Türk Toraks Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, elektronik sigaraların kurşun dahil birçok zehirli madde içerdiğini ve kanser riskini artırdığını belirterek, "Ortaokul çağlarındaki çocuklarımız bile buna çok hızla ulaşabiliyorlar. Bunları onlara tanıtan mecra da maalesef sanal medya. Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor" dedi.
Türk Toraks Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, Ankara'da 1-2 Mayıs’ta dernek tarafından düzenlenen 'Halk İçin Akciğer Sağlığı Kongresi' kapsamında
Nikotinin Bağımlılık Gücü Uyuşturucu İle Eş Değer
Prof. Dr. Kılınç, Türkiye’de elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin imalatı, satışı ve pazarlanmasının yasayla yasaklandığını söyleyerek, "Ama gerçek yaşam bunu söylemiyor bize. Ortaokul çağlarındaki çocuklarımız bile buna çok hızla ulaşabiliyorlar. Bunları onlara tanıtan mecra da maalesef sanal medya. Sanal medyanın yaygınlaşması, diğer sorunlara yol açtığı gibi bağımlılıkların da artmasına yol açıyor. Bu bağımlılığı yaratan madde ‘nikotin’ dediğimiz madde ve nikotinin beyinde yaptığı bağımlılık gücü uyuşturucu ile eş değerdir. Bilimsel çalışmalar bunu göstermiştir. Yani bunların ruhsatlanması, uyuşturucu niteliğindeki bir maddenin ruhsatlı olarak satılması anlamına gelir. Ve ruhsatlandığı zaman kullanımı yüzde 180 artar bu tip maddelerin. Onun için şu andaki gibi üretilmesinin, dağıtılmasının, pazarlanmasının yasaklanması, yasaklı halde devam etmesi gerekiyor. Bunu aşmak için tütün endüstrisinin birtakım girişimlerde bulunduğunu biliyoruz. Ama biz bunun karşısındayız. Çünkü torunlarımızın, çocuklarımızın, kadınlarımızın, gençlerimizin geleceğinin ipotek altına alınmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kalem Kutularının İçinde Taşınabilir Formatta
Tütün endüstrisinin çocukları ve kadınları hedefe koyduğunu söyleyen Prof. Dr. Oğuz Kılınç, şöyle konuştu:
"Tütün endüstrisinin çocukların bilinçaltına 5 yaşından itibaren, 'Bu maddeleri kullanabilirsiniz' mesajlarını sanal medya üzerinden, dijital platformlar üzerinden verdiğini biliyoruz. Bu gayrimeşru bir ticaret ve sonu ölüm olan bir ticaret. ‘Konvansiyonel’ dediğimiz tütün ürünü, sigara, nargile gibi ürünler, kötü kokan şeyler. Endüstri, bu kötü imajı maskelemek için buhar haline dönüştürdü. Ama bu buhar zehirli bir buhar, su buharı değil. Ayrıca içine birtakım kokular ve tatlar koyarak gençlerin alışık olduğu, tatlarla eşleştirerek sanki onlar gibi zararsız duygusu yaratmaya çalışıyorlar. Bunların tümü pazarlama taktiği. Topyekun bütün devlet, karar vericiler, sivil toplum örgütleri, bu işin bilimini yapan bilim insanları, vatandaşlarımız el birliğiyle buna karşı bir duruş sergilememiz gerekiyor. Aileler çocuklarının elektronik sigara kullandığını fark edebilirler. Bunlar artık kalem kutularının içinde taşınabilir bellek formatında olan şeyler. Bir de bağımlı olmak, ailede bir kültür söz konusuysa daha kolay. Anne baba, kardeş özellikle ya da bir arada oldukları arkadaş grupları bunu kullanıyorsa, çocuklar da bunu normal bir şeymiş gibi kodluyorlar. Yaşları geldiğine inandıklarında bu ürünleri alıp kullanmaya başlıyorlar. Çocuğunuza diğer uyuşturucuları teklif etmiyorsanız, nikotin uyuşturucusunu da teklif etmeyin."
Bir Kartuş Bitirildiğinde 60 Sigara İçilmiş Oluyor
Normal sigara ürünlerinin; tütün ürünleri ve elektronik sigaraların içinde bulunan maddelerin Dna'larda bozukluğa yol açabildiğini de söyleyen Prof. Dr. Kılınç, "Her içilen 50 sigarada bir herhangi bir hücremizde kanser yatkınlığı artıran bir bozukluk, Dna kırığı olma riski yüzde 50. Elektronik sigaralarda bir kartuş bitirildiği zaman en az 60 sigara içilmiş gibi oluyor. Dolayısıyla güvenli olmadığı buradan belli. Nikotin bağımlılığı beyinde başlayan bir bağımlılık, irade dışı çalışan bir merkez var; o merkezi ele geçiriyor nikotin. ‘Tütün endüstrisi insanlarımızın beynine çip takıyor ve onların karar verme mekanizmalarını ele geçiriyor’ diye yorumlayabiliriz" dedi.












