğünü kaydetti.

“Ataerkil sistem, kadını birey olarak görmüyor“

Türkiye’de kadının iş, aile ve sosyal hayatta hep dezavantajlı olduğunu ifade eden Avukat Saraç, “ Ataerkil sistem, kadını birey olarak görmüyor. Bu sebeple kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldıracak, kadınları toplumda erkekler ile eşit konuma getirecek pozitif ayrımcılık içeren politikaların arttırılması gerektiği kanaatindeyim”  dedi.

Avukat Ecem Saraç’ın Haberton’un sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Nedir bu İstanbul sözleşmesi? Türkiye açısından bağlayıcılığını anlatır mısınız?

Sözleşmenin tam adı “Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” dir. Bilinen adıyla “İstanbul Sözleşmesi”

Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen sözleşme, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açıldı. Türkiye, sözleşmeyi ilk imzalayan ülke konumunda. İstanbul’da imzaya açılması sebebiyle de “İstanbul Sözleşmesi” olarak anılıyor.

Sözleşme, 24 Kasım 2011 tarihinde TBMM’de de onaylandı ve 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye, sözleşmeye taraf olarak sözleşmenin getirdiği kural ve yükümlülükleri uygulamayı taahhüt etti.

Sözleşmenin ülkemiz açısından bağlayıcılığını açıklamak gerekirse de; Anayasamızın 90. Maddesinin 5. fıkrası gereği İstanbul Sözleşmesi hukukumuzda kanun hükmündedir. Ve hatta İstanbul Sözleşmesi ile kanunlarımız arasında bir farklılık mevcut olduğu zaman dahi İstanbul sözleşmesi hükümleri esas alınacak ve öncelikli uygulanacaktır.

-Sözleşmenin temel amacı nedir? Ne gibi düzenlemeler barındırıyor?

. Sözleşme kadına karşı şiddetin her türünün, aile içi şiddetin önlenmesi ve şiddet mağdurlarının korunması için önleyici, koruyucu düzenlemeler getirdiği gibi şiddeti sadece fiziksel şiddet olarak değil ekonomik, psikolojik, cinsel kısaca şiddetin her türünü kınayarak tanımlıyor. Kadına karşı şiddetin başta bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık sorunu olduğunu kabul ediyor. Sözleşme ayrıca “toplumsal cinsiyet” kavramını tanımlayan ilk uluslararası düzenleme niteliğinde.

Sözleşme, kadın erkek eşitliğini kadına karşı şiddetin önlenmesinde temel unsur olarak görüyor ve bu bağlamda taraf devletlere kadın erkek eşitliğini sağlayacak bütüncül politikalar alması sorumluluğunu yüklüyor.

Yani kısaca kadına karşı şiddetin önlenmesi, şiddet uygulayanların adalete temsil edilmesi bağlamında taraf devletlere yükümlülükler getiriyor. Şiddeti önlemek için taraf devletlere;

‘Önlemler al, şiddet mağdurlarına kalacak güvenli bir yer sağla, yasal psikolojik danışmanlık ver yeri geldiği zaman finansal yardımda bulun, şiddet uygulayanlara en ağır cezayı ver, iç hukukunda düzenlemeler yap’ gibi yükümlülükler yüklüyor.

Yasalarımızda bu konuda eksiklik var mıdır?

6284 sayılı Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunun 1. maddesinde de atıf yapıldığı üzere İstanbul Sözleşmesi hükümleri esas alınıyor. Diğer bir deyişle İstanbul Sözleşmesinin iç hukukumuzdaki yansıması niteliğinde. Bir avukat olarak naçizane düşüncem 6284 sayılı kanunun önemli bir eksiklik içermediğidir.

Yani demek istediğim kanun metninde bir eksiklik olmadığı uygulamadaki eksiklik ve uygulamada karşılaşılan sorunların olduğudur. En basit örneğiyle 6284 sayılı yasa çerçevesinde başvurduğumuz koruma tedbirleri 6 aya kadar süre ile verilebilmekte ama genelde uygulamada mahkemeler 2 ay ve daha altında tedbire hükmetmektedir.

Töre, şiddete bahane olamaz
Töre, şiddete bahane olamaz

6284 sayılı kanun ‘Şiddet mağdurunun beyanını’ esas alan bir kanun. Bu sebeple de koruma kararı talep edildiğinde mahkemelerin tek seferde 6 aya kadar tedbire hükmetmeleri gerektiği görüşündeyim. Aksi takdirde şiddet mağdurunun bu koruma kararının süresi bitmeden tekrar talepte bulunmasını ve koruma kararının süresinin uzatılmasını talep etmesi gerekiyor. Mağdur süreyi kaçırdı veya atladıysa şiddet riski ile doğrudan karşı karşıya kalıyor.

 Ya da koruma kararına aykırılığın yaptırımı, zorlama hapsi olarak düzenleniyor. Yani koruma kararını ihlal edenlerin kısa süreli de olsa cezaevine gireceği öngörülmüş fakat uygulama da pek görmüyoruz. Koruma kararı veriliyor ama ne yazık ki denetimi ve takibi yapılmıyor.

Bu düzenlemelere rağmen şiddet artıyor mu?

Şiddet hep vardı. Günümüz teknolojisinin gelişimi sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte şiddetin daha bir görünür olduğunu düşünüyorum. Bilgi artık çok hızlı yayılıyor, insanlar bir anda kitlelere ulaşabiliyorlar. Önceden var olan şiddetin üstü örtülebiliyorken günümüzde bunun duyulmasına engel olmak zor. Kadınlarımız artık daha bilinçli, sivil toplum örgütleri günden güne çoğalıyor. Ama ne olursa olsun bunlar yetmiyor şiddetin önüne geçmeye. Maalesef, her gün, her hafta bir kadın vahşice katlediliyor.

Aile içi uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk veya uzlaştırma müesseseleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şu an itibariyle hukukumuzda böyle bir yasal düzenleme yok. Fakat şiddet mağduru bir kadının şiddet faili ile aynı masaya oturup aileyi kurtarmak adı altında yapılacağı söylenen hiçbir görüşmenin adaletli ve doğru olacağına inanmıyorum.

“Aman yuva yıkılmasın”

Ortada bir şiddet varsa ki bu sadece fiziksel olmak zorunda da değil, ekonomik, psikolojik şiddet de olabilir, bu şekilde arabuluculuk, uzlaştırma müesseseleriyle bunun artarak çoğalacağı kanaatindeyim. ‘Aman yuva yıkılmasın’ zihniyeti yüzünden birçok kadın kapalı kapılar arkasında senelerce şiddet ve kötü muameleye uğruyor. Kadının, şiddet failini bir kez affetmesi demek, o şiddetin devam etmesi sonucunu doğruyor.

“Şiddetin üstü örtülmemelidir”

Bu sebeple Aile hukukunda şiddetin söz konusu olduğu durumlarda bu tarz alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının uygun olmayacağını düşünüyorum. Kadınların ve tüm şiddet mağdurlarının adalete erişim haklarını engelleyecek süreci uzatacak bir düzenleme olur. Şiddet faili, ceza hukuku bağlamında cezalandırılmalı, aile hukukunda da kadının faili affetmesine teşvik edilmemeli, şiddetin üstü örtülmemelidir.”

Etiketler: Kadına Şiddet
Paylaş4TweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Bağcılar Belediyesi hizmetleri mobil uygulamada

Sonraki Haber

Ölü bulunan takım kaptanı gözyaşlarıyla uğurlandı

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Özel Haber

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

25 Nisan 2026
Özel Haber

Komşu gürültüsünde haklar neler?

25 Nisan 2026
Özel Haber

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

25 Nisan 2026
Özel Haber

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

25 Nisan 2026
Fast food ve işlenmiş gıdalar: Yeni nesli nasıl etkiliyor
Özel Haber

Fast food ve işlenmiş gıdalar: Yeni nesli nasıl etkiliyor

24 Nisan 2026
Türkiye’de suç yaşı düşüyor mu? Uzmanlar kritik verileri paylaştı
Özel Haber

Türkiye’de suç yaşı düşüyor mu? Uzmanlar kritik verileri paylaştı

24 Nisan 2026
Sonraki Haber

Ölü bulunan takım kaptanı gözyaşlarıyla uğurlandı

En Güncel Haberler

Mersin'de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama
Yerel Haberler

Mersin’de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

25 Nisan 2026
Sivas'ta 2 katlı müstakil ev yan yattı
Yerel Haberler

Sivas’ta 2 katlı müstakil ev yan yattı

25 Nisan 2026
Aracından indiği sırada silahlı saldırıda yaralandı
Yerel Haberler

Aracından indiği sırada silahlı saldırıda yaralandı

25 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Ankara’da hayvanseverlerden yürüyüş

25 Nisan 2026
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Suriye-Türkiye sınırında, insan kaçakçılarıyla kovalamaca anı kamerada: 3 gözaltı

Suriye-Türkiye sınırında, insan kaçakçılarıyla kovalamaca anı kamerada: 3 gözaltı

- Haberton
25 Nisan 2026

Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, sınır hattında insan kaçakçılığı yaptığı öne sürülen şüpheliler ile jandarma ekipleri arasında yaklaşık 10 kilometre süren kovalamaca...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Mersin'de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

Mersin’de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

25 Nisan 2026
Sivas'ta 2 katlı müstakil ev yan yattı

Sivas’ta 2 katlı müstakil ev yan yattı

25 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton