Hayalleri için çabalayan şair, yazar Hamit Keçecioğlu’nun “Nisan Yağmurları” şiir kitabı raflarda yerini aldı.
Şair, yazar Hamit Keçecioğlu “Nisan Yağmurları” kitabı hakkında bilgiler verdi.
Keçecioğlu, yaşadığı heyecanı şu sözlerle dile getirdi;
“Yıllar önce Haberton sayfası ile yollarımız kesişti ve iyi ki kesişmiş. Yazmayı seven ve yazmak konusunda hayalleri olan bir çocuktum fakat bana birilerinin güvenmesi lazımdı ve sağ olsunlar bana güvendiler. Bazen güzel yazdım bazen vasat bazen de kötü yazdım ancak yazmaktan vazgeçmedim aksine yazdıkça daha çok sevdim kalemimle kağıtlara bir şeyler fısıldamayı. Tabii bu süreçte elimden geldiğince kitaplar okumaya gayret ettim. Birbirinden değerli yazar ve şairlerin kitaplarında huzur buldum.
Serin bir sonbahar akşamında sevdiğim kızın desteği ile kendimi şiir yazarken buldum. Evet, ilk eserim bir öyküydü ancak şiir konusunda da kendimi denememin bir zararı olamazdı. Benden ikinci öykü kitabını bekleyenleri şaşırtarak şiir deryasında yüzmeyi tercih ettim ve açıkçası bazen boğulduğum bazen de ölümün kıyısına geldiğim çok anım oldu ancak vazgeçmedim. Kolay olmadı ki kolay olsaydı herkes yazardı değil mi? Bazen hayalleri için insan evladı zorluğu tercih etmeli, hayalleri için zaman ayırmalı ve hayalleri için fazlasıyla çalışmalı. Ben de bunları yaptığımı düşünüyorum ve Allah ömür verirse okumaya, yazmaya ve çalışmaya devam edeceğim. Hayalleri için çabalamayan insanları gördükçe kalbime dikenler batıyor ve bazı güllerin açmadan solduğunu görüyorum. İnsan neden gülü için toprak ve su aramaz anlamış değilim yahut dikenlerden dolayı gülü sevmekten ve büyütmekten vazgeçer anlamış değilim. Sanırım ömrümün sonuna kadar da anlamayacağım. Hayalleri için emek veren herkese selamlar olsun.
İlk şiir kitabım “Nisan Yağmurları” şiir severlerin kalbine misafir olmak için yola çıkmayı dört gözle bekliyor. Ve sizlere birkaç şiirimle veda ediyorum kendinize iyi bakın ve iyi davranın güzel dostlarım”.
SENİ SEVMEK
Onca yabancı sima arasında Sana denk geldim ve bunu engelleyemedim,
Yalancı ve sahte yüzlerden bıkmış yüreğime Sen iyi geldin ve sana gelme diyemedim.
Vesveselerle dolmuş aklıma gülüşünü kazıdım inan ki bunu istemeden yaptım.
Sarı saçlarına, endamına ve de gerdanına yenik düştüm.
İnan kazanmak için haddinden fazla çabaladım.
Ve günün sonunda sana sevdalandım sırma saçlım.
Senle aynı sokaklarda yürüdük diye Bazı sokakları evim bildim.
Senle aynı gökyüzü altında yaşıyoruz diye
Dünyayı cennet bildim ve içindekilerini de sevdim.
Ben seni severek acının en büyüğünü yaşadım,
Seni severek kavuşamayanların kervanına katıldım,
Seni severek bu kalbimi savaşın ortasında tarumar olmuş bir eve çevirdim,
Sonunda anladım ki seni sevmek ölüm ve yaşam arasındaki o çizginin ta kendisiydi.
HASTA
Eylülün serin sabahında gözüm dışarıda en çok da çocuklarda.
Top oynuyorlar hemen biraz aşağımda,
Rüzgârın sakinleştirici sesi kulağımda,
Radyo çalıyor önümdeki mavi masamda.
Artık yürüyemiyor ve koşamıyorum ne kadar inanmasam da
Kaybettim umutlarımı feci bir kazada,
Gol atıyor çocuk hem de tam doksana,
Küçüğü bana bakıp sesleniyor; gel sende oynasana,
Yok, gelemem diyorum canım yana yana.
Bir odada esir kalmış bir ana ve hasta.
LİMAN
Hangi limana yol alsa yüreğim acaba?
Hangi dalga, sesini bana duyuracak?
Hangi rüzgâr beni sana götürecek?
Hangi balık kavuştuğumuza şahit olacak?
Ve hangi okyanus bizim için coşacak?
KARŞILAŞMAK
Aradan geçen onca yıl, Onca acı onca sancı.
Karşılaşmak ne de acı.
Değişmiş daha da güzelleşmişsin, Ellerin oluvermişsin,
Güzelliğin, gülüşün, Değişmemeye yeminli gibi,
Hem bendeki sevgin de eskisi gibi.
Aslında bakarsan senden sonra gördüm en dibi,
Ancak gördüklerim değiştiremedi sana olan sevgimi ve hasretimi.
Zaten asla bilmeyeceksin içimdeki seni.
Bu arada gülüşü güzel kadın,
Ben en çok bendeki seni sevdim.
ÖMÜR
Geçmiş gözümde dün gibi, Dün ise şimdi gibi.
Anıların havuzunda acemi kulaçlar atıyorum,
Geçen her gün yaşlanıyorum.
Kalbimde ve sırtımda amansız yaralarım var,
Sayısız hatıram var, Ancak sayılı nefesim var.
Çok kırgınlığım ve kızgınlığım var.
Bu dünyada ölüm var, son var.
O zaman bunca derde ne gerek var?
Beni kahrediyor bazı insanlar,
Sandığım kadar kolay değilmiş yollar,
Meğerse ne çabuk geçiyormuş yıllar.
Benden küçükler gitti,
Benden büyükler de öldü ve gitti.
Elde kaldı sadece şimdi,
Belki de kapının ardındadır
Beni bekleyen Azrail meleği.













