Son yıllarda yapılan araştırmalar, gençler arasında anksiyete ve depresyon vakalarının ciddi biçimde arttığını ortaya koyuyor.
Hem Türkiye’de hem de dünyada gençlerin ruh sağlığı, ekonomik baskılar, sosyal medya etkisi ve gelecek kaygısı gibi faktörlerin birleşmesiyle daha kırılgan hale geliyor.
Veriler alarm veriyor: Gençlerde ruh sağlığı sorunları yükselişte
Uluslararası araştırmalara göre Türkiye’de ruhsal rahatsızlık yaşayanların oranı yüzde 38’e ulaşırken, bu oran genç yaş grubunda daha da yüksek seyrediyor. Özellikle 18-24 yaş aralığındaki bireylerin yüzde 43’ü bir ruhsal sorun yaşadığını ifade ediyor.
Küresel ölçekte de tablo benzer. 2025 verilerine göre 18-35 yaş grubunun yaklaşık yüzde 46’sı anksiyete, yüzde 38’i ise depresyon belirtileri gösteriyor.
Türkiye’de gençlerin psikolojik yükü artıyor
2026 yılında yayımlanan gençlik raporları, gençlerin ruh sağlığındaki kötüleşmeyi açıkça ortaya koyuyor. Sağlık durumundan memnun olan gençlerin oranı son yıllarda ciddi düşüş gösterirken, uykusuzluk, bitkinlik ve mutsuzluk gibi belirtiler yaygınlaşıyor.
Aynı şekilde geleceğe umutla bakan gençlerin oranı yalnızca yüzde 45 seviyesinde kalıyor. Bu durum, psikolojik baskının sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
Sosyal medya ve yalnızlık etkisi büyüyor
Uzmanlara göre gençlerde artan kaygının en önemli nedenlerinden biri dijital yaşam. Araştırmalar, gençlerin yüzde 52’sinin sosyal medyanın ruh sağlığını olumsuz etkilediğini düşündüğünü ortaya koyuyor.
Dünya Sağlık Örgütü verileri de bu tabloyu destekliyor: Günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanan gençlerde depresif belirtiler belirgin şekilde artıyor.
Ekonomik baskı ve gelecek kaygısı öne çıkıyor
Gençler sadece psikolojik değil, ekonomik nedenlerle de zorlanıyor. Yapılan araştırmalarda gençlerin büyük çoğunluğu geçmişe göre daha zor koşullarda yaşadığını ifade ediyor. Barınma, iş bulma ve gelir yetersizliği gibi sorunlar, kaygı ve stres seviyesini artıran temel faktörler arasında yer alıyor.
Uzmanlar ne diyor?
Uzmanlara göre gençlerde anksiyete ve depresyon artışı tesadüf değil. Pandemi sonrası değişen yaşam koşulları, dijital bağımlılık, yalnızlık hissi ve belirsiz gelecek algısı bu artışı hızlandırdı.
Ayrıca ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve “damgalanma” korkusu da gençlerin destek aramasını zorlaştırıyor.
Sonuç: Görmezden gelinemez bir kriz
Veriler net: Gençlerde anksiyete ve depresyon artıyor ve bu artık bireysel değil toplumsal bir sorun. Uzmanlar, erken farkındalık, psikolojik destek sistemlerinin güçlendirilmesi ve gençlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Aksi halde bu tablo, sadece bugünü değil geleceği de etkileyecek bir ruh sağlığı krizine dönüşebilir.













