Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir iddia gündeme geldi.
Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, otopsi ve Adli Tıp Kurumu raporlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, genç kadının vücudunda Rocuronium ve Ornidazole tespit edildiğini açıkladı. Karabulut, söz konusu maddelere herkesin erişemeyeceğine dikkat çekerek, Kabaiş’in ilaç verilerek bayıltıldığını ve solunumunun felç edilmesi sonucu öldürüldüğünü öne sürdü.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılmasına yönelik soruşturma devam ederken, ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Karabulut, Kabaiş’in 11 Eylül 2024’te geçirdiği ameliyata ait kayıtlar ile otopsi ve Adli Tıp Kurumu raporlarının birlikte incelendiğini belirterek, elde edilen bulgular üzerinden cinayet iddiasında bulundu.
Otopsi bulgularında iki ilaca dikkat çekti
Karabulut’un aktardığına göre, Rojin Kabaiş’in cansız bedenine yapılan otopside midesinde ve iç organlarında Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edildi. Rocuronium, genel anestezi sırasında kasların gevşetilmesi ve entübasyonun kolaylaştırılması amacıyla kullanılan güçlü bir kas gevşetici. Ornidazole ise bazı parazit ve anaerob bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor.
Karabulut: “Bu maddelere erişim yetkisi olan kişilerce verildi”
Ailenin avukatı sosyal medya paylaşımında özellikle ilaçların temin ve kullanım koşullarına dikkat çekti. Karabulut, Rocuronium’un sıradan şekilde erişilebilen bir ilaç olmadığını savunurken, otopsi bulgularının söz konusu maddelere erişimi bulunan kişilerin araştırılmasını gerekli kıldığını belirtti.
Karabulut, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bu adli veriler; müvekkilimizin 15 Ekim’de bulunmasından hemen önce, bu kimyasallara erişim yetkisi olan kişilerce mide yoluyla Ornidazole ve özellikle Rocuronium verilerek bayıltıldığını ve solunumu felç edilerek katledildiğini kanıtlamaktadır.”
Ailenin avukatı böylece Rojin Kabaiş’in ölümünden kısa süre önce iki ilaca maruz bırakıldığını, bunlardan özellikle Rocuronium’un solunum kaslarını etkileyerek ölümüne yol açtığını ileri sürdü.
Önceki ameliyat ihtimaline karşı çıktı
Karabulut, Rocuronium bulgusunun Rojin Kabaiş’in 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği ameliyatla ilişkilendirilmesine de karşı çıktı. Söz konusu ilacın yarılanma süresinin 30 ila 90 dakika olduğunu belirten Karabulut, ameliyattan haftalar sonra yapılan otopside bu maddenin tespit edilmesinin önceki operasyonla açıklanamayacağını savundu. Avukat ayrıca Rocuronium’un mide içerisinde tespit edilmesinin de üzerinde durulması gereken önemli bir bulgu olduğunu belirterek, ilacın Kabaiş’in vücuduna hangi koşullarda girdiğinin araştırılmasını istedi.
İlaçlara kimlerin erişebildiği araştırılsın
Karabulut’un açıklamasıyla birlikte soruşturmada ilaçların kaynağı da önemli bir başlık haline geldi. Aile avukatı, Rocuronium ve Ornidazole’a kimlerin erişebildiğinin, ilaçların nereden temin edilmiş olabileceğinin ve Rojin Kabaiş’in vücuduna nasıl girdiğinin ortaya çıkarılması gerektiğini savundu. Karabulut, eldeki adli bulguların Rojin Kabaiş’in ilaç verilerek etkisiz hale getirildiğini ve ardından öldürüldüğünü gösterdiğini ileri sürdü.
Rojin Kabaiş 18 gün sonra bulunmuştu
Ailenin avukatı tarafından gündeme getirilen ilaç verilerek bayıltıldığı ve solunumu felç edilerek öldürüldüğü yönündeki değerlendirmeler şu aşamada Karabulut’un iddiaları niteliğinde. İlaçların Kabaiş’in vücuduna ne zaman ve nasıl girdiği ile ölümle doğrudan bağlantısına ilişkin kesin değerlendirme adli soruşturma sonucunda netlik kazanacak.












