TBMM Genel Kurulu’nda, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda ‘çerçeve yasa’ olarak bilinen, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkan Vekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler yer aldı. İyi Partili milletvekilleri Türk bayraklı atkılar ve dövizlerle geldi. MHP Genel Başkanı Bahçeli ile İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu tokalaşmadı.
Milletvekillerine verilen 1’er dakikalık söz, grup başkan vekillerinin gündeme ilişkin değerlendirmelerinin ardından siyasi partilerin TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergelere geçildi. Bu bölümde Ak Parti’nin TBMM’nin çalışma takvimine ilişkin önergesi kabul edildi. Böylelikle Genel Kurulun çalışmaları, kanun teklifinin tamamlanmaması halinde 12 Ağustos Çarşamba gününe kadar devam edecek. Teklifin kabul edilerek kanunlaşmasının ardından TBMM, 1 Ekim’e kadar çalışmalarına ara verecek.
Arıkan: Bu Sürece Destek Veriyoruz
Ardından teklifin tümü üzerine görüşmelere başlandı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine dair kaygılarını ve beklentilerini hem muhataplarıyla hem de de millet ile paylaştıklarını belirterek, “Elbette kaygılarımız var, elbette çekincelerimiz var, dikkatle takip ettiğimiz hususlar var. Bunları söylemekten, yanlış gördüğümüz noktaları ifade etmekten vazgeçmeyeceğiz; ancak kaygılarımızın bizi yeniden kutuplaşma ve çatışma siyasetine sürüklemesine de izin vermeyeceğiz. Bu nedenle, toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku, millet iradesini ve ortak geleceği güçlendirecek bir anlayışla bu sürece destek veriyoruz. Bu destek herhangi bir siyasi aktöre koşulsuz bir destek değildir, iktidarın bütün uygulamalarına verilmiş bir onay da değildir, kanun teklifinin her maddesi bir kefalet de değildir. Bizim desteğimiz Türkiye’nin meselelerini Türkiye’nin iradesiyle çözebilme çabasınadır” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu: Biz ‘Hayır’ Diyeceğiz
İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, hazırlanan kanun teklifinin milletvekillerinden ve milletten gizlendiğini ve teklif metninde şehitlerin hatırası, gazilerin hukuku, terör mağdurlarının adalet beklentisinin olmadığını ifade etti. Dervişoğlu, “Bu Gazi Meclis, milletin helal oylarıyla kurulmuş, milli egemenliğin tecelligahıdır. Kapalı kapılar ardında şekillenen bir mutabakat Meclis’in iradesiymiş gibi önümüze getirilemez. Hepimiz, bu çatı altında, Türk milletinin huzurunda bir yemin ettik; devletin varlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağımıza dair ve üstelik de namusumuz üzerine ant içtik. Bu kürsüde, sizler de okudunuz onu o yüzden sormak zorundayım. O yemini ettikten sonra hiç mi, ‘Yeminimin gereğini yapabilecek miyim’ diye dertlenmediniz? Bu teklifin altına imza atarken, komisyonda ‘evet’ oyu verirken, bir kez olsun o yemin hiç mi aklınıza gelmedi? Peki, bugün burada, o yemini bile bile çiğneyecek misiniz? Bu teklife ‘evet’ mi diyeceksiniz? Biz, ‘Hayır’ diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız” diye konuştu.
Alp: CHP Olarak ‘Evet’ Oyu Vereceğiz
CHP’nin tarihsel tutarlılık içerisinde Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesini desteklediklerini ve bugünkü çabaları da tereddütsüz destek vereceklerini kaydeden CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, “Silahlar susarsa kardeşlik güçlenir, kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir, Türkiye güçlenirse milletimiz kazanır. Bu topraklar ayrılığın değil birliğin, düşmanlığın değil kardeşliğin yurdudur. Bu yasada bir teslimiyet veya mağlubiyet yoktur. Barış, onurlu bir barıştır. Herkes kazanacaktır, halkımız müsterih olsun Türkiye kazanacaktır. CHP olarak teklife ‘evet’ oyu vereceğiz” dedi.
Yıldız: Teklifin Çoğunlukla Kabul Edileceğini Bekliyorum
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise “Teklif, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Bazı arkadaşlarımız maalesef kanunun gerekçesini ve lafzını okumadan, metnini okumadan bunun bir af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün sonuçlarıyla varlığını korumakta; suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Yani bir meseleyi anlatırken ya öğreneceksiniz ya da danışacaksınız. Ancak Sayın Cumhurbaşkanıyla, Cumhur İttifakı’yla ihtilafı olan insanlardan görüş alırsanız açığa düşersiniz. Kanun teklifinin nitelikli çoğunlukla kabul edileceğini bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Bakırhan: Bir Al-Ver Meselesi Değildir
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “100 yıl önce Kürtler hukuk dışına itildi. Bu kök yasa Kürtleri hukuka dahil etmenin ilk adımıdır. Bu kanun teklifiyle beraberliğimizi ve geleceğimizi güçlendirecek önemli bir adım atıyoruz, güçlü bir başlangıç yapıyoruz. 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı barış ve demokratik toplum çağrısıyla bu başlangıca imkan sağlayan Öcalan’ın bu kurucu rolünün altını önemle çizmek istiyorum. Kendisinin çözümden yana çabalarının ön yargılarla değil hakkaniyetle görülmesi gerekir. Özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin süreçteki kurucu rolünün de hakkını veriyoruz. Bugün görüştüğümüz bu yasa bir ayrıcalık üreten yasa değildir, çatışma çözümünün ilk adımıdır. Bu bir al ver meselesi değil; bu, tarihsel ilişkimizi düzeltme ve doğru bir buluşmayı gerçekleştirmenin adımıdır. Bu yasa ve süreç taviz değildir, yenme ve yenilme hiç değildir. Bu sürecin tek bir kazananı var, o da tüm Türkiye, 86 milyon yurttaşımızdır” dedi.
ÖZEL: HEP DOĞRU YERDE DURDUK
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin büyük bir özensizlikle yönetildiğini, müzakerelerin kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü, hazırlanan teklifin kamuoyundan gizlendiğini söyledi. Özel, “Bu soruna hiçbir zaman seçim takvimine bakarak yaklaşmadık. Anketlere göre konuşmadık. Konjonktür değişince söz ve tavır değiştirmedik. İşine geldiğinde ‘Çözüm’ diyen, işine gelmediğinde bütün Kürtleri ‘terörist’ ilan edenlerden olmadık. Tarihsel tutarlılık içinde hep aynı yerde, hep doğru yerde durduk. Dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Bu mesele şiddetle değil, siyasetle çözülmelidir. Gizli pazarlıklarla değil; milletin gözü önünde, milletin rızasıyla çözülmelidir. Bir kişinin iradesiyle değil Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin demokratik meşruiyeti ile çözülmelidir. Herkesin kaygısını gören, acısını da umudunu da yüreğinde taşıyan bir büyük toplumsal mutabakatla çözülmelidir. Yıllarca biz bunu savunduk. ‘Bu meselenin çözüm adresi Meclis’tir’ dedik. Komisyon kurulmasını yıllarca önerdik. Komisyon kurulduğunda katılım gösterdik. Tüm tahriklere, bütün sabotajlara rağmen masada kaldık. Sürecin başında durumumuzu şöyle özetlemiştik; ‘Destekleyeceğiz, katkı sunacağız ve denetleyeceğiz.’ Her aşamasında yapıcı olmaya gayret gösterdiğimiz bu süreçte, başta ortaya koyduğumuz ilkelerden hiç sapmadık. Çünkü bizim tutumumuz günlük değil, tarihseldir; konjonktürel değil, ilkeseldir. Siyaset ilkeyle yapılır” dedi.
‘BARIŞIN ÖNÜNDE DURMAYACAĞIZ’
Özel, partisinin teklife ‘hayır’ demesi gerektiği yönündeki görüşleri anlayışla karşıladığına vurgu yaparak, “Buradan tarih önünde ifade ediyorum; bu yasaya ‘hayır’ deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi için, hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın; bu ülkenin çocukları, bu ülkenin geleceğini okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, laboratuvarlarda kursun diye barışın önünü açacağız. Türkiye, bölgemizdeki ve dünyadaki tehditlere karşı bir ve bütün olsun, güçlü olsun diye barışın önünü açacağız. Yıllardır teröre, silaha, gözyaşına harcadığımız gücümüzü üretime, eğitime, refaha ayırmak için barışın önünü açacağız. Korku olmadan, ayrımcılık olmadan, yan yana, gönül gönüle ortak geleceği inşa etmek için barışın önünü açacağız. Biz ölüm değil hayat olsun diye, korku değil umut olsun diye bu sorumluluğu alacağız” ifadelerini kullandı.
‘BEN VE ARKADAŞLARIM ‘EVET’ DİYECEĞİZ’
Sürece dair kırmızı çizgileri olduğunu ve bu çizgilerin Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ile anayasanın güvence altına aldığı Cumhuriyetin temel nitelikleri olduğunu kaydeden Özel, “Bu anlayışla; iktidara değil ama milletimize güvenerek, bu metni değil ama partimizin duruşuna ve milletvekillerimizin göstereceği duruşa güvenerek, bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye’nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum. Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz” diye konuştu.
GÜLER: TEKLİFİN ANA KAYNAĞI RAPOR
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ise ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kuruluşu, çalışmaları, kamuoyu ile paylaşılan raporu anlattı ve halihazırda teklifin raporun 6’ncı bölümüne göre hazırlandığını ekledi. Güler, “Şu anda yürütme ve yürürlük maddesiyle beraber 12 maddeden oluşan bir kanun teklifini görüşüyoruz. Peki, bunu oluşturan ana kaynak neydi? Raporumuzun ‘Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri’ başlığındaki 6’ncı madde var ve bu maddeyi okuduğumuzda aslında kanun teklifimizin ana kaynağını herkes çok açıklıkla görecektir. Ben biraz önce çok üzüldüm; ‘Bu kanunu 3 kişi biliyormuş.’ Şimdi büyük yalanlar var. Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri; bu kanunu 3 kişi biliyormuş. Duymayanlar duysun, bu kanunu birçok insan biliyordu. Çünkü raporumuz aleni, internet sitesine giren herkes görür, 6’ncı maddeyi okuyan insanlar, bu kanunun direkt ne olduğunu çok net göreceklerdir. Keşke okusalardı” dedi.
‘SORUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORUZ’
Partisinin kapalı grup toplantısına ilişkin atıf yapıldığını hatırlatan Güler, “Birilerinin dedikodusuyla beraber burada konuşulmasını ben doğru bulmadım çünkü adı üzerinde dedikodu. Ben Genel Başkan düzeyinde daha nezaketli, daha şık, daha özverili, daha doğru cümleler kullanılmasına gayret ediyorum. Ben de birçok siyasi partinin kapalı grup toplantısında neler konuşulduğu bize de iletiliyor; bunu polemik konusu mu yapacağız? Hiç alakası yok. Bizim amacımız belli, bakın bizim derdimiz belli. Biz Türkiye’de, bu topraklarda bir daha silahın, şiddetin asla konuşulmaması, bir daha bu topraklarda silah ve şiddet üzerinden bir meselenin ağır ekonomik sonuçlarıyla beraber yaşanılmamasını istiyoruz. Elimizden geldiğince, elimizden gelen tüm çabayla, tüm kapasitemizle ve değerlerimizle beraber biz soruna eğilip çözmeye çalışıyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Genel Kurul’da teklif üzerine görüşmeler sürüyor.
Özel: Hep Doğru Yerde Durduk
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise 'Terörsüz Türkiye' sürecinin büyük bir özensizlikle yönetildiğini, müzakerelerin kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü, hazırlanan teklifin kamuoyundan gizlendiğini söyledi. Özel, "Bu soruna hiçbir zaman seçim takvimine bakarak yaklaşmadık. Anketlere göre konuşmadık. Konjonktür değişince söz ve tavır değiştirmedik. İşine geldiğinde ‘Çözüm’ diyen, işine gelmediğinde bütün Kürtleri 'terörist' ilan edenlerden olmadık. Tarihsel tutarlılık içinde hep aynı yerde, hep doğru yerde durduk. Dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Bu mesele şiddetle değil, siyasetle çözülmelidir. Gizli pazarlıklarla değil; milletin gözü önünde, milletin rızasıyla çözülmelidir. Bir kişinin iradesiyle değil Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin demokratik meşruiyeti ile çözülmelidir. Herkesin kaygısını gören, acısını da umudunu da yüreğinde taşıyan bir büyük toplumsal mutabakatla çözülmelidir. Yıllarca biz bunu savunduk. ‘Bu meselenin çözüm adresi Meclis’tir’ dedik. Komisyon kurulmasını yıllarca önerdik. Komisyon kurulduğunda katılım gösterdik. Tüm tahriklere, bütün sabotajlara rağmen masada kaldık. Sürecin başında durumumuzu şöyle özetlemiştik; ‘Destekleyeceğiz, katkı sunacağız ve denetleyeceğiz.’ Her aşamasında yapıcı olmaya gayret gösterdiğimiz bu süreçte, başta ortaya koyduğumuz ilkelerden hiç sapmadık. Çünkü bizim tutumumuz günlük değil, tarihseldir; konjonktürel değil, ilkeseldir. Siyaset ilkeyle yapılır" dedi.
Barışın Önünde Durmayacağız
Özel, partisinin teklife 'hayır' demesi gerektiği yönündeki görüşleri anlayışla karşıladığına vurgu yaparak, "Buradan tarih önünde ifade ediyorum; bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi için, hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın; bu ülkenin çocukları, bu ülkenin geleceğini okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, laboratuvarlarda kursun diye barışın önünü açacağız. Türkiye, bölgemizdeki ve dünyadaki tehditlere karşı bir ve bütün olsun, güçlü olsun diye barışın önünü açacağız. Yıllardır teröre, silaha, gözyaşına harcadığımız gücümüzü üretime, eğitime, refaha ayırmak için barışın önünü açacağız. Korku olmadan, ayrımcılık olmadan, yan yana, gönül gönüle ortak geleceği inşa etmek için barışın önünü açacağız. Biz ölüm değil hayat olsun diye, korku değil umut olsun diye bu sorumluluğu alacağız" ifadelerini kullandı.
Ben Ve Arkadaşlarım 'Evet' Diyeceğiz
Sürece dair kırmızı çizgileri olduğunu ve bu çizgilerin Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ile anayasanın güvence altına aldığı Cumhuriyetin temel nitelikleri olduğunu kaydeden Özel, "Bu anlayışla; iktidara değil ama milletimize güvenerek, bu metni değil ama partimizin duruşuna ve milletvekillerimizin göstereceği duruşa güvenerek, bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye’nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum. Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz" diye konuştu.
Güler: Teklifin Ana Kaynağı Rapor
Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ise 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kuruluşu, çalışmaları, kamuoyu ile paylaşılan raporu anlattı ve halihazırda teklifin raporun 6’ncı bölümüne göre hazırlandığını ekledi. Güler, "Şu anda yürütme ve yürürlük maddesiyle beraber 12 maddeden oluşan bir kanun teklifini görüşüyoruz. Peki, bunu oluşturan ana kaynak neydi? Raporumuzun 'Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri' başlığındaki 6'ncı madde var ve bu maddeyi okuduğumuzda aslında kanun teklifimizin ana kaynağını herkes çok açıklıkla görecektir. Ben biraz önce çok üzüldüm; 'Bu kanunu 3 kişi biliyormuş.' Şimdi büyük yalanlar var. Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri; bu kanunu 3 kişi biliyormuş. Duymayanlar duysun, bu kanunu birçok insan biliyordu. Çünkü raporumuz aleni, internet sitesine giren herkes görür, 6'ncı maddeyi okuyan insanlar, bu kanunun direkt ne olduğunu çok net göreceklerdir. Keşke okusalardı" dedi.
Sorunu Çözmeye Çalışıyoruz
Partisinin kapalı grup toplantısına ilişkin atıf yapıldığını hatırlatan Güler, "Birilerinin dedikodusuyla beraber burada konuşulmasını ben doğru bulmadım çünkü adı üzerinde dedikodu. Ben Genel Başkan düzeyinde daha nezaketli, daha şık, daha özverili, daha doğru cümleler kullanılmasına gayret ediyorum. Ben de birçok siyasi partinin kapalı grup toplantısında neler konuşulduğu bize de iletiliyor; bunu polemik konusu mu yapacağız? Hiç alakası yok. Bizim amacımız belli, bakın bizim derdimiz belli. Biz Türkiye'de, bu topraklarda bir daha silahın, şiddetin asla konuşulmaması, bir daha bu topraklarda silah ve şiddet üzerinden bir meselenin ağır ekonomik sonuçlarıyla beraber yaşanılmamasını istiyoruz. Elimizden geldiğince, elimizden gelen tüm çabayla, tüm kapasitemizle ve değerlerimizle beraber biz soruna eğilip çözmeye çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurul'da teklif üzerine görüşmeler sürüyor.













