Büyükçekmece’de denizde elleri ve ayakları bağlanmış, halıya sarılı halde cesedi bulunan Sedef Güler’in (24) öldürülmesine ilişkin davanın duruşması görüldü.
Sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, iki sanığın ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Duruşma 11 Mayıs tarihine ertelendi.
Olay, 7 Haziran 2024’te Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili’nde meydana geldi. Sahilde, elleri ve ayakları bağlandıktan sonra halıya sarılıp ağırlık bağlanarak denize atıldığı belirlenen kadın cesedi bulundu. Polis ekiplerinin çalışmasında hayatını kaybeden kişinin Sedef Güler olduğu tespit edildi. Hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklardan Fırat Baykara hazır bulundu, Yavuz Güngör ise Segbis (Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi) aracılığıyla katıldı. Duruşmaya taraf avukatları ile çok sayıda izleyici de katıldı.
Sanıklara Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında sanıklar Fırat Baykara ile Yavuz Güngör’ün, ‘beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Savcılık ayrıca firari sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık hakkındaki yakalama kararının ve tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını istedi.
Kadın Uyuşturucu Kullandı Ve Öldü
Sanık Fırat Baykara savunmasında, “Ben bir şey yapmadım. Ölümüyle ilgim yok. Kızı da tanımam. Beraatimi talep ediyorum” dedi. Yavuz Güngör ise, “Kadın uyuşturucu kullandı ve öldü. Ben bir şey yapmadım. Cezaevine girmekten korktuğum için böyle davrandım. Saçının bir teline bile zarar vermedim” şeklinde konuştu.
Duruşma Ertelendi
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Mayıs’a erteledi. Bir sonraki duruşmada kararın açıklanması bekleniyor.
Benim Çocuğum Uyuşturucu Kullanmadı
Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki anne Gülüzar Sezer, “Bizim çocuklarımızı katledip, bunun savunmasını karşıma geçip pişkin pişkin yapamazsın. Bu hakkı ben kimseye vermiyorum. Benim çocuğum, ne uyuşturucu bağımlısıydı ne de hayat kadınıydı. Bu şekilde hem benim çocuğumun canını alacaksınız, hem de bu şekilde yargılama yürüteceksiniz.
Ben bunları kabul etmiyorum. Sedef’imin de hayatı araştırılsın, onların da hayatı araştırılsın. Benim çocuğumun bir tane sabıkası yokken, bir kere karakol kapısı açmamışken, onların onlarca suç dosyası var, suç kaydı var. Bunlar göz önünde bulundurulsun.
Yargıya, adalete ben güvenimi kaybettim. O kaybettikleri güveni ben geri istiyorum ve sonuna kadar çocuğumun hakkını arıyorum. O delikten çıkmalarını kabul etmiyorum, adalet yerini bulsun” dedi.














