DEVA Partili İdris Şahin’den yasa dışı bahis ve dolandırıcılık dosyalarında ölçülülük çağrısı: “Adalet, büyük ağı görüp küçük halkayı ezmemektir”
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Mardin merkezli yürütülen ve Ankara’yı da kapsayan yasa dışı bahis operasyonunun ardından gençlerin banka hesaplarının suç şebekelerince kullanılmasını değerlendirdi. Yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve kara para ile kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini belirten Şahin, suç örgütlerinin arkasındaki asıl organizatörler yerine hesabı kullanılan gençlerin hayatının karartılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
“Kolay para vaadiyle kandırılan gençlerle suç şebekelerini aynı kefeye koyamazsınız”
Son dönemde yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve kara para dosyalarında gençlerin banka hesaplarının kullanılmasının yalnızca adli bir mesele olmadığını ifade eden Şahin, bu durumun aynı zamanda bir gençlik, istihdam ve hukuk devleti meselesi olarak karşılarında durduğunu dile getirdi.
Mardin merkezli 15 ilde yürütülen son operasyonda, aralarında Ankara’nın da bulunduğu illerde hesaplarında 3 milyar TL para hareketliliği tespit edilen şüphelilerin yakalandığını ve tutuklamaların gerçekleştiğini hatırlatan Şahin, “Bu tablo, dijital suç ağlarının ne kadar genişlediğini ve gençleri nasıl hedef hâline getirdiğini bir kez daha göstermiştir. Elbette yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve kara para düzenleriyle kararlılıkla mücadele edilmelidir ancak bu mücadele yürütülürken hukuk devletinin temel ölçüsü asla kaybolmamalıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir. Her dosyada kişinin kastı, elde ettiği menfaat, örgütle bağı ve fiilî rolü ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
Bugün bazı gençler kolay para vaadiyle kandırılıyor, bazıları işsizlik ve çaresizlik içinde bu ağların içine çekiliyor, bazıları da hesabının hangi suç zincirinde kullanıldığını sonradan öğreniyor. Suçu organize edenlerle, hesabı kullanılan veya kandırılan gençleri aynı kefeye koymak adalet duygusunu zedeler” dedi.
“Bir gencin hesabına para girmiş olması tek başına suç örgütü üyesi olduğunu göstermez”
Özellikle ağır suç isnatlarında adil yargılanma hakkının ve kasti unsurların titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, “Bir gencin hesabına para girmiş olması tek başına onun suç örgütünün parçası olduğunu göstermez. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi gibi ağır suç isnatlarında, gençlerin hayatını karartacak sonuçlara gidilmeden önce kast, bilinçli katılım ve gerçek menfaat somut biçimde ortaya konulmalıdır. Bizim itirazımız suçla mücadeleye değil, suçla mücadele ederken küçük halkaların ezilip büyük ağların gölgede kalmasınadır. Devlet yalnızca operasyon yapan bir güç olamaz. Aynı zamanda gençleri bu suç ağlarının elinden alacak sosyal zemini de kurmak zorundadır. Genç okulunu bitirip diplomasıyla ev gencine dönüşüyorsa, iş bulamadığı için umutsuzluğa itiliyorsa, kolay para vaatleri bu boşlukta karşılık bulur” şeklinde konuştu.
“MASAK ve yargı makamları asıl organizatörleri merkeze almalıdır”
Denetleyici ve adli kurumların odak noktasını büyük suç baronlarına çevirmesi gerektiğini belirten Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“MASAK, BDDK, bankalar, kolluk ve yargı makamları bu dosyalarda asıl organizatörleri, para trafiğini yönetenleri ve gençleri bu tuzağa çeken yapıları merkeze almalıdır. Suçla mücadele hukukla yapılır. Gençleri korumak da devletin görevidir. Adalet, büyük ağı görüp küçük halkayı ezmemektir.”












