Türkiye’de kadına yönelik şiddetin arttığı yönündeki tartışmalar gündemdeki yerini koruyor.
Ancak bu konuda tek bir veri kaynağı yok; resmi veriler ile sivil toplum kuruluşlarının açıkladığı rakamlar arasında ciddi farklar bulunuyor. Bu nedenle tabloyu doğru okumak için farklı kaynaklara birlikte bakmak gerekiyor.
Veriler ne diyor: Artış mı, görünürlük mü?
Kadın örgütlerinin 2025 yılına ilişkin raporlarına göre, Türkiye’de en az 391 kadın öldürüldü.
Aynı yıl farklı veri çalışmalarında ise en az 299 kadın cinayeti ve 471 şüpheli kadın ölümü kaydedildi.
Bu farkın nedeni yöntem:
- Bazı kurumlar sadece “kesinleşmiş cinayetleri” sayıyor
- Bazıları “şüpheli ölümleri” de dahil ediyor
Sonuç: Sayılar değişiyor ama eğilim aynı—şiddet hâlâ yüksek seviyede.
2026 verileri: Sorun devam ediyor
2026 yılına girildikten sonra da tablo değişmiş değil. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Şubat 2026 raporuna göre:
- 1 ayda 23 kadın öldürüldü
- 29 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti
Bu da sorunun süreklilik gösterdiğini ortaya koyuyor.
Türkiye OECD’de üst sıralarda
Uluslararası karşılaştırmalar da dikkat çekici. OECD verilerine göre Türkiye’de:
- 15–49 yaş arası kadınlarda partner şiddeti oranı %32
- OECD ortalaması ise %23,4
Yani Türkiye, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek oranlardan birine sahip.
TÜİK verileri: Şiddet yaygın ama ölçüm tartışmalı
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kadınların:
- %28,2’si psikolojik
- %18,3’ü ekonomik
- %12,8’i fiziksel şiddete maruz kalıyor
Ancak uzmanlar, bu oranların gerçeği tam yansıtmayabileceğini belirtiyor. Çünkü birçok kadın şiddeti bildirmiyor ya da kayıt altına alınmıyor.
En kritik gerçek: Şiddet çoğunlukla “yakın çevreden”
Verilere göre kadınlar en çok:
- Eşleri
- Eski partnerleri
- Aile bireyleri
tarafından şiddete maruz kalıyor. Ayrıca cinayetlerin büyük bölümü ev içinde gerçekleşiyor.
Uzmanlar ne diyor?
Uzmanlara göre artış tartışmasının iki boyutu var:
- Gerçek artış: Ekonomik kriz, toplumsal stres ve cezasızlık algısı şiddeti artırabiliyor
- Görünürlük artışı: Sosyal medya ve veri takibi sayesinde vakalar daha fazla kayıt altına alınıyor
Yani bazı artışlar “gerçek”, bazıları ise “daha görünür hale gelme” sonucu.
Sonuç: Rakamlar farklı, gerçek aynı
Veriler arasında farklılık olsa da değişmeyen bir gerçek var:
Kadına yönelik şiddet Türkiye’de hâlâ ciddi bir toplumsal sorun.
Artış tartışması teknik bir detay olabilir, ancak:
- Yüzlerce kadın her yıl hayatını kaybediyor
- Binlercesi şiddete maruz kalıyor
Uzmanlara göre çözüm; sadece veri tartışmak değil, önleyici politikaları güçlendirmek ve şiddeti doğuran yapısal nedenleri ortadan kaldırmak.













